• 2 Ekim 2018, Salı

GAZETE VE GAZETECİLİK

Ateş düştüğü yeri yakar.

Dolar yükseldi, bizi de yaktı,

Okuduğunuz Hedef’in kâğıdını bildiğiniz gibi uzun yıllardan beri SEKA üretmiyor.

Artık kâğıt üreten fabrikalarımız da yok…

Yani yabancıların kucağına iyice oturtulduk.

Hedef’in ölçülerine göre baskı yapacak matbaa Aydın’da yok.

Bir de baskı nedeniyle İzmir’e bağımlıyız.

Kâğıdımız yok, gazetemizi basacak matbaamız yok,

Bunların getirdiği ekonomik yükün yanı sıra yasal kadro zorunluluğu, vergiler, giderler, sigortalar, maaşlar, işyeri kirası, elektrik, su gibi zorunlu giderler…

Bastırılan dayatmalar, koşullar diyor ki:

‘’YA BU DEVEYİ GÜDECEN YA DA BU DİYARDAN GİDECEN’’

Bu diyar, bu meslek bizim yaşamımız…

Fark ettiğiniz gibi Hedef artık SEKİZ sayfa…

Neden?

Nedenlerini yukarıda yazdım.

Deveyi de güdeceğiz, bu diyarda da kalacağız..

Gazeteniz Hedef 4 sayfasını şimdilik dondurdu.

Dört sayfa deyip geçmeyin.

Alın elinize o 4 sayfayı sadece kendi zihninizden geçenleri haber gibi düşünerek o sayfalara yerleştirin.

Sayın bakın kaç haber sığacak, kaç kişinin sesi kısılacak, kaç kişinin gözleri görmeyecek, kaç kişinin duyguları gömülecek.

Hani basın toplumun, sesiydi, gözüydü, kulağıydı, duygusuydu?

50 kuruş verip almak kolay.

O 50 kuruş verip aldığınız Hedef’in gerçek maliyetini bilmek ister misiniz?

Bence bilmeyin; çünkü bilirseniz emek dediğimiz o kutsal alın terinin, çabanın, o okuduğunuz iki satır haberin sizin gözünüzün önüne somut olarak gelebilmesi için hangi aşamalardan geçtiğini görürsünüz.

Emeğe değer veren bir insanın bu gerçekler karşısında duygusallaşmaması olası değil.

Hiç kimseyi değil, beni örnek alın…

01 Nisan 1965 yılında başladığım gazetecilik mesleğime uzun bir aradan sonra yeniden döndüm.

2015 yılında sevgili Semra ve Süleyman Şener dostlarımın çağrısına ‘’EVET’’ diyerek Gazete Flaş’ta köşe yazarlığına başladım.

Başladım; çünkü 50 yıl önce bu kentte başlayıp, İzmir ve İstanbul’da da çalışarak kazandığım deneyimlerimi hem sizlerle hem de genç meslektaşlarımla paylaşmak istedim.

Ayrıca, yazılacak, incelenecek, araştırılacak o kadar çok konu var ki.

Ha öyle köşe yazarı olayım da egolarımı tatmin ederek hava basayım amacıyla değil.

Gerçek bir basın emekçisi olarak, yani emeğimin karşılığını alarak.

Gazete Flaş kapandıktan sonra bir süre ara verdim.

Aydın Sarı, benim gibi kumpasla hurufat dizerek haber yazan son MOHİKAN’dır.

O da emekten yanadır, o da sendikacıdır, o da savaşçıdır.

Zor koşullara rağmen, gözlerimin içine bakarak ‘’USTA’’ dedi.

Ne demek istediğini anlamıştım; çünkü aynı dili konuşan, unutulmaya yüz tutmuş kumpası, espası, maşalıyı, entertipi, linotipi, ofseti, bilen iki kişiydik.

Nisan ayından beri de Hedef’te yazıyorum.

Sekiz sayfa olarak da Aydın’ın, gözü, kulağı, sesi olmayı sürdüreceğiz.

Tuzu kuru gazetelerden olmadığımız bir gerçek; tuzumuz kuru olsun diye de gazetecilikten ödün verecek değiliz.

Haberde, yorumda, sporda, siyasette, sosyal olaylarda objektif bakış açısıyla 15 yıldır Aydın’ın Hedefi olarak kalmak, her türlü ekonomik zor koşullara karşın yayın hayatına devam etmenin bedeli ağır olsa da bağımsız olmanın verdiği güçle kazanılan başarı her türlü ödülün üstünde olacaktır.

Yasa gereği çalıştığınız işinizde süreyi doldurduğunuzda emekli olursunuz.

Haliniz vaktiniz yerindeyse emekliliğin tadını çıkarırsınız.

Yazımın bir bölümünde; “hiç kimseyi değil, beni örnek alın’’ yazmıştım.

Yazmıştım; çünkü GAZETECİ DOĞANLAR İÇİN GAZETECİLİKTE EMEKLİLİK YOKTUR. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
9 / 0 Az bulutlu
Yarın: 13/7 Sağanak yağışlı