• 18 Ekim 2018, Perşembe

AYDIN VALİSİ VE JEOTERMAL SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ

Jeotermal santralleri konusu lastik gibi uzamaya başladı…

Salı günü Kızılcaköy halkı; destekçi dernek, kuruluş ve vatandaşlarla Atatürk Kent Meydanı’nda bir kez daha protesto edilerek gündeme getirildi.

Jeotermal santrallerle ilgili gerekli açıklamayı Vali Yavuz Selim Köşger‘den beklemek hakkımız değil midir?

Şöyle ki; mademki jeotermal patronları, akışkanın, toprağa, suya, kükürt gazının havaya zarar vermediğini, tarımı öldürmediğini, insanların kanser olmasına neden olmadığını savunuyorlar ve bu konuda ellerinde bilimsel raporları var o zaman o raporları vali beye versinler, Vali Yavuz Selim Köşger’de oluşturacağı bir bilim heyeti ile birlikte Aydın’daki TV kanallarını, radyoları kullanarak biz Aydınlılara, seslensin.

Desin ki, “Aydınlı kardeşlerim, çürük yumurta kokusu alışamadığınız, daha önce koklamadığınız bir konu; ama rahat olun kansere falan yol açmıyor. Havaya salınan kükürt gazı havayı kirletmiyor, toprağa salınan akışkan toprağı ve yer altı sularını kirletmiyor. İşte elimdeki bu bilimsel belgeler bunun kanıtıdır.’’ ya da buna benzer bir şeyler söylesin.

Vali Yavuz Selim Köşger, jeotermal santrallerinin havayı, suyu, toprağı zehirleyip insanların kanser olmasına neden oluyor diyenlerin elindeki belgeleri bilim heyetine incelettikten sonra, tahliller belgeleri doğrularsa o zaman jeotermal patronlarına ‘’ DURUN !’’ diyerek durumu Cumhurbaşkanına iletmesini istemek, beklemek hakkımız değil midir?

Jeotermal santrallerinin Aydın’a tümüyle zarar verdiği kanıtlandıkça vali Yavuz Selim Köşger zor durumda kalabilir; çünkü jeotermale karşı olanlar neden karşı olduklarını yaptıkları inceleme ve bilimsel çalışmalarla kanıtlayabiliyorlar.

Jeotermal santrallerinin açılmamaları için alınan her mahkeme kararı halkı giderek bilinçlendirerek daha da güçlendirmektedir.

Bugün Kızılcaköylüler, yarın İncirliova, Germencik, Söke, Pamukören, kısacası jeotermal santralleri nerede varsa, nerede açılmak isteniyorsa o yörede yaşayan insanlar protestolarını sürdüreceklerdir.

Salı günkü etkinlikte gördüm ki, köylülerin ve köylülerle birlikte herkesin farkındalıkları giderek artıyor; çünkü Aydın da yaşayan herkes jeotermal konusunda bilgi sahibi olmaya başlamış.

Kızılcaköylüler, bir süre önce Vali beyin onlarla konuşmamasına, konuşmalarının engellenmesine kırılmışlar.

Oysa onlar ‘’vali beyi ziyaret edip derdimizi anlatacak, çare bulmasını isteyecektik.’’ diyorlar.

Jeotermal santralleri Aydın’ı kuşattıkça insanlar canları yandığı için bilinçlenecekler, bu santrallerin kaldırılması, yenilerinin yapılmaması için örgütlenecekler; çünkü, Salı günü orta yaşlı bir kişinin dediği gibi, ’’bu topraklar benim atalarımın toprakları, ben göçüp gittiğimde torunlarım bu zehirli topraklarda nasıl yaşayacaklar. Vakit geçmeden geleceğimize sahip çıkmak boynumuzun borcudur.’’

Buradaki çelişki bazı köylülerin iyi para veriliyor diye topraklarını satmış olmaları.

Salt para için bilinçsizce davranmanın bedelini geleceğe yönelik olarak hepimiz ödemek zorunda kalıyoruz.

Yaşamın kutsallığı ile kişisel çıkarların iç içe geçerek bir tür labirente dönüştürdüğü jeotermal santralleri konusundaki kesin karar, sözlerle, önerilerle değil, bilimsel değerleri olan raporların uygulanmasıyla olur.

Tek çözüm; jeotermal santrallerin zararlı olmadığını gösteren bilimsel nitelikli bilgiler ya da jeotermal santrallerin, havayı, suyu, toprağı, tüm canlıları yok ettiğini kanıtlayan bilimsel raporlar.

Bunları Aydınlılara gösterecek olan tek yetkili Valimiz Yavuz Selim Köşger’dir; çünkü daha önceki valilerimizden de istememize karşın hep sessiz kalmayı yeğlemişlerdi.

Jeotermal santrallerin, havaya, suya, toprağa, insana zarar verip vermediğini içeren bilimsel belgeler, bilgiler kamuoyuna açıklanmadıkça giderek lastik gibi esneklik kazanan bu konu kör dövüşüne dönebilir. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 10/1 Sağanak yağışlı