• 2 Mayıs 2018, Çarşamba

TÜRKİYE NERE KORE NERE?

 

Kore Savaşları sadece düşmanlara değil, o günkü BM ordusunu oluşturan tüm milletlere Türk askerinin kim olduğunu göstermiş bir eylemler zinciridir.

 Kore Savaşları, Türk’ün yaratılış senfonisinin genetik yapısının karakter olarak nerede ve ne zaman eyleme geçebileceğini tüm dünyaya gösterirken, emperyalizmin Truva atlarının da içimize sızmasını sağlayan kapı olmuştur.

ABD’ye  yalakalık yapmak için TBMM’den izin dahi  almadan sadece 25 Temmuz 1950 tarihinde  Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla Kore’ye  4500 kişilik bir birlik gönderileceği açıklanır;ancak muhalefet partileri  hükümetin bu kararını sadece TBMM’nin onayı alınmadığı için eleştirir,hükümet ise ‘’ ilan edilen savaş değil ki,,sadece Birleşmiş Milletler kurallarını ihlal eden bir güce  ceza verileceği’’ diye savunur.Yani  Adnan Menderes  Hükümetine göre TBMM’nin onayının alınmasına gerek yoktur.

Ve ne acıdır ki Türk askeri Kore savaşlarında tamamıyla ABD ordusu emrine verilir.

 

 Bu vatanın evlatlarını ABD’ye şirin görünüp NATO’ya girmek için Kore’ye göndererek şehit olmalarına zemin hazırlayan zamanın başbakanı Adnan Menderes, bu ihtirasının bedelini çok ağır ödemiştir.

Başbakanlığı sırasında Pariste Örliy havaalanından bindiği uçak düşmüş; ancak Adnan Menderes kurtulmuştur.

Kurtulduğuna sevinmiştir; ama 1960 ihtilalinde idama mahkum edilerek asılmıştır.

Sadece kendisi değil, aile bireyleri de ağır bedeller ödemişlerdir.

Menderes ailesinin bu yaşadıkları İlahi Adaletin tecellisi midir?

Bu konuda daha fazla bir şeyler yazmak istemiyorum, merak eden ya da bana inanmayan Adnan Menderes’in yaşamını içeren kitapları okuyabilirler.

 

Amerikan Ordusu’nun Zenci Alayı ile Filipin taburunun sabaha karşı cepheden kaçmasının ardından, boşalan yeri kapatmak için kendi bulunduğu yere yoğun top ateşi açtırarak şehit olan Topçu Üsteğmen Mehmet Günenç’in yaptığını daha şimdiye dek hiçbir milletin ordusunda ki bir asker yapamamıştır.

Esir kampında üzerlerinde rütbe belli etmeyen tek tip elbise olmasına karşın disiplini elden bırakmayan asker hangi milletin ordusunda vardır?

Komutanı Yüzbaşı Hamit Yüksel vurulmasın diye kendini düşman kurşunlarının önüne atarak şehit olan ödemişli Kahraman çavuş hangi orduda vardır?

 

Kore Savaşlarına gönüllü olarak gidenlerin de bulunduğu ilk tugaydaki subaylar, astsubaylar ve erler, mazlum insanları korumak için gittikleri ve savaştıkları insanlarla da aralarında hiçbir husumetin bulunmadığını düşünemeyecek kadar duygusal mıydılar?

ABD’nin kendi subaylarına 400 dolar bizim subaylarımıza 25 dolar verdiğinde 25 doları almayarak Türk askerine verilen değerin farkına mı varmışlardı?

Kore Savaşları’nın ABD’nin Türk askerinin karakteristik yapısını çözmeye yarayacağını acaba düşünmüşler miydi?

Eğer bunun farkına vardılarsa büyük bir olasılıkla son nefeslerini gözleri açık vermişlerdir.

 

Üç yıl süren Kore Savaşları’nda Türk Tugayı 726 şehit,166 kayıp (gaiben şehit) ve çeşitli nedenlerle ölen 74 askerle birlikte toplam 966 vatan evladını kaybetmiştir.

Türk Milletinin vatandaşları olarak Kore Savaşları’na 67 yıl önce yaşanmış, bitmiş bir süreç olarak bakarsak, bugün yaşadıklarımızın tohumlarının o günlerde atıldığı gerçeğini göremeyiz.

Evet Kore savaşları eylemsel olarak yaşanmış bitmiştir; ama o savaşlardaki davranışlarımızı inceleyen ABD ve yandaşı öteki emperyalist ülkeler zayıf halkamızı bularak sinsi politikalarıyla BÖL-PARÇALA-YÖNET stratejisini uygulamayı başarmışlardır.

 

Kore Savaşları ile ilgili yazdığı kitaplarından yararlanmama izin veren Sayın, Emekli Kurmay Albay Dr. Ali Denizli’ye, Komutanım Söke 51.Piyade Alayı komutanı Kurmay Albay Hamit Yüksel’in anılarından yararlanmama yardımcı olan oğlu sayın Ergin Yüksel’e ve fotoğraflarından yararlandığım Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığına teşekkür ederim.

 

 

Nazım Hikmet Ran’ın Adnan Menderes’i yeren şiiri:

 

                         DİYET

gözlerinizin ikisi de yerinde, adnan bey,

iki gözünüzle bakarsınız,

iki kurnaz, iki hayın ve zeytini yağlı iki gözünüzle bakarsınız kürsüden

meclis’e kibirli kibirli ve topraklarına çiftliklerinizin ve çek defterinize.

ellerinizin ikisi de yerinde, adnan bey.

iki elinizle okşarsınız, iki tombul, iki ak, vıcık vıcık terli iki elinizle okşarsınız pomadlı saçlarınızı

dövizlerinizi ve memelerini metreslerinizin.

iki bacağınızın ikisi de yerinde, adnan bey,

iki bacağınız taşır geniş kalçalarınızı,

iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna eisenhower’in ve bütün kaygınız

iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri halkın tekmesinden korumaktır.

benim gözlerimin ikisi de yok

benim ellerimin ikisi de yok

benim bacaklarımın ikisi de yok

ben yokum

beni, üniversiteli yedek subayı, kore’de harcadınız , adnan bey

elleriniz itti beni ölüme,

vıcık vıcık terli tombul elleriniz

gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan

ve ben al kan içinde ölürken çığlığımı duymamanız için

kaçırdı bacaklarınız sizi arabanıza bindirip.

ama ben peşinizdeyim, adnan bey,

ölüler otomobilden hızlı gider,

kör gözlerim, kopuk ellerim, kesik bacaklarımla peşinizdeyim.

diyetimi istiyorum adnan bey,

göze göz, ele el, bacağa bacak, diyetimi istiyorum, alacağım da.

 

Nazım Hikmet’in yazdığı bu şiir, Adnan Menderes’in daha sonra ödeyeceği ağır bedellerin habercisi miydi?

 

 

 

 

 

                             

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Bulutlu
Yarın: 16/9 Çok bulutlu