• 19 Haziran 2018, Salı

JEOTERMAL

Jeotermal santrallere karşı tepki giderek gelişiyor.

Menderes nehrinde toplu balık ölümleri.

 

Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger, yapılan araştırma sonucu açıklama yapıyor:

‘’Toplu balıkların öldüğü yer, Büyük Menderes Nehri değil, T2 ana tahliye kanalıdır. Söke Ovası'ndan 25 kilometre açılmış olan drenaj kanalıdır. Buradaki tarımsal sulamalardan ortaya çıkan atık sular başta olmak üzere, tarımda kullanılan suların denize tahliyesini sağlayan bir kanaldır. Ülkemizdeki mevsimsel su kıtlığı sebebiyle bu tahliye kanalı sulama amaçlı kullanılıyor. Bu kanal temiz su ve Menderes'le bağlantılı bir kanal değil. Buraya Söke Belediyesi'nin atıkları ve 4 tane de fabrikanın atık suları deşarj oluyor. Balıklar, Menderes Nehri'nde ölmedi. Ölümler, bu tahliye kanalında gerçekleşti."

Aydın Valisi, balık ölümlerinin numune incelemesinden, balıkların zehirlenerek değil, oksijensizlikten öldüğünün tespit edildiğini sözlerine ekliyor.

 

Sadece menderes nehrinde ya da kanalda meydana gelen toplu balık ölümlerini bir kenara bırakalım.

Bizler jeotermal santrallerin Aydın’ı yavaş yavaş yok ettiğini söylerken, suyumuzun, havamızın, toprağımızın zehirlenmekte olmasının Aydın’da yaşayan Valimiz, ailesi dahil tüm canlıları da zehirlediğini söylüyoruz.

Merak ediyorum acaba Vali Bey, kuruyan incir, zeytin ağaçlarının bitki örtüsünün, toprağın, havanın da tahlilini yaptırdılar mı?

Jeotermal enerji şirketlerine para cezası verilmiş.

Neden?

Demek ki suç işlemişler ki ceza verilmiş.

Jeotermal enerji santrallerinin Aydın’ı öldürmekte olduğunu savunanların elinde de bilimsel geçerliliği olan belgeler var, bu belgelerin yasal olarak geçerliliği yoksa iddia edilen bilgilerin doğruluğu ya da yanlışlığı konusunda vali bey araştırma yapılmasını istedi mi istemedi mi?

Vali beyin, toplu balık ölümlerinin Menderes nehrinde ölmediğini gösteren belgeyi gösterdiği gibi, toprağımızın, havamızın, incir, zeytin ağaçlarımızın, suyumuzun da jeotermal santrallerin havaya saldıkları sülfürden, akışkandan zehirlenmediğini kanıtlayan bilimsel belgeleri göstersinler de biz de rahatlayalım, sabahları hep birlikte ciğerlerimize çektiğimiz zehirli havanın da uzaylıların marifeti olduğunu düşünelim.

Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger’in Aydın’da jeotermalle ilgili ilçeleri de kapsayan halkın görüşlerini yansıtacak geniş çaplı bir araştırma yaptırmasının yararlı olacağını düşünüyorum.

Hatta, Aydın’daki tüm sivil toplum örgütlerinin sen, ben demeden BİZ çatısı altında toplanarak, bir komisyon kurarak halkın düşüncelerini alan bir çalışma yapmalarını öneriyorum.

Böylesi yaşamsal önemi olan bir olay da, AYDIN GAZETECİLER CEMİYETİ’nin ve YEREL BASININ’da, kampanya açmalarının, açılanları da desteklemelerinin yararlı olacağını düşünüyorum.

Yoksa her gün sosyal medya da feryat paylaşımları ve küçük bilgi belgelerinden oluşan kısır bilgilerle bir yere varılamayacağı kesindir.

Menderes bulvarında bulunan; ama daha şimdiye dek kimsenin bir bilgi edinemediği hava ölçüm ünitesinin saptadığı hava değerlerinin de halka açıklanması yararlı olacaktır.

Son günlerdeki etkinlikler de gösteriyor ki Aydınlılar, artık jeotermalin zararları konusunda kısır döngü yerine, Vali beyinde dediği gibi “ devlet aklına ihtiyaç gerektiriyor.’’ Sözünün gerçekleşmesini istiyor.

Jeotermal sorununun çözümü devletin elindedir

Bizlere düşen de devletten bunu istemektir. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli