• 7 Aralık 2018, Cuma

KIZILCAKÖY

Kızılcaköy’de kadınlar iki aydır jeotermal belasına karşı direniyorlar.

Jeotermal belası diyorum; çünkü jeotermal kaynaklarını kişisel çıkarları için yaşamı hiçe sayarak kullanıyor olmaları yüzünden bu enerji yaşam için bela olmuştur.

Kızılcaköy’e jeotermali sokmamak için direnen kadınlara, dünya kadınlar gününde tomalı, biber gazlı, polisli, jandarmalı karşı çıkıldı.

Neden?

Kızılcaköylü kadınlar ne yaptılar ki?

Yaşam adına, Aydın’ın, hepimizin adına, gelecek için direndiler.

Kimdi bu kadınlar?

Terör örgütü üyesi mi?

Kökü dışarıda izimlerin militanları mı?

Rus ajanı mı?

Çin ajanı mı?

Mossad, CİA ajanı mı?

Uluslararası terör örgütlerinin militanları mı?

Yoksa canlı bombalar mı?

Yaşları kaç?

Çoğu 50 yaşın üstünde yüzleri ve elleri jeotermal belasına karşı savundukları vatan toprakları gibi mübarek, birer ana, birer bacı, birer eş…

Daha ne olsun?

Toprağını korudu diye ver biber gazını yansın garibimin canı.

O kadınlar benim olduğu kadar senin de anan,

O kadınlar benim olduğu kadar senin de bacın…

O kadınlar benim olduğu kadar senin de; halan, teyzen, yengen,

O kadınlar benim olduğu kadar senin de ağabeyinin, amcanın, dayının eşi,

Kızılcaköy’ün kadınları topraklarına ölüm çukurları açtırmamak için direnirken, biber gazı solurken sen neredeydin

Mv Mustafa Savaş, ziraatçı milletvekili Rıza Posacı, Bekir Kuvvet Erim, Metin Yavuz?

Yoksa öldürülen incirin, zeytinin yerine muz ağacı mı dikiyordunuz?

Olmuyor sayın vali,

Yasalar çerçevesinde topraklarını savunan eli öpülesi kadınların üzerlerine tomayla, polisle, jandarmayla, biber gazıyla gitmek olmuyor…

And içerim ki oraya gönderilen polisin de, jandarmanın da yumruk kadar yürekleri sızlamıştır, kimbilir belki içlerine akıtmışlardır gözyaşlarını…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 8/1 Aralıklı gökgürültülü yağış