• 29 Ağustos 2018, Çarşamba

Stepneydi! Ön Lastik Oldu!...

 

Türkiye üzerine kara bir bulut gibi çöktün be!...

Bu nasıl bir siyasi duruştur?

Bu nasıl “TÜRK” benliğini korumak ve onun savunuculuğunu yapmaktır?

Bu nasıl liderliktir?

Bu nasıl riyakâr davranış biçimidir?

Tayyip Beyin söylemek isteyip de söyleyemediği her konu senin ağzından kamuoyuna duyuruluyor!

Stepneden ön çekici lastiklere terfi ettin sonunda!...

Sana oy verip, seni kerhen destekleyen partililerin bile isyan eder duruma geldiler!

Dolar 6.30’a dayandı…

Türk ekonomisi can çekişiyor…

Millet aç-sefil…

İş yerleri bir bir iflas açıklaması yapıyor…

Sen açıklama yapıyorsun:

-Malazgirt Zaferi’nin yaşandığı Bitlis-Ahlat ilçesine “Saray” yapalım da bu tarihi olayı perçinleştirelim.

Devlet Bey kimin parası ile yapacaksın sarayı?

Cebinden mi karşılayacaksın inşaat masraflarını?

Olur! Neden olmasın?

Çoluk çocuk yok, ev yok, bark yok!

Dolayısı ile yıllarca milletvekilliğinden almış olduğun maaşı biriktirmişsindir.

Yani; bir değil, birkaç saray yaptıracak para vardır sende!

Kendisine büyük bir “Beka” hazırladığın Reis de hiç kırar mı seni?

Çağırmış bakanlarını ve ilçe belediye başkanını başlamışlar saray için yer aramaya hemen.

Ne demişti kaçak sarayı eleştirilirken Reis?

“Türkiye’nin itibarı söz konusu olurken, tasarruf dikkate alınmaz!”

İşte bu düşünce tarzı ve bilinçsiz harcamalar… Örtülü, örtüsüz ödenekler ekonomimizi bu hallere soktu!

Vatandaş kemer sıksın…

Beyler zevk ve safahat içerisinde harcama yapsın… Oh be!

26 Ağustos sadece Malazgirt savaşı değil. Aynı zamanda;

Tarihimizde daha büyük önem taşıyan ve kurtuluş savaşımızın kazanımını sağlayan “Büyük taarruzun” başladığı gün.

Nedense Malazgirt Savaşı törenleri kadar önemsenmedi(!) ama herkes biliyor gerekçesini.

Bu konuyu siz okurlarımın düşünce ve yorumlarına bırakıyorum.

 

GENEL AF…!

 

Devlet Beyin ısrarla üzerinde durduğu “AF” konusu tekrar gündeme geldi.

Mafya lideri oldukları iddia edilen…

MHP sempatizanı cezaevi tutuklusu Alaattin Çakıcı ve Kürşat Yılmaz’ın tahliye olabilmeleri için harcadığınız bu çaba niye?

İnsanların bir şekilde canını yakan…

Malına, ırzına göz koyan…

Kişiliklerini ve otoritelerini yok ederek onları perişan duruma sokan…

Katil, canavar ruhlu ve insanlıktan çıkmış suçluları savunarak, onlara hürriyetlerini iade etmek sana mı düşüyor?

Canı yanmış, psikolojileri bozulmuş, hayatları sönmüş mağdurlar senin vicdanını hiç mi rahatsız etmeyecek Sayın Bahçeli?

Bu “af kanununa” evet diyecek tüm milletvekillerine sesleniyorum:

Söz konusu mağdurlar içerisinde hiç mi bir tanıdığınız veya yakınınız yok?

Onlara karşı bu saygısızlığınız ve umursamaz davranışınız karşısında sizin vicdanınız rahatsız olmayacak mı?

O mağdurlara kendinizi savunacak kelam bulabilecek misiniz ileride?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
28 / 13 Az bulutlu
Yarın: 29/13 Parçalı bulutlu