• 20 Ağustos 2018, Pazartesi

ARAP GÜLEREK ELLERİNİ OVUŞTURUYOR

Sen hiç mitoloji okudun mu?

Hangisi olursa olsun.

Prof. Dr. Bahaeddin Ögel’in kaleme aldığı, Türk Tarih Kurumu’nun yayımladığı iki ciltlik TÜRK MİTOLOJİSİ.

Ya da Şefik Can’ın İnkılap Kitabevi’nden çıkan KLASİK YUNAN MİTOLOJİSİ.

 

Ha okumadıysan baştan söyleyeyim, sözünü ettiğim bu kitaplar aşk ya da macera romanı değil.

Eğer Klasik Yunan Mitolojisi’ni okursan, insanların cevap bulmakta çaresiz kaldıkları olayları açıklamak için nasıl Tanrı yarattıklarını görürsün.

 

Türk Mitilojisi’ni okursan eğer, Türk’ün anlamının bilincine vardığın gibi, Türk Kültürü’nün de kaynağını öğrenmiş olursun.

Türk derken, birilerinin dediği gibi şovenist duygular değil benim dediğim.

ABD li bir yazara göre tüm insanlar Türk soyundan geliyor.

İşte bu iki ciltlik Türk Mitolojisi’ni okursan, Türk sözünün çok derin kaynağına inmiş olursun, büyük bir olasılıkla akrabalarına da rastlayabilirsin.

 

Meltem estiğinde gevşeyip, geviş getiren, aklına hiçbir şey gelmeyen insanoğlu, bir fırtına, bir kasırga karşısında nasıl çaresiz kalıp hemen alelacele kasırga, fırtına tanrısı yaratarak ona sığındığını, yerle gök arasında çakan şimşekten ne denli korkup, canını kurtarmak için yarattığı tanrıya nasıl sığındığını anlamaya çalışmalısın ki, bugün yaşadıklarını anlayabilesin.

 

Hadi gel dostça sohbet edelim.

Gerçekten hazreti İbrahim’in oğlunu Tanrı’ya kurban etmek için, daha doğrusu Tanrı’nın İbrahim’i denemek için ’’oğlunu kurban et’’ dediğine, diyebileceğine gerçekten inanıyor musun?

 

Kurban kesmenin altında bir alış veriş, yani ekonomik bir kurnazlık yatıyor olmasın?

 

Sence şeytan gerçekten var mı?

Neden bunu sordum biliyor musun?

Şeytan için akıllı, zeki bir yaratık, hatta melek derler öyle değil mi?

 

Eğer doğruysa, soruyu doğrudan sana bağlayarak sorayım:

Sen şeytan olsaydın, yüzyıllardır her kurban bayramında aynı yere gidip aynı yerde kendini taşlatır mıydın?

Eğer şeytan her defasında kendini taşlatmak için Mekke’ye kadar geliyorsa, şeytan gerçekten hem akıllı hem de kendisini taşlamaya gelenlerle billur geçiyor demek değil midir?

 

Şimdi düşün, şeytan taşlamak için aynı taşlara defalarca dolar ödeyerek alıyorsun.

Anlamadın mı?

Neden anlamadın?

Diyelim ki 9 dolar ödeyerek 12 adet paketlenmiş taş aldın. Paketi açtın ve huşu içinde şeytanı taşlamaya başladın.

12 adet taş bitti; ama sen hızını alamadın, bir daha 9 dolar ödeyip 12 taş aldın. Toplamda 18 dolar ödemiş oldun 12 taşa.

Sakın bir daha alma; çünkü cebinden çıkan her 9 doları aynı 12 adet taş için ödemiş oluyorsun ki, bu yolun sonu aptallık…

 

Gelelim kurban kesmeye.

Kurban kesme olayının altında da, öküzün altında buzağı arar gibi bir şeyler aramaktan yana değilim.

Önce kurban kesmenin amacını anımsayalım.

Kesilen kurban yedi parçaya bölünürmüş.

Bir parçası kesene kalır altı parçası da dağıtılırmış.

Önceleri büyük bir olasılıkla bu kurala uyulmuş; ama şimdi?

Çoktandır adı değişti:’’ hak için kurban küp için kavurma’’ oldu.

 

Arap, gülerek ellerini ovuşturuyor, demiştim.

Neden?

Neden olacak, dünyanın dört bir yanında yaşayan Müslümanlar, İslam’ın beş şartından birisini yerine getirmek için akın akın Arap dünyasına para götürüyor.

En basit bir yöntemle şöyle düşünelim.

Bir kişi 9 taş için 12 dolar ödüyorsa,

On kişi 120 dolar, yüz kişi 1200 dolar, bin kişi 12 bin dolar ödüyor demektir.

Bu rakamı tekrarladığımızda nerelere gidiyor değil mi?

Arap gülerek ellerini ovuşturmasında ne yapsın?

 

Bir de şunu sorgulamanda yarar var diye düşünüyorum.

Neden tüm peygamberler Arap Yarımadası’nda çıkmıştır acaba? 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
9 / 0 Az bulutlu
Yarın: 13/7 Sağanak yağışlı