• 17 Nisan 2018, Salı 13:06

“Ata’nın kemikleri sızlıyor”

Altan Erkekli.. Bir Demet Tiyatro, Yalan Dünya, Organize İşler, Vizontele, Bir İstanbul Masalı daha sayamayacağım birçok başarılı işe imza atmış. Türk seyircisinin gözünde kendini ispatlamış ve aslında benim bu övgülerime çok da gerek duymayan bir sanatçımız. Kendisiyle beraberiz. Ben soruyorum o cevaplıyor, kimi zamanda ben sormadan bir şeyler anlatıyor. Çünkü anlatacak şeyleri var, bu ülkeyi yaşananları önemsiyor.

 

Tiyatroda herkesin bir görevi vardır. Kimi başrol, kimi yan rol, kimi ışıkçı, o ya da bu. Farklılıkların içinde ise tek bir kural vardır. Yaptığın işi önemse. Kimsenin bunu o işi yapana da hatırlatması gerekmez. Çünkü tiyatroyla biraz olsun ilgilenen, uzağından yakınından geçen birileri zaten bilir bunu. Birlik beraberlik içinde hareket edip takım olmayı yani. Maalesef ülkemizde son günlerde bir tiyatro daha doğrusu sanat düşmanlığıdır aldı başını gidiyor. En son örneğini de maalesef mecliste yaşadık. Mecliste oynanacak bir tiyatro oyununda kadınları sahneye çıkarmadılar hatırlarsanız. Buna sanattan çok kadın düşmanlığı da diyebiliriz belki. O ya da bu ne fark eder? Biz bu kadar kötülüğün içinde gerçekten nasıl yaşıyoruz? İşte bunu da sordum Altan Erkekli'ye cevap çok manidar. Atatürk’ün fotoğrafını göstererek, “Kemikleri sızlıyor” dedi.

"SİSTEM ANTİ-SOSYAL İNSANLAR YETİŞTİRİYOR"

Oyun hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Şifa Niyetine Altan Erkekli ve Veysel Diker’in birlikte bir yol hikâyesi gibi, Veysel Diker’in türküleriyle Altan Erkekli’nin de nasıl sanat tiyatroyla başlangıç yaptığı bugünlere gelebildiğine değiniyor. Yani o yolun içindeki, kıvrımlardaki anılar, söyleşili gösteri diyelim.

Ne zamandan beri oynuyorsunuz?

Ağustos ayından beri oynuyoruz ancak çok yoğun bir tempoda gitmiyor. Tiyatro ile televizyonun arasındaki rekabet nedeniyle, tiyatronun biraz emek isteyen bir izlence serüveninden yola çıkarsak, izleyicinin tercihinde değil şu anda. Nedenleri de trafik, her akşam bir dizinin olması, geçim sıkıntısıydı oydu buydu. Tiyatronun yaşam gibi, hava gibi olması gerekiyor, çağdaş dünyada böyle insanlar sosyalleşmek için elinden gelen çabayı gösterirken, biz de anti sosyal insanların yetişmesi için sistem elinden geldiğince destek veriyor.

"İŞİN MUTFAĞI TİYATRO"

Tiyatro mu sinema mı desem o zaman?

Tiyatroda izleyici sayısı Türkiye’de yüzde 1. Yani 81 milyonda 810 bin kişi. Acı tablo. Tiyatro ve sinema birbirleriyle çok ilişkide olan sanatlar, bizim için işin mutfağı öğrendiğimiz yer tiyatro olduğu için vazgeçilmezimiz tiyatro ama geniş kitlelerle buluşabileceğimiz mecra olarak sinema. Mesela Vizontele filmini hala konuşuyorlar ama geçen hafta oynadığımız oyundan kimsenin haberi yok. Tiyatroyu izleyen insanlarda da ertesi gün kafalarında ne kadar kalıyor. Unutulup gidiyor. Hele eski dönemlerde suya imza attık biz, yaptıklarımızın hepsi gitti. Ben 100’e yakın oyunda başrol oynamışım Ankara Sanat Tiyatrosu’nda. Dünya çapında yazarların oyunları, ödüller almışım kimsenin haberi yok. Onlar gitti kalıcı değil ama sinema dediğin olay kalıcı.

Geçtiğimiz günlerde ülkemizde tatsız bir olay yaşandı. Meclisimizde kadın tiyatro sanatçıları sahneye çıkartılmadı. Bu konuda ne söylersiniz?

Afife Jale’nin emek verdiği Türk kadının sahnede olmak için çabaladığı, bedel ödediği bir ülkede kadın sanatçılarımız sahneye çıkarılmıyor. Atatürk’ün kemikleri sızlıyor.

"HİÇBİR ALANDA EKSİK KALMADAN YOLA BAKMAK GEREKİR"

Aydın izleyicisi hakkında ne düşünüyorsunuz, daha önce oyuna gelmiştiniz.

Öyle bir şey için bir şey söylemekte yetkin değilim. İzliyorsa sizle beraber, seviyorsa, öykünün içine girmeyi kabul ediyorsa İngiltere’deki seyircide, Aydın’daki izleyici de çok önemli. Tiyatronun evrensel dili geçiyor izleyiciye.

Aydın’ın tatlarını denediniz mi?

Çok uzun yıllardır turne yaptığımız için gerekli meşhur yemekleri biliyoruz. Bugünde Aydın’da pide yedik mesela.

Son olarak Aydın halkına ne söylersiniz?

Tamamen 24 saati tiyatro ile yaşamak değil de sanatla yaşamayı ilke edinirlerse kendilerine yetiştirecekleri çocuklar, çevrelerindeki insanlar, çiçeğiyle böceğiyle, doğasıyla, insanıyla bambaşka bir dünyaya sağlıkla mutlulukla, dostluk içinde yaşanan bir dünyaya emek vermiş olurlar. Onun için sanat çok önemli, sanatın her dalında şiirde, müzikte, heykelde, yontuda hiçbir alanda eksik kalmadan yola bakmak gerekir. (ŞERMİN ÇOLAK)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.

Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
38 / 18 Güneşli
Yarın: 37/19 Güneşli