• 15 Kasım 2018, Perşembe

KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK

Adamlar 80 yıldır, dur durak bilmeden Atatürk’ü öldürmeye çalışıyorlar.

Adamlar 80 yıl yani 691.200 saattir Atatürk’ü öldürmeye çalışıyorlar.

Atatürk ölmüyor.

Tam tersi daha da güçleniyor…

Ne demiş bilge kişi:

‘’seni yıkamayan güç, seni daha güçlü kılar’’

Onlar, Atatürk’e saldırdıkça Atatürk’ün evrensel enerjisi daha çok ışık saçıyor.

İşte bu yüzden korkuyorlar…

Aslında onlar itiraf etmiyorlar; ama Atatürk’ün gücünü bizden daha iyi biliyorlar.

Bilmemiş olsalar 80 yıldır Atatürk’ü öldürmek için akla hayale gelmedik planlar yaparlar mıydı?

Son günlerde yoğunlaşan saldırılarından anlaşılıyor ki sonlarının yaklaşmakta olduğunu hissediyorlar.

Biraz düşünelim.

Neden hiçbir tarikata bağlı olmayanlar dini görevlerini yerine getirirken, her hangi bir tarikat üyesi olanlar söz birliği etmişçesine nöbetleşe nöbetleşe sıraları geldikçe saldırıya geçiyorlar?

Atatürk’ün onların niyetlerini bildiğini biliyorlar.

Atatürk’e saldırı onların 80 yıldır bilinçli olarak yaptıkları bir tür savunmadır.

Onlara göre Atatürk’ün heykelleri puttur.

İnandıkları tarikat şeyhlerinin protez kolunu öpmek putperestlik değildir.

90 yaşındaki adamın çükünü öpmek görevdir.

Cinsel depresyon geçiren kadının arkadaşını kocasına önermesi ahlaksızlık değildir.

Erkek çocuklarına tecavüz etmek onlar için ‘’bir kereden bir şey olmaz’’dır, ’’bademleme’’dir.

9 yaşındaki kız çocuğunun 60 yaşındaki dedesi yaşındaki adamla evlenmesi dinde vardır; ama kısa etek giyen, saçını açan kadın tecavüze uğramayı hak etmiştir.

Sevgili olup el ele tutuşmak onlara göre zinadır; ama para karşılığında yattığı kadına MUTA NİKÂHI kıymak dinen caizdir.

Olup olmadık yerde namaz kılmak onlara göre farzdır; ama aslında gösteriştir, toplumun huzurunu kaçırmaktır; çünkü o eylemlerini gerçekleştirdiklerinde birisi yaptıklarının yanlış olduğunu söylediğinde o kişiye gavur etiketi yapıştırmak kutsal görevleridir.

Atatürk’ü sevmezler; çünkü Atatürk ‘’DİLİMİZDE İBADET’’ dedi.

Onlar okudukları Arapça sözlerin ne anlama geldiğini kimsenin bilmesini istemezler; çünkü Türkçe konuşurlarsa onların dümeni bozulur.

Buna ilişkin yaşanmış bir anımı paylaşıyorum.

Yıllar önceydi, Necmettin adında Libya’lı bir öğrenci arkadaşımız vardı. Erkek Sanat Enstitüsü’nde okuyordu.

Ramazanpaşa Camiin karşısında Güngör Pehlivan ağabeyimizin giyim mağazasının en üst katındaki tek odada kalıyordu.

Necmettin elinden geldiğince namazını kılıyordu. Biz de onu Kadir baba kahvesinde beklerdik.

Bir gece kahveye tanıdığımız bir bekçi geldi ve bizi merkez karakoluna götürmek istediğini söyledi.

Neden? dedik.

-Libyalı arkadaşınız Necmettin camide olay çıkarmış, amirim sizi istiyor.

Gittik, karakolun önünde 15-20 kişiden oluşan bir kalabalık vardı.

İçeri girdik, müezzin, imam ve bizim Necmettin.

Başkomiser Fuat amca bizi görünce ‘’ arkadaşınız camide vaaz verilirken gülmüş, cemaat ve görevlilerle tartışmış’’ dedi.

Biz tabi Necmettin’in yanına gittik, ne olduğunu sorduk.

Necmettin sorumuza cevap vermiyor; ama hep gülüyordu.

Aslında Necmettin neşeli bir insandı, güler yüzlüydü.

Merak ettik sorduk.

-Fuat amca ne olmuş?

-Arkadaşınız hoca vaaz verirken hep gülüyormuş, din kardeşiyiz diye uyarmışlar; ama o hep gülmüş. Görevlilerin ve cemaatten bazılarının tepkisini çekmiş o yüzden burada.

Karakol amiri Fuat amca, Necmettin’e olayı anlatmasını söyledi.

Necmettin, yarım yamalak Türkçesiyle olayı anlattı.

Ve dedi ki:

-ben sorayım hoca efendi cevap versin olur mu?

Karakol amiri Fuat amca,’’olur’’ dedi.

Necmettin, imama sordu:

-Hoca efendi siz vaazda At süresini okumuyor muydunuz?

-evet.

-Ne diyordunuz ?,uzak yoldan geldiyseniz atınıza teri soğuduktan sonra su içiriniz.Ona iyi bakınız.zamanı geldiğinde tımar ediniz,doğru mu ?

-doğru.

-peki siz bunları söylediğinizde cemaat ne yapıyordu?

-AMİN diyordu.

Sonra Necmettin, Fuat amcaya döndü, hoca vaazının bir bölümünde at bakımıyla ilgili bilgiler veriyordu, yani bir tür ders; ama cemaat onun ne dediğini anlamadığı için sürekli AMİN! diyordu, hatta ALLAH, ALLAH diye bağıranlarda oluyordu. Ne yapayım ben de buna gülüyordum.

Necmettin şimdi nerelerde yaşıyor mu yaşamıyor mu bilmiyorum; ama eminim ki bu anıyı okumuş olsa yine o günkü gibi güler… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 15/8 Parçalı bulutlu