• 14 Haziran 2018, Perşembe 08:48

Güle Güle Ey Şehri Ramazan Camiler Şehri, Aydın’dan

Güle Güle Ey Şehri Ramazan Camiler Şehri, Aydın’dan

Haziran ayının yarısı geldi geçti.

İçindeki 30 günlük Ramazan ayı gibi.

İnananlar, oruçlarını eda ettiler, otuz gün camileri doldurdular.

Artık sevinme günü geldi çattı.

Yarın bayram sevinci başlıyor.

Çocuklar için bir ayrı heyecan, mutluluk kaynağı.

Aydın 1922 yılında Kurtuluş Savaşıyla, Yunan işgaline son verilmesinin ardından çekilen işgal kuvvetleri kenti yakıp yıkmıştı.

Bu Vandallığın ardından, tüm ahşap yapılar yanıp kül olurken, günümüze ancak ecdadımızın yaptığı taş duvarlı camiler ayakta kalabilmiştir.

Yunan işgalinde yakılıp yıkılsa da, ayakta kalan camiler Aydın ve İlçelerinde de, tarihimize tanıklık eden ender yapılardır.

“Cami “ kelime anlamıyla “Cem”,  yani “toplayan, bir araya getiren” anlamında “ toplanma bir araya gelme ve toplanılan yer”  anlamını taşır.

Osmanlı’dan önce ve sonra cami yaptırma geleneği beyler ve padişahlar ile yakınlarıyla başlamıştır. Padişah adına yaptırılan camilere “Selatin camisi “ adı verilir, günün yirmi dört saati açık bulunurdu.

Kanuninin altın çağında yaşayan Hassa Mimarı ve Mimarbaşı, Mimar Sinan’ın en büyük eserlerinden olan Camilerin yapımında çeşitli efsaneler yıllardır dilden dile günümüze ulaşır.

Her ne kadar Aydın’da eseri bulunmasa da,  Mimar Sinan’ın kalfalık eserim dediği İstanbul’un Haliç yamaçlarının üzerinde ve üçüncü tepesinde yer alan muhteşem Süleymaniye Camisinin yapım aşaması bütünüyle görkemli bir efsanedir.

 Bunlardan en ilginç olanı, Mimar Sinan, Süleymaniye Külliyesi’nin temelini attıktan sonra, bu temelin oturması ve zeminin sağlamlaşması için inşaatı durdurmuş ve bir yıl kadar beklemiştir.

 İnşaatın ekonomik nedenlerden dolayı durduğu yolunda duyum alan ve Osmanlı ile her alanda yarış içinde olan Safevi şahı Tahmasb, fırsat bu fırsat diyerek, Süleyman’ı utandırmak istemiş ve padişaha inşaat tamamlansın diye bir sandık dolusu mücevher göndermiş. Ancak rivayet olunur ki, buna çok sinirlenen Sultan, mimarbaşı Sinan’a gereğinin yapılmasını buyurmuş ve büyük usta da bu eşsiz hazineyi, Safevi elçisinin gözü önünde, bir dibekte dövdürüp toz haline getirterek Süleymaniye’nin inşaat harcına katıvermiş.

Sabahın ilk ışıklarıyla güneşin gökyüzünde parladığı bir gün, Süleymaniye Camii’ne dikkatli bakıldığında parladığı uzaklardan bile fark edilir.

Anadolu da ve Aydında yaşayan yabancıların terk etmesinden sonra, dini mekânlarından bazı kiliseler tadilatla Camiye dönüştürülmüş olup, bunlardan Didim ilçesi eski yerleşimi Hisar mahallesindeki Cami buna örnektir.

 

TARİHE TANIKLIK EDEN CAMİLERİMİZ.

 

Bugün  ilimizde  yer alan  en eski tarihi Camilerimizden Aydın’ da bir mahalleye isim olan   Veysipaşa (Üveyspaşa ), Ramazanpaşa, Süleyman bey cami, Eski Yeni  adıyla da  bilinen  Hasançelebi Cami,  Cihanoğlu Cami ve Külliyesi  , bir örneği Köşk Yavuzköy de bulunan  benzer mimari deki , Kırmızı minare cami olarak  bilinen   Şemsi paşa Camisi  en belirgin  Osmanlı yapılarıdır. Diğer tarihi ibadet mekânlarından Çine Ahmet Gazi Cami, Didim İlyas bey cami, Söke Hacı Ziya Camii, Söke İlyasağa Cami (Koca cami), Karacasu çarşı Camisi, Koçarlı Cihanzade Mustafa Camii, Koçarlı Cincin Köyü Cihanoğlu camisi ve Kuşadası Kaleiçi camisidir.

Tüm bu camilerimiz arasında en eskisi Osmanlı öncesi Anadolu beylikleri döneminden kalan ve Selçuklu Mimarisi örneklerini taşıyan Eski Çine köyündeki Ahmet Gazi Camisidir.

Aydın Çine’ye bağlı Eski Çine Köyü’nde bulunan Ahmet Gazi Camii (Ulu Cami) Miladi 1308 yılında (XIV.yy’ın ilk yarısı) inşa edilmiştir. İnşaatı hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmamaktadır. Tarihi belgelere bakıldığında Cami’nin Menteşoğlu Orhan Bey döneminde, oğlu Hızır Bey tarafından yaptırılmış olması kuvvetle muhtemeldir. Ancak XIV. yy’ın ikinci yarısında Cami Menteşoğlu İbrahim Bey’in oğlu Ahmet Gazi Bey (1366’da Menteşe Bey’i oldu, 1390 yılında vefat etti.) tarafından iyileştirilerek tekrar canlandırılmıştır. (Babası İbrahim Bey’in ölümü M.S. 1358’dir.) 
Ahmet Gazi Camii Döneminin en geniş kubbeli camisidir. Aydın İli’nin bilinen en eski camisidir. Aynı zamanda Batı Anadolu’da ki ilk Türk Ulu Eserlerindendir.

Beylikler döneminde Milet antik kenti içinde Balat Köyü’nde Menteşoğullarından İlyas Bey tarafından 1404 yıllarında yaptırılan İLYAS BEY CAMİİ Cuma Camisi ismiyle de bilinmektedir. Caminin yapımında Miletos antik kentinin mermer blok taşlarından yararlanılmıştır. Bu yüzden de caminin içerisi ve dışı düzgün mermer bloklarla kaplanmıştır.

 

Aydın İl merkezindeki Efeler İlçesinde en eski Cami ise mahalleye adını veren VEYSİ PAŞA camisidir. Aydın’ın en eski camisi olan Üveys Paşa Camisi, Kadı Muhiddin Efendi’nin oğlu Mısır Beylerbeyi Üveys Paşa tarafından 1568 yılında yaptırılmıştır. Üveys Paşa, Başdefterdarlık ile Budin ve Mısır Beylerbeyliklerinde bulunmuştur.  Avlu içerisinde kare planlı tek kubbeli küçük bir camidir.

Cami 1899 depreminde yıkılmış, yeniden yapılmış, Yunan işgali sırasında yakıldığından 1947-1948 yıllarında onarılarak bugünkü durumuna getirilmiştir.

Üveyspaşa’nın kardeşi Ramazan Paşa tarafından Aydın Çarşısı içerisinde 1595’te yaptırılan RAMAZANPAŞA Cami 1899 depreminde tamamen yıkılmıştır. Günümüze ulaşan camiyi Sökeli Halil Paşa yaptırmış, orijinalliğinden uzaklaşan camide karmaşık bir üslup görülmektedir. Burada Avrupa mimarisinden yararlanılmak istenmişse de bunda başarılı olunamamıştır.

 

Caminin iç bezemesi bütünüyle barok üsluptadır. Kurtuluş Savaşı sırasında 22 Mayıs1919’da direniş toplantısı bu cami içerisinde yapılmıştır. Aydın, Köprülü Mahallesi’ndeki CİHANOĞLU CAMİSİ Müderris Cihanoğlu Abdülaziz tarafından 1756 yılında yaptırılmıştır. Giriş kapısının üzerinde hicri. 1170 ( Mildi 1756) tarihli yapım kitabesinde
“Her kim bu camiyi kılmış, binası müstedam olsun İlâhi ruzu mahşerde şefi-i Mustafa olsun. Sahibül hayrat velhasenat el hac Abdülaziz Efendi 1170.” yazılıdır.

Kanuni’ nin Rodos Seferi sırasında konakladığı Koçarl’da doğan çocuğuna verdiği Cihan adıyla anılan Cihanoğlu sülalesinin ileri gelenlerinden Hacı Mustafa Ağa Camii adıyla da bilinen Koçarlı Cihanzade Mustafa Camisi Koçarlı kent merkezinin en eski camisidir. Çarşı içerisinde merkezi bir konuma sahiptir. 17. yüzyılın ikinci yarısında (1753-1756) yapıldığı bilinmektedir. Birincisi 1850’li yıllarda olmak üzere birkaç defa onarım geçirmiştir. En son onarım ise betonlaşmayı önlemek ve oluşan tahribatları gidermek için yakın zamanda onarım yapılmıştır. Bugün arefe, uğurladığımız Ramazan ayının son günü,
Bayramın yaklaştığı günlerden birinde, iftar sırasında, misafirlerden biri  :

-Keşke, Ramazan, senede iki kez gelse.! Der.

Aynı sofrada misafir bulunan nüktedan biri, Sen Ramazan’ı çok seviyorsan eğer, Ramazan gider gitmez neden bayram yaparsınız hemen? İnsan, sevdiği gidince bayram mı yapar hiç! der.

Tüm okurlarımızın Bayramınızı kutlarım,

Yarın ilk gününü kutlayacağımız Ramazan bayramı  huzur , erinç ve sağlık getirsin.

MEHMET ÖZÇAKIR   

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.

Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
28 / 12 Güneşli
Yarın: 25/10 Parçalı bulutlu