• 6 Aralık 2018, Perşembe

AZ ANLAYAN ÇOK İNANAN

Anton Çehov, “EN TEHLİKELİ İNSAN TİPİ, AZ ANLAYAN ÇOK İNANANDIR’’ der.

Çehov’un bu sözünü; çevremizle, yaşadıklarımızla, gördüklerimizle karşılaştırdığımızda, onun ne demek istediğini anlamış oluruz.

Hani, birileri vardır; onlar için, “sen ne söylersen söyle, o bildiğini okur’’ deriz ya birazcık onun gibi.

Adama diyorsun ki:

‘’Bu yolun sonu kötü, gidişat iyi değil’’

O diyor ki;’’ evet görüyorum; ama dediğin kadar değil, hem o bir çaresini bulur’’

Adama diyorsun ki:

‘’bu adamın söylediklerinin dinle, imanla ilgisi yok, o kendine göre yorum yapıyor’’

O diyor ki; ’’ o bir din âlimi, sen ondan iyi mi bileceksin, ben ona inanıyorum’’

Adama diyorsun ki;

Adama diyorsun ki;

Adama diyorsun ki;

Adama ne dersen de, o bir kez inanmış; ama bu inanmışlığın özünde kendini kandırmış olabileceğini bile düşünmek istemiyor; çünkü düşünürse, sorgularsa yanıt bulmak zorunda kalacak, bulduğu zamanda tüm ezber dünyası başına yıkılacak.

Babası bir papaz olan ünlü fizikçi Nikola Tesla, ’’kutsal kitapları okuyup anlayanlar ateist, anlamayanlar dindar olur’’ demiş.

Acaba ne demek istemişti Tesla?

Sadece din konusunda mıydı, yoksa başka konular da var mıydı?

Nikola Tesla’nın vurguladığı ‘’İNANMAK’’ olabilir mi?

Neden olmasın?

Bir insanı bir şeye inandırmak başlangıçta zordur; ama inandırdıktan sonra ne yapsanız onu o inancından caydıramazsınız; çünkü inancıyla kendi varlığını bütünleştirmiştir.

Bu tek düze sarmal döngüye ‘’ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK’’ de diyebilir miyiz?

Adam TV’ye çıkıyor, Tanrı ve dini kurallar hakkında ulema gibi fetvalar veriyor, milyonları kazanıyor, onun, şükretmesini öğrettiği insanlar, keşfedemedikleri bu dünyayı değil, öteki dünyayı keşfetmeye, oraya şirin görünmeye çalışıyor ve buna inanıyor.

Adam, yaşadığı bu dünyanın farkında değil; ama öylesine inandırılmış ki öteki dünyayı özlemle düşlüyor.

Albert Einstein boşuna dememiş, “geçmiş geçmiştir, gelecek, biz olsak da, olmasak da gelecektir; gerçek zaman ŞİMDİKİ zamandır.’’

Öğretilmiş çaresizliğe inandırılarak alıştırılan insanlık, ne yazık ki geçmişle gelecek arasında gidip gelirken, asıl zaman dilimi olan şimdiki zamanı göremez, oysa farkında olması gereken ŞİMDİ ZAMAN’dır.

Kendinizi şöyle bir gözden geçirin.

Bu dünyadan göçüp gittiğinizde kaç yıl, kaç yüz yıl sizi anacaklar?

Bunların olması için ne yaptınız ki?

Hiç merak ettiniz mi milattan önce yaşamış, kemikleri bile yok olmuş ünlü Hun İmparatoru, Metehan, bugün bile neden anılır?

Metehan anılır; çünkü insanların beyninde yarattığı bir inanç vardır.

Nedir o inanç?

30-40 bin kişilik ordusuyla kendisinden katbe kat üstün Çin ordusuyla savaşmaya hazırlanırken, danışmanına, “bu kadar Çinliyi nereye gömeceğim, onun düşünüyorum.’’ demesi de bir inancı vurgulamaktadır.

Demek ki o zaman İNANÇ ikiye ayrılıyor:

Doğru inançlar,

Yanlış inançlar.

Ne yapılması gerekiyor?

ALTINI ÇİZEREK, ÜSTÜNE BASARAK yapmamız gereken.

SOR GU LA MAK

SORGULAMAK…

NEDEN?

NİÇİN?

NİYE?

NASIL?

NE ZAMAN?

KİM?

‘’KADER’’ inancını sorgulamaya başladığımızda önce en yakınımızda olanlar fazla derine inmemize engel olurlar; çünkü onlara ‘’TANRI’NIN BUYRUĞU SORGULANMAZ’’ öğretilmiştir.

Ne zaman ki ilkokullarda FELSEFE EĞİTİMİ verilmeye başlar, işte o zaman gerçekten Milli Eğitim’de DEVRİM olur ve yüz yıllardır karanlıkta yaşatılan insanlık ÖZGÜRLÜĞE kavuşur. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 8 Parçalı bulutlu
Yarın: 15/8 Parçalı bulutlu