• 21 Haziran 2018, Perşembe

BİRAZ ORDAN, BİRAZ BURDAN

Tanımadığınız birisine; “seçim sonuçlarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz ?’’ diye sorsanız, sizi tanımadığı için yanıtlamakta kararsız kalır.

Bunu anlamanın en kolay yolu; hiç tanımadığınız birisinin size aynı soruyu sorduğunda siz nasıl davranırsınız?

Oysa bir çay bahçesinde sohbet edenlere yakın oturup, çaktırmadan onlara kulak verirseniz, en içten yanıtları duyduğunuz gibi, kişilerin kendi savlarını birbirlerine kabul ettirmek için nasıl inandırıcı gerekçeler bulduklarına da tanık olursunuz.

 

İddiaya girenlerden tutun da, benim diyen yılların siyasetçilerine taş çıkartacak kadar engin siyaset bilgileriyle (!) donanmış birisini dinlediğinizde siyaset dilinde duymuş olabileceğiniz, “ÇARIKLI ERKÂN’’ın kim olduğunu hemen anlarsınız.

 

Çay bahçesinde arkadaşlarla seçimlerle ilgili konuşurken, yan masadan birisi bizim sohbete kaynak yapıyor.

‘’konuştuklarınızı duydum’’ diyerek bodoslamadan bindiriyor.

Bekliyorum; çünkü konuştuklarımız onunda düşünceleriyse taraf bulmuş olmanın verdiği keyifle mi, yoksa konuştuklarımız onun karşı olduğu düşüncelerse çürütmek için mi sohbetimize kafadan giriyor.

Hemen hemen her gün akşamüzerleri bu tür sohbetlere tanık oluyoruz; ancak, insanlarda sanki bir durgunluk var.

Partilerin Atatürk Kent Meydanındaki şamataları da olmasa Pazar günü seçim yapılacağı hiç belli değil.

Acaba diyorum halkın bu sessizliği, şafak sökmeden önceki en koyu karanlığını sonu mu?

 

Bazen hiç beklemediğim bir anda, yolda yürürken ya da arkadaşlarla parkta otururken birisi geliyor, selam veriyor ve bana soruyor:

-Hani yazmadın?

-Neyi yazmadım?

-Senin yazılarını takip ediyorum, Bülent Tezcan, partililerine küfür eden bir aday ve liste hakkında yazacağını söylüyordun.

-Evet, söyledim de yazdım da. Seçim sonunu bekle daha bombalarım var.

Bu sözlerimi duyunca gülüyor,

-Hadi ya,

Dedikten sonra bir sandalye çekip yanımıza oturuyor.

İşte bu sahne bizim sohbetin kırılma noktası…

Ve ‘’ÇARIKLI ERKÂN’’ ‘’tatlı su kurnazlığı’’ mı, yoksa ‘’köylü kurnazlığı’’ mı diyeceksiniz başlıyor bizi yemlemeye.

Ne yapalım dinliyoruz, dinledikçe o bir önce attığı yemi alıyor, biraz daha irice bir yem atıyor, sesimiz çıkmayınca, yani

İlgisiz göründüğümüzde, ilgimizi çekmek için yemleri sürekli olarak büyütüyor.

Yemlere bakıyorum, çoğu kişilerin duyumlarını kendi düşüncelerine göre büyütüp, besledikleri varsayımlar.

Yemlerin içinden ilgimi çeken olursa bekletiyorum ve onun soluğunun kesildiği anda sorumu patlatıyorum.

-ELİNDE BELGE VAR MI?

Eskiden, gazetelerde okuyucunun ilgisini çekmek için bazı haberin başına, “İNANILIR’’ ya da ‘’GÜVENİLİR’’,’’ KAYNAKLARDAN ALINAN BİLGİLERE GÖRE’’ diye ara başlık atılırdı.

ÇARIKLI ERKÂN’ da aynı yöntemi bana uyguluyor:

-Adı saklı kalsın, sağlam birinden duydum.

İşte o bunu söylediği zaman,

‘’O sağlam kişi bunu bir tek sana mı söyledi ?’’ diye soramıyorsunuz; çünkü sorarsanız o yemleri bırakıp kaçar ve bir daha ondan bilgi alamazsınız.

Beklenen gün yaklaştı.

Pazar günü seçim var.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Yine kediler trafoya girer, yine bilgisayar da elektrik kısa devre yapar diye düşünüyor ve korkuyorsanız.

KORKMA!

Bu kez seferberlik gibi bir durum var…

Bu kez tek adam dayatmasına karşı kol kola girmiş kardeşlik var…

TAMAM MI?

TAMAM… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
9 / 0 Az bulutlu
Yarın: 13/7 Sağanak yağışlı