• 10 Ağustos 2018, Cuma

ALIŞIYORSUN DEĞİL Mİ?

Alışmak nedir?

Şöyle diyelim; ehliyet almak için eğitim alıyorsunuz.

Öğretmen size sürücülüğün kurallarını sırasına göre öğretiyor.

Sonra uygulamaya geçiyorsunuz, öğretmeniniz nasıl öğrettiyse onu tek tek uyguluyorsunuz.

Ve sınava giriyorsunuz, eğitimde öğrendiklerinizi bu kez gözlemcilerin sizden istediklerine göre uyuluyorsunuz.

Başarılı oluyorsanız sürücü belgesini alıyorsunuz.

Başarılı olamıyorsanız, yeniden aynı yolları izliyorsunuz.

Diyelim ki başarılı oldunuz ve sürücü belgenizi aldınız.

Yanınızda öğretmeniniz yok; ama siz öğrendiklerinizi sırasına göre uyguluyorsunuz…

Aradan zaman geçiyor.

Aracınıza bindiğinizde tüm kuralları kendiliğinden uyguluyorsunuz.

Öğrenme süreciniz iki aşamalı oldu.

İlki bilinçli öğrenme süreci.

İkincisi, bilinçli olarak öğrendiğiniz her şey bilinçaltınıza kaydoldu, yani otomatiğe bağlanmış oldu.

İşte o günden sonra aracınızı, bisikletinizi kullanırken ya da yüzerken uygulayacağınız kuralları zihninizde bilinçli olarak canlandırmaya gerek duymadan uygulamaya başladınız.

İşte bunun adı; ALIŞKANLIK

Turgut Özal Cumhurbaşkanı olduğunda smokinlerini giyince penguen kuşuna benzetilmişti.

Bir teğmen “ sizin cumhurbaşkanlığınıza alışamam’’ demişti.

Özal’da “alışırsınız, alışırsınız’ demişti.

Özal haklı çıktı.

Alıştık.

Siz alışmamış mıydınız?

Alışkanlık zihni kuşattığı zaman sorgulama yeteneği zayıflar, sorgulamak gereksiz görünür ve giderek zayıflayarak unutulur.

Şimdi lütfen nelere alıştırıldığımızı düşünmeye çalışalım.

Eğitim sistemi değiştirilmeye başlandığında, tepki gösterdik, etkinlik düzenledik.

Ya sonra?

Okullardan andımız kaldırıldı, vatan millet Sakarya dedik.

Ya sonra?

Ya sonra?

Ya sonra?

Ya sonra?

Seçimlerde hile yapıldı, kediler trafolara girdiler bağırdık, çağırdık.

Ya sonra?

‘’Atı alan Üsküdar’ı geçti’’ dediler,

Ya sonra?

Parlamenter sistem sizlere ömür, Cumhuriyet dedik, Atatürk dedik.

Ya sonra?

Tecavüze uğrayan kadınlardan yana olduk, yürüyüş yaptık. Bildiri dağıttık.

Ya sonra?

Ormanlarımızı yaktılar, villalar yaptılar,

Ne yaptık?

Milyon dolarlık duble yollar yaptılar…

Ordu’nun dereleri, foyaları meydana çıkardı.

Ne yaptık? Ağzımız açık salak salak baktık.

Ya sonra?

Yaz ortasında doğal gaza yüzde 50 zam yaptılar.

Niye?

Kışın bir daha yapmak için.

Ne yaptık?

Aziz Nesinlik öyküye çevirdik, gülmeye başladık.

Ya sonra?

Elektriğe, suya, pirince, bulgura, mercimeğe, nohuda zam yağmuru vurdu.

Ne yaptık?

Salak salak bakmaya devam dedik; niye?

Niyesini sen daha iyi biliyorsun…

Aydın’da yaşıyoruz, üstüne üstlük promosyondan kükürt soluyoruz.

Ciğerlerimiz küçülüyor,

Vali beye bakıyoruz,

Kaymakamlara bakıyoruz, müdürlere bakıyoruz…

Tık yok

Jeotermal bacaları tüttükçe tütüyor,

Toprağımıza, suyumuza, havamıza ölüm saçıyor.

Ballı incirlerimiz dallarında kuruyor, zeytinimiz 90’lık nenenin memesi gibi pürsük pürsük.

Bakıyoruz…

Nereye bakıyoruz?

Vali beye, kaymakam beylere, müdür beylere, sesini çıkarmadan için için çürüyen beyinlere bakıyoruz.

Köylü tarlasını jeotermalcilere satıyor,karşılığında binlerce kişinin ölüm fermanını imzalıyor..

Jeotermal bacalarından çıkan her kükürt zerresi, yabancı sermayenin kasasına milyon dolar olarak giriyor.

Bakıyoruz..

Dolar yuro kanatlı orkid gibi uçuyor…

Bakıyoruz..

Alışıyoruz; hanımlar, beyler,

Sistem öylesine bilinçli olarak uygulanıyor ki; birini sorgulamaya fırsat bulamadan öteki sahneye çıkıyor.

Türkiye’de yaşayan herkes, yani çalanı da çalmayanı da, hırlısı da, hırsızı da, namuslusu da, namussuzu da, yaşlısı da, genci de, kadını da, erkeği de, bebesi de çocuğu da hepimiz, alayımız sorunlardan yapılmış iğneli fıçılara atılmışız ne tarafa dönsek her bir yerimize iğneler batıyor ve giderek kanımız çekiliyor.

Merak etmeyin, bir süre sonra iğneli fıçılardan çıkaracaklar, salacaklar caddelere sokaklara, hep bir araya geleceğiz.

Ve hep birlikte bir türkü tutturacağız: OYNATMAYA AZ KALDI DOKTORUM NERDE?

Ve sonra birileri gelip bize bakacaklar ve diyecekler ki:

TEŞHİS: BUNLAR KAFAYI YEMİŞ…

İŞTE O GÜN BU CENNET ÜLKE YERYÜZÜNÜN EN BÜYÜK TIMARHANESİ OLACAK; AMA BİZ BUNU BİLMEYECEĞİZ, GÖSTERDİKLERİ YERDE, MUTLU, MESUT YAŞAYACAĞIZ…

MESUT DEDİMDE, NEDENSE MESUT BAŞKANIM AKLIMA GELDİ.

HOPBALA YAVRUM YAZ GELDİ, ÇARŞIYA KİRAZ GELDİ,

DAM BAŞINDA SAKSAĞAN, BU NE BİÇİM LACİVERT,

KIZ SEN İSTANBUL’UN NERESİNDENSİN? SANA NE LAN,

HAYDAMAN DA HAYDAMMMMMMMMMM…

HADİ HAYIRLISI, BU ESKİDEN BÖYLE DEĞİLDİ…

YOK YOK ESKİDEN DE BÖYLEYDİ, BÖYLE OLMASAYDI,

NEYSE, ALLAH YARDIMCISI OLSUN…

NİYE ALLAH YARDIMCISI OLSUN Kİ?

O AKLINI KULLANAMADIYSA, ALLAH NE YAPSIN?

UZATMA, SUS ARTIK. AAAAAAAAAAAAAAA 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 7 Açık
Yarın: 15/7 Çok bulutlu