• 11 Haziran 2018, Pazartesi

BİLİNÇ VE JEOTERMAL

Bakmak başka, görmek başka.

İki eylemin arasındaki farkı anlayabilmek farkındalığı yaratır.

Bilinçli farkındalık, zihnimizde oluşturduğumuz düşüncelerle sorgulama sistemimizi harekete geçirir.

Bir şeye bakarken, o şeyin nasıllığını, niceliğini sorgulamazsak atalarımızın sözünü gerçekleştiririz.

“SU AKAR DELİ BAKAR’’

Suyun akışını seyrederken, ondan nasıl yararlanabileceğini düşünmek, akıp giden suyun gücünün farkına varmaktır.

 

Cumartesi günü Germencik’te Jeotermal enerji ile ilgili bir etkinliğe katıldım.

Germencik Belediyesi Türk Kültür Evi önünde toplanan katılımcılar düzenli bir biçimde Germencik’in içinde değil de Mezarlık yanında ki cadde boyunca yürüyerek Atatürk Heykeli’nin bulunduğu alanda yeniden toplandı.

Yürüyüş merkezi alanda neden yapılmadı, merak ediyorum.

 

Yürüyüşe katılanların neredeyse tamamı Aydın’dan, Söke’den, Kuşadası’ndan gelmişlerdi.

Bizler yürürken Germencikliler, oturdukları kahvelerden, evlerinin pencerelerinden, dükkanlarından bizi seyrediyorlardı.

Birkaç kez onlara, “HADİ KATILIN BİZE” dedik; ama gözlerimizin içine baka baka güldüler.

Onlar bize bakıyorlardı; ama göremiyorlardı.

Sanki kasabaya gelmiş sirk kumpanyası gibiydik.

Germencikli bir arkadaşa,’’ nerede Germencikte yaşayanlar?’’ diye sordum, gülerek bana,

“onlar güzellik uykusundalar’’ dedi.

Jeotermal santralleri ile ilgili bir etkinlik bir insanın yaşadığı yerde yapılıyorsa, orada yaşayanlar buna ilgi göstermiyorlarsa bunun iki nedeni olabilir. Ya onların dünyadan haberi yok, umursamıyorlar.

Ya da orada yaşayanlar bu konuda bilgilendirilmemişlerdir, ya da iletişim kurulmamıştır.

 

Germencik Atatürk Heykeli önünde yapılan konuşmalarda her şey bilimsel olarak ortaya kondu; ancak dinleyenler zaten konuyu bilenlerdi.

Mademki aynı konuyu kendi aramızda konuşacaktık o zaman o sıcakta Germencik’e niye gidildi?

Biz yürürken, kahvenin önünde oturmuş bizi seyreden erkeklere, “HADİ KATILIN BİZE, NE OTURUYORSUNUZ ORADA?” diye seslendiğimde, içlerinden birisinin “BOŞ VEEEEER’’ gibisinden el sallaması hala jeotermal konusunda yeterince deneyim kazanmadıklarının işareti miydi yoksa; yürüyüş konvoyundaki siyasi içerikli pankart, flama ve atılan sloganlardan rahatsız mı olmuşlardı?

On yıl öncesine kadar Aydın’da jeotermal santral yokken, son on yıl içinde pıtrak gibi çoğalmaya başladılar.

Bu süre içinde ard arda açılan kuyulardan doğaya salınan zehirli gazlar, toprağa, suya akıtılan akışkanın yaşama verdiği zarar yazılarla, belgelerle paylaşılmış olmasına karşın, bu gidişe dur demeye önderlik edenlerin ve destekleyenlerin sayılarının bir elin parmakları kadar az olması düşündürücü.

 

Önemsiz bir soğuk algınlığı, ya da herhangi bir sağlık sorunu için hastaneye koşanların, jeotermalin zararları konusunda duyarsız kalmaları, onların bu şekilde yaşamayı benimsediklerinden mi yoksa gerçekten olup bitenden haberleri olmadıklarından mı?

 

Halkın jeotermalin zararları konusundaki bilinç düzeyi ne olursa olsun, öncülük edenlerin, bu işi organize eden birliklerin, tarafsızlık ilkesi içinde hareket ederek herhangi bir siyasi görüşü öne çıkaracak eylem ve söylemlere ödün vermeden, sürdürmeleri her türlü siyasi görüşe sahip insanları jeotermalin zararları konusunda bilgilendirmede daha inandırıcı olur.

 

Yoksa bu tür etkinliklerin katılımcıları, Aydın ağzıyla, “SEN,BEN,BİZİM OĞLAN’’dan öteye gitmez. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 10/1 Sağanak yağışlı