• 20 Kasım 2018, Salı

BEDEL ÖDÜYORUZ

Bedel ödüyoruz…

Çanakkale’de kefensiz yatanın,

Sarıkamış’ta donanın,

Doğu’nun, Güneydoğu’nun, Ege’nin, Karadeniz’in, Akdeniz’in…

Bedel ödüyoruz,

Oy uğruna toprak ağalarına köle verilenlerin,

İşsiz, aşsız, yoksul bırakılanların,

Çağdaş eğitim yerine ortaçağ karanlığına itilenlerin,

Çocuk gelinlerin, iğfal edilen erkek çocukların,

Öldürülen, tecavüz edilen, kadınların, kızların,

Egomuzun, bencilliğimizin, adam sendeciliğimizin,

Umursamazlığımızın, duyarsızlığımızın,

Her devrin adamı olmamızın,

Çıkarcı olmamızın,

Hırsıza hırsız,

Şerefsize şerefsiz

Haine, hain diyemememizin.

Vatanın parça parça satılmasına,

Ordunun bölünmesine, fabrikaların, kurumların satılmasına,

Ormanların yakılmasına, suların kirletilmesine, havanın zehirlenmesine

DUR!

Diyemeyişimizin,

Cumhuriyete sahip çıkamayışımızın,

Kral çıplak diyemeyişimizin,

Sadaka kültürüne teslim olup, iki lokmaya, bir kase aşureye, bir tas çorba için koyun sürüsüne benzeyişimizin,

Bedelini ödüyoruz.

Cahilliğimizin, kurnazlığımızın, sorumsuzluğumuzun,

Her şeyi bildiğimizi sanmamızın, tembelliğimizin,

Tahıl aptalı oluşumuzun, sorgulamamamızın,

Kolayı seçmemizin, zordan kaçmamızın, bilimden uzaklaşmamızın,

Her şeyi son dakikaya bırakmamızın, zavallılığımızın,

Ukalalığımızın, düşüncesizliğimizin, saygısızlığımızın,

Görgüsüzlüğümüzün, sonradan görme olmamızın,

Bedelini ödüyoruz.

Birilerimizin olanı biteni görüp feryad, figan çığlıklarına,

Birilerimizin mal mal bakmasının, elini taşın altına koymamasının,

Birilerinin yediği önünde, yemediği arkasında oluşuna,

Birilerinin kıçından pantolon, evinde ekmem olmayışının

Nedenini sorgulamamasının, bunu kader kabul etmesinin,

Bedelini ödüyoruz.

Köy Enstitülerinin kapatılmasına sessiz kalışımızın,

Bir kavanoz süt tozuna kendimizi satmamızın,

Ve ne acıdır ki hala daha bunun farkında olmayışımızın,

Olmak istemememizin,

Bedelini ödüyoruz…

Tam bağımsız Türkiye sevdalıları, Mustafa Kemal’in devrimci askerleri, Sinan’ları, Deniz’leri, Yusuf’ları, Hüseyin’leri, Mahir’leri, Ulaş’ları,

Sağcı-solcu demeden insanları işkencede öldürmenin, yazarları, gazetecileri, işçileri, emekçileri mahpushanelerde çürütmenin, en önemlisi, kendimizi yüreksizleştirmenin, onursuzlaştırmanın, köleleştirmenin, bir yaratıcının varlığına karşın çıkarımız için kendimize kendimiz gibi birilerini Tanrı yapmanın ve tapınmanın bedelini ödüyoruz… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli