• 8 Haziran 2018, Cuma 10:05

AYDIN'I MARKASI TRALLES

Antik kent zengini Aydın, nerdeyse her ilçesinde eski çağlardan bir antik şehir ile tanınır.

Antik kent zengini Aydın, nerdeyse her ilçesinde eski çağlardan bir antik şehir ile tanınır.

Eski çağlarda her biri şehir  devleti  olan kentlerden, Efeler ilçesinde yer alan  Tralleis denince akla ilk gelen, Aydınlıların deyimiyle Üçgözler’dir.

Bu yakıştırma, antik kentin Gymnasium denilen gençlerin spor ve beden eğitimi yaptıkları, üç gözü açıkta bir gözü ise yıkık olarak günümüze ulaşan çevre duvarıdır.

Yıllarca şehrin giriş kapısı olarak, yanlış bilinen Üçgözlerin yer aldığı Tralleis kentinden önce, şehrin Kemer mahallesindeki Dedekuyusu höyüğünde ilk yerleşimin 7500 yıl önce başladığı biliniyor.

Tralleis antik kenti Aydın ilinin kuzeyinde, Kestane dağlarının hemen güney yamacındaki düz sayılan bir plato üzerinde yer almaktadır. Aydın merkezine bir km. uzaklıkta olan antik kent, Argoslu’lar ve Tralleis’liler tarafından Milattan önce 13. yüzyılda kurulmuştur.

Menderes havzasına kuzeyden bakan yüksek verimli topraklar üzerine kurulmuş olan bu kent M.Ö.334’te İskender tarafından alınmasından sonra Hellenistik krallıklar arasında sık sık el değiştirmiştir.

Dünyanın ilk notalı müzik eserinin bestelendiği, ve Süper İncir filmiyle tüm dünyaya tanıtılan Seilekios adlı bir zengin Tüccarın karısı adına ithaf ettiği müziğin vatanı, Tralleis den Ayasofya Mimarı Anthemios  ‘u ve  Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasını da yetiştirmiştir. Heykel sanatının dünyaca ünlü iki heykeli olan Farnese Boğazı ve Genç Atlet isimli heykeller de Tralleis’in gün yüzüne çıkan harikalarındandır. 

 

Tralleis’te bu gün ayakta kalan tek yapı “Üç Gözler” olarak adlandırılan 2. asırda yapılmış olan, antik çağın eğitim, spor ve kültür açısından önde gelen yapılarından olan gymnasiuma ait kalıntıdır. Roma dönemine ait bir hamam, tiyatro, agora, stadium kentin diğer yapılarındandır. Devam eden kazılarla da kentin toprak altında kalmış kısımları ortaya çıkarılmaktadır. İlkçağda ürettiği deriler ve TERRACOTA adı verilen kırmızı renkli çanak çömlek ile ünlü olan kent, Antik kaynakların ve arkeolojik belgelerine göre Tralleis, bazen de Trallais olarak nitelendirilmiştir.

 

Tralleis hakkında yazılmış Aphrodisias’lı Apollonios’un Peri Tralleon, (Tralleis üzerine) Mısırlı Kristodoros’un Patria Tralleon (Tralleislerin ülkesi) adlı antik incelemeler maalesef günümüze ulaşmamıştır.

20. yüzyılda, bölgede araştırmalar yapan O.Rayet ve A. Thomas, isimli yabancı gezginler Tralleis tarihini araştırmışlardır.  Her ne kadar Tralleis’in tarihi Kalkolitik çağa kadar uzansa da ünlü tarihçi Heredotos ve yapıtlarında adı hiç geçmemektedir.

İlk kez Ksenophon tarafından yazılmış Anabasis ve Helenika’da adı geçen Tralleis, Geç Arkaik ve Erken Klasik dönemlerde önce Genç Kyros’a bağlı Pers Satraplığı denetiminde, sonra Perslere bağlı Karia Satraplığı yönetimindeydi.

Tralleis M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in Anadolu’da Persler’e karşı yürüttüğü savaşta Ortaklardaki Magnesia ve Sultanhisardaki Nysa ile birlikte direnmeden teslim oldu.

Daha sonra Diadokhalar kavgaları sonrasında Tralleis uzun bir süre için merkezi Antakyada bulunan Seleukoslar imparatorluğuna bağlandı.

Birinci Antiokhos (280-261) Menderes nehri boyunca uzanan ana yolu güvence altına almak için Tralleis kentini yeniden kurdu.

Seleukeia adını alan kent M.Ö. 4. yy.da Sparta ordularına karşı koyacak kadar güçlüydü.

M.Ö. 3. yy.da sınırlı bir özerkliğe kavuşarak bronz sikkeler bastırdı.

Tralleis M.Ö. 188’de yapılan Apameia Barışından sonra Roma denetimine girmiştir.

Romalılar ve Bergamalılar arasında yapılan ikili anlaşmalarla Tralleis, Ephesos ve Telmesos gibi şehirler II.Eumenes (M.Ö. 197-160) yönetimindeki Roma krallığına hediye edildiler.

Kent M.Ö. 133 yılından itibaren resmen Roma İmparatorluğuna bağlanmıştır. Vitrivius ve Plinius, Seleukoslar sonrası dönemde Attaloslar için tuğladan yapılmış bir saraydan söz ederek, bu sarayın Zeus Larasios rahibinin evi olduğunu belirtirler Mesogis Dağları üzerinde, yeri henüz bulunmamış olan Zeus Larasios tapınağı Tralleis sikkeleri üzerinde de betimlenmiştir.

Roma İmparatorluğuna bağlandıktan sonra kültürel verimliliğini aynı hızla sürdüremeyen Tralleis, Pontus Kralı Mithradates’in savaşçı girişimlerine katılmış ve bunun cezasını beş yıl ağır vergi ödeyerek görmüştür.

Yeniden Pompeius, Caesar ve M.Antonius zamanlarında gelişip parlayan Tralleis’in öneminin artışında Nysa kökenli yazar Pythodoros’un rolü olmuştur.
M.Ö. 27-24 yılları arasında yaşanan büyük depremde zarar gören kent Augustus’un yardımlarıyla toparlanarak bu dönemden itibaren Caesarea adını almıştır.

İmparator Hadrianus M.S.129 ‘da dıoğu seyahatinde Tralleis’i ziyaret etmiş, bu arada Mısır’dan getirmiş olduğu tahıl ürünlerini Tralleis’e bağışlamıştır.

Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesinden sonra, Doğu Roma İmparatorluğu toprakları içinde kalmıştır.

Bizanslılar döneminde Tralleis’i önemli bir piskoposluk merkezi olmuştur.

11. yüzyıldan sonra Bizanslılarla Selçuklular arasında, birkaç kez el değiştiren kent,14. yüzyılın başında önce Aydınoğulları beyliğine, sonra da, Osmanlılar’ın eline geçmiştir.

1800‘lü yıllarda Alman Arkeoloji grubunun yapmış olduğu kazılarda, ortaya çıkarılan Mimari parçalar ve heykeller, ilk Müzecimiz ve ressam Osman Hamdi bey tarafından İstanbul Arkeoloji müzesine gönderilmiştir.

1898 de Aydın’da meydana gelen büyük depremden sonra, kent içinde ,yeni yapılan binalarda , antik kalıntılardan yararlanma izninin verilmesiyle Tralleis’in yok oluşu hızlanmış ve   Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kent, antik çağdaki öneminden çok şeyler yitirmiştir.

Antik kentte yakın zamanlarda yapılan kazılar sonucu genel tuvalet olarak kullanılan  (latrina) restore edilerek bir kısmı ilk haliyle sergilenmektedir.

Aydın İl merkezinin Kuzeyi ve Tralleis’in güneyindeki menderes Ovasına eğimli, Veysipaşa Köprülü, Mesudiye, kemer ve Hasanefendi mahallelerinin, Tralleis kentinin mezarlığı olarak (nekropol ) kullanılmıştır. Hatta tabakhane  (Eudon ) çayının diğer yakasındaki bugün ADÜ kampüsünün bulunduğu kepez mevkiinde zenginlere ve soylulara ait mezar lahitler kazılar sonucu ortaya çıkmıştır. Büyük bölümü askeri tesis alanı içinde yer alan antik kentin tarihten günümüze hayatta kalan tek tanıkları yaşları yüzlerce yıla yayılan zeytin ağaçları hala ayaktadır. Kazılarda ortaya çıkan pis ve temiz su toprak büzleri kentte Mühendislik hizmetinin en üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Ancak Üçgözlerin ayaklarından düşen taşlar ve boşluklar ile, Kuşların Üçgözlerin tepesine taşıdığı zeytin çekirdeklerinden hayat bulan deliceler ise kökleri ile duvarda geniş çatlaklar açmış,

Aydın’ın simgesi ve birçok resmi kurum ve şirketin simgesi Üçgözler’i ciddi olarak tehdit etmektedir. Acilen onarım yapılarak, geceleri Otobandan görünecek ışıklandırılma yapmak üzere ilgi beklemektedir. Dünyada hiçbir yerde benzeri bulunmayan Arsenal silah deposu ve yer altı sığınaklarının yıllardır Turizme açılamaması ise Aydın’ın büyük ayıbıdır. Aydın maalesef, üzerindeki Jeotermal zenginliği gibi, antik kentlerin zenginliğinin değerini bilmeden yaşayan, bir kent olarak, yıllardır ilgisizliğin içindedir.  

 

TRALLEİS ANTİK KENTİ ÜZERİNDEKİ TÜM YAPILAR KENT DIŞINA TAŞINMALIDIR.

Aydın kent merkezine çok yakın Tralleis antik kenti ve altında ikinci bir şehir gibi uzanan Arsenal uyuyan bir hazinemiz ve sessiz çığlığımızdır.
Ancak birinci derecede arkeolojik SİT alanı içindeki bu 2500 yıllık tarih üzerine inşaat yapılması yasak olmasına rağmen, mevcut tüm sivil ve resmi yapılar daha modern bir bölgeye taşınarak, Aydın’ın Aytepe’den sonra ikinci bir seyir ve rekreasyon alanına kavuşması sağlanmalıdır. Antik kent içinden geçen köylere ulaşım yolunun değiştirilerek,

Didim ve Afrodisyas ile Milet ve Nysa antik kentine düzenli turlarla yapılan tanıtım gibi,  kent merkezi içinde ki Tralleis‘de tur programlarına alınmalıdır.

BÜYÜKŞEHİR Aydın, sözde değil özde bir Büyük kent olması için artık BÜYÜK düşünmeli ve şehre ekonomik ivme kazandıracak Tralleis antik kenti Turizm’e kazandırılmalıdır.

 

Mehmet ÖZÇAKIR

AYDIN ESKİ ESERLERİ SEVENLER DERNEĞİ BAŞKANI

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM:0.542.7608691 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.

Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
30 / 19 Çok bulutlu
Yarın: 33/18 Güneşli