• 9 Ocak 2019, Çarşamba

DEVLET BABA VE MİKROFON

Atatürk 57 yaşında ölmeseydi,

Daha doğrusu bir iddiaya göre İngilizler onu yavaş yavaş zehirlemeselerdi,

Şöyle 75-80 yaşına kadar yaşasaydı,

Türkiye böyle mi olurdu?

Sadece İngilizler değil,

Tüm emperyal güçler Atamızı öldürmek için tüm sinsi planlarını hazırlamışlardı.

İstanbul’da gazetecilik yaparken, her gün ünlü ‘’Bizim Yokuş’’ tan yürüyerek gazeteye giderdim.

Şimdi yaşıyor mu bilmiyorum, Şeref adında Aydınlı sahaf bir arkadaşım vardı.

Her sabah ve aynı günün akşamında aynı yoldan yürürken ona takılırdım, tezgahın başındaysa çay içer kısa metrajlı bir muhabbetten sonra Eminönü’ne, Kanlıca İskelesine yürürdüm.

Bir gün yine Şeref’le sohbet ederken tezgahında ‘’İNGİLİZLER ATATÜRK’Ü NASIL ZEHİRLEDİ’’ başlıklı eski bir kitap gözüme ilişti.

Hayatımda yaptığım aptallıklardan birisi de budur.

Yanımda yeterince param yoktu,

O eski kitapta o günün koşullarına göre pahalıydı.

Şeref, ’’al git hemşerim, elin açılınca ödersin’’ dedi; ama salağım ya borçlu kalmak istemedim.

Almadım o kitabı…

Almayarak hayatımın en büyük aptallığını yaptım.

Bütün gece kabus gördüm.

Sabah gazeteye giderken Şeref’e uğradım,

Kardeşi,’’ abim Aydın’a gitti’’ dedi.

Şeref üç ay sonra İstanbul’a döndü; ama o kitap yoktu, satılmıştı.

O kitapta yazıyordu, İngilizlerin Atamızı yavaş yavaş nasıl zehirlediklerini; çünkü sayfalarını gelişi güzel karıştırdığım da okumuştum.

Atatürk 57 yaşında ölmeseydi…

Niye böyle dedim; çünkü eğitimdeki devrimini tamamlamış olacaktı.

Özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesindeki feodal yapıyı değiştirerek,

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ilkesinin anlamı daha bilinçli olarak özümsenecekti.

Pazar gecesi Foks TV de ‘’ESKİ KÖYDE YENİ ADET’’ filmini izledim.

Film güneydoğu bölgemizde geçer…

Jandarma köye gelir, köylüler panik içinde koşuşurlar.

Jandarma komutanı muhtarı çağırır ve 3 çocuklu kadınların hepsinin okul bahçesinde toplaması ister.

Muhtar, okul olmadığını söyler,

Komutan çıldırır ve ‘’ne demek okul yok, millet aya gidiyor’’ der.

Komutan sonra acı gerçeği kavrar ve ‘’Peki buraya topla’’ der.

Jandarma aracından bir kadın doktor ve hemşire iner.

Kadınları sıraya sokarlar.

Kadın Dr. kadınları tek tek çadıra alarak doğum kontrol aleti takar.

Kadınlar bunun ne olduğunu anlayamazlar.

Kocaları da merak ederler kadınlarına ne takıldığını.

Jandarma gittikten sonra erkekler bir araya toplanarak durum değerlendirmesi yaparlar.

Ve jandarmanın köye yabancı birisinin gelip gelmediğini araştırdığını düşünürler.

Muhtar, devlet karılarımıza ne taktı diye düşünürken,

Kore’de savaşmış bir gazi, küçük alıcıların insanlara takılarak dinlendiklerini bildiğini söyleyince işler iyice kızışır.

Sonunda erkekler devletin onları dinlemek için kadınlarına mikrofon taktığına karar verirler ve devlete karşı yalakalığa başlarlar.

Devletin karılarına verici taktığına inanan köyün erkekleri, yüksek sesle konuşarak devlete bağlılıklarını dile getirirler.

Devlet vatandaş ilişkisi traji komedi olarak sürer gider.

Bir şenlik sırasında muhtarın karısı bayılır, traktör kasasında hastaneye yetiştirilir, doktorun açıklamasından sonra köyün erkekleri kadınlarına takılan aletin mikrofon değil,doğum kontrol cihazı olduğunu öğrenirler,işin ilginç yanı muhtarın karısı doğum kontrol cihazına rağmen hamile kalmıştır.

Demem o ki, uzun yıllar önce Ecevit hükümetlerinin birinde güneydoğuda toprak reformu yapıldı, Alparslan Türkeş dahil, bir çok devlet adamı köylülere tapularını verdi; ama köylülerin hiç birisinin yüzü gülmüyordu; çünkü ertesi günü o göstermelik tapular tekrar aşiret ağalarına verildi.

Çok partili dönemin başladığı 1946 seçimlerinden birkaç gün önce Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, taksimde yapılan CHP mitinginde, mahşeri kalabalığı, göstererek ’’İŞTE İSTANBUL PAŞAM’’ demişti.

Oysa İsmet Paşa’nın ‘’toprak reformu’’na karşı çıkan Adnan Menderes, Aşiret ağası Kinyas Kartal’la gizlice anlaşarak DP’ye iktidar yolunu açarak Türkiye’nin bugünkü durumunun temellerini atmıştı.

İşte onun için diyorum Atatürk 57 yaşında ölmeseydi, Cumhuriyet devrimlerini tamamlardı ve memleketimiz züğürt ağanın köyüne dönmezdi. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.