• 14 Temmuz 2018, Cumartesi

CHP SİLKELENMEK ZORUNDA (1)

Muharrem İnce iki kez CHP Genel Başkanlığı’na aday oldu.

İnce’nin bu yürekli eylemi sadece Kemal Kılıçdaroğlu’nu değil, genel başkanlıkta gözü olan; ancak bu niyetini gizleyenler ile yerlerini kaybetmek istemeyen üst düzey yöneticilerden bazılarının da huzurunu kaçırdı.

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminde, İnce’nin halk tarafından kabul görerek desteklenmesi, özellikle CHP tabanını iyice hareketlendirdi.

Bu durum, başta Kemal Kılıçdaroğlu ve yukarda belirttiğim insanları az da olsa rahatlattı; çünkü İnce cumhurbaşkanı olursa, CHP genel başkanı olamayacağı için, onlar adına sorunda kalmayacaktı; ama olmadı…

 

24 Haziran seçimlerinden sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını elimden geldiğince somut örnekler vererek yazdım.

Artık herkes biliyor ki, CHP’nin tabanı bir fay tabakası gibi oynamıştır.

Harekete geçen taban enerjisi, değişimi tamamlayıncaya kadar durmayacaktır.

Taban hareketini arttırdıkça, meydana gelen enerji üst katlarda giderek daha da etkili olacaktır.

Bu nedenledir ki, Cuma günü yapılacağı bildirilen CHP Efeler İlçesi Danışma kurulu toplantısı ileri bir tarihe ertelenmiştir.

 

Hepimizin bildiği gibi yeraltında meydana gelen deprem, yüksek binaların en üst katlarında daha şiddetli olur.

Bina ne denli yüksek olursa olsun üst katlarda oturanların canlarını kurtarmak için paraşütle atlama şansları yoktur, siyasi yaşamlarında paraşütle üst makamlara gelebilirler; ama paraşütle aşağı inemezler, bulundukları yer sarsıldığında giderek hızlanarak yere çakılmaları kaçınılmazdır.

 

Kıbrıs’ta askerliğimi yaparken, Rauf Denktaş adaya çıkarken yakalanmıştı.

KTKA (Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı) teyakkuz durumuna geçmişti.

Yemeğimizi yedikten sonra bir üsteğmen şehitlik hakkında konuşma yaparak şehitliğin mertebelerini anlatıyordu. Sağıma, soluma baktığımda arkadaşlarımın giderek çöktüklerini gördüm, hepimizin morali bozulmaya başlamıştı, asker olduğumuz için de üsteğmene karşı gelemiyorduk, dinliyorduk, dinledikçe de umutsuzluğa kapılıyorduk.

 

Bizim dönemin subaylarından üsteğmen Ceyhun Fikret komutanımız sessizce aramıza katıldı ve din dersi veren üsteğmeni dinlemeye başladı. Biz Ceyhun üsteğmenimize çok güveniyorduk, baktık sesi çıkmıyor düş kırıklığına uğradık.

Ceyhun üsteğmen birden bize ders veren üsteğmene seslendi:

-üsteğmenim siz ne anlatıyorsunuz?

-şehitliğin mertebeleri hakkında bilgi veriyorum.

-Üsteğmenim bırakın şehitliğin mertebelerini anlatmayı, biz KTKA askerleri olarak burada 291 kişiyiz, etrafımız, OKA ve Yunan askerlerince sarılmış durumda, sizin yapmanız gereken Atatürk gibi düşünüp, Atatürk gibi karar vermenizdir. Bu evlatların hepsi komando eğitimi gördüler, gerektiğinde vatan uğrunda ölmeye and içtiler. Siz onlara Atatürk gibi seslenin ve deyin ki, ’’ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum!’’

Onlar canları pahasına gerekeni yapacaklardır.

Ceyhun üsteğmenimizin bu konuşması bizi harekete geçirdi, komut verilmiş gibi ayağa kalktık ve hep bir ağızdan ‘her şey vatan için, her şey vatan için‘’ diye slogan atmaya başladık, bize şehitliğin mertebelerini anlatan üsteğmen sessizce aramızdan ayrıldı.

 

Ve bugün inanın ki, Ceyhun üsteğmenim bana ‘’gel’ dese nedenini sormadan giderim.

Vermiş olduğum bu örneğin anlamı güvenmektir.

Ne ben ne de arkadaşlarım, bize şehitliğin mertebelerini anlatarak moralimizi bozan o üsteğmenin emrine isteyerek uyardık; çünkü bizler Kıbrıs’ta gerektiğinde savaşmak için eğitilmiştik, yola çıkmadan önce ailelerimize yazdığımız mektuplarda helalleşmiştik.

Savaşmayı düşünürken, şehit olmanın manevi değeri bizim için cazip değildi; çünkü Tevfik Fikret’in, ’’vatan için ölmekte var; fakat borcun yaşamaktır’’ sözü motivasyon kaldıracımızdı; çünkü sayısal olarak azınlıkta olan bizim alaydı. Böyle olduğu için de zafer için ödenmesi gereken bedeli ödemek üzere eğitilmiştik.

Aradan bunca yıl geçmiş olmasına karşın hala o günkü gibi inancımı koruyorsam, askerlikte kişiliğine, karakterine,

Askeri zekâsına güvendiğim komutanlarım olduğu içindir.

CHP’nin tabanı Muharrem İnce gibi kendini görebildiği bir liderin varlığının bilincine vardığından bundan böyle yerinde saymayacaktır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli