• 24 Temmuz 2018, Salı

CHP SİLKELENMEK ZORUNDA (4)

CHP’de gerçek sorun genel başkanın kim olacağı değil.

CHP’de gerçek sorun genel başkanı kimlerin yönlendireceği.

CHP’de genel başkan parti içinden yetişmiş birisiyse, kolay kolay dolmuşa binmez,

Ya da CHP’de yetişmiş birisi olarak, kendi yönetim kurulunu kendi niyetlerine göre hazırlayabilir.

Son on yıl içinde CHP üst yönetimini ele aldığımızda düş kırıklığına uğramamız sürpriz olmaz.

CHP’nin son on yılı içinde üst yönetim, partinin adındaki HALK sözcüğünden giderek uzaklaştı…

CHP’nin kuruluş felsefesindeki kutsal sayılan değerler sulandırıldı.

CHP kurulduğundan beri hiçbir üye ya da yönetim kurulu üyesi genel başkan için ‘’ÇAKMA KANDİ’’ sözcüğünü kullanmadı.

Mehmet Bekaroğlu ilk oldu.

CHP’nin tarihinde hiçbir üst düzey yöneticisi CİA ajanı olarak suçlanmadı..

Sezgin Tanrıkulu, suçlandı…

CHP’de hiçbir genel başkan için Amerikan Projesi denilmedi; ama Onur Öymen “KILIÇDAROĞLU BİR AMERİKAN PROJESİDİR:’’ DEDİ.

 

CHP’de Şimdiye dek hiçbir genel başkanı değiştirmek için kurultay delegeleri imza toplamadı. Kılıçdaroğlu için imza toplandı.

 

CHP’nin tüzüğünün 1.maddesi:

Cumhuriyet Halk Partisi; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN LİDERLİĞİNDE, ANADOLU VE RUMELİ MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ’NİN VE KUVAYİMİLLİYE’NİN DEVAMI OLARAK 9 EYLUL 1923 TARİHİNDE KABUL EDİLEN “PARTİ TÜZÜĞÜ’’ İLE KURULMUŞTUR.

2-CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN KURUCUSU, İLK GENEL BAŞKANI VE DEĞİŞMEZ ÖNDERİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR.

3-CUMHURİYET HALK PARTİSİ, PROGRAMINDAKİ ANLAMIYLA ATATÜRKÇÜLÜĞÜN; ‘’CUMHURİYETÇİLİK, MİLLİYETÇİLİK, HALKÇILIK, DEVLETCİLİK, LAİKLİK, DEVRİMCİLİK’’ ilkelerine bağlıdır, diye yazar.

Yazmasına yazar da YENİ CHP KAVRAMI nasıl ve nereden doğdu?

Birilerinin amacı, CHP’yi daha sola kaydırmaksa öncelikle onlara CHP’nin ALTI okunun tek tek anlamını sormak gerek.

CHP’nin ALTI okunun tek tek anlamını anımsadığım kadarıyla hiçbir genel başkan uygulamadı.

CHP’nin ALTI okunun tek tek anlamları uygulanmış olsaydı, Türkiye bugün bu durumda değildi ve CHP gerçekten halk iktidarıydı.

 

CHP tüzüğünün 80.maddesi:

1-Parti içi eğitim, partinin ilkeleri, değerleri ve amaçları doğrultusunda üyelerinin niteliklerinin geliştirilmesi ve etkinlik kazanması, tüm örgütün tüzük ve program uyarınca sağlıklı yapılanması için gerekli çalışmaların yürütülmesidir.

2-Eğitim çalışmalarını yürütmek üzere Genel Merkez’de, ihtiyaç duyulan il ve ilçelerde Parti Okulu kurulur. Her üye temel siyasi eğitim programına katılır.

3-Parti bütçesinin en az yüzde on beşi eğitim için ayrılır.

4-Parti içi eğitime ilişkin tüm konular yönetmelik ile düzenlenir.

 

Ne kadar güzel değil mi?

CHP’nin eski üyesi olmama karşın şimdiye dek hiçbir eğitime çağrılmadım.

Neden?

Oysa

 

 

 

 

 

1.madde ne diyor?

Parti içi eğitim, partinin ilkeleri, değerleri ve amaçları doğrultusunda üyelerinin niteliklerinin geliştirilmesi ve etkinlik kazanması,

Ayrıca bu eğitime kaç üye katıldı, katılanlar nasıl çağrıldı, eğitimin konusu neydi ve en önemlisi eğitimi kim veriyordu?

 

2.madde de diyor ki;

‘’Eğitim çalışmalarını yürütmek üzere Genel Merkez’de, ihtiyaç duyulan il ve ilçelerde Parti Okulu kurulur. Her üye temel siyasi eğitim programına katılır.

‘’Her üye, diyor.

Şimdi merakım daha da arttı, şimdiki İl Başkanı Ali Çankır’dan geriye doğru giderek tüm il başkanlarına soruyorum:

CHP’ye kayıtlı üyelerin tamamı bu eğitimlere katıldı mı?

CHP İl Yönetiminde Parti İçi Eğitimden sorumlu il başkan yardımcısı Nurhayat Yılmazer, göreve başladığı günden beri kaç eğitim verdi, kaç üyeyi çağırdı, kaç üyeyi çağırmadı, çağırdıklarını neye göre, çağırmadıklarını neye göre değerlendirdi ve

Beni niye çağırmadı?

Buna benzer binlerce örnekte olduğu gibi tüzüğün bu maddesinin uygulanması da ötekiler gibi göstermelik.

 

Asıl merak ettiğim bir konuda: İl Başkanı Ali Çankır yönetimindeki 24 başkan yardımcısına verilen görevlerle ilgili eğitim alıp almadıkları.

Adlarını yazdığım başkan yardımcıları, yazımı kişisel algılamasınlar, yazımı okuyan üyelerimin bilgi edinmeleri amacıyla örnek verilmiştir.

Saymanlık görevindeki Mustafa Güneri’nin işi muhasebe ise, diyecek bir şey yoktur. Görev cuk oturmuştur.

Hukuk ve Seçim İşlerinden sorumlu olan Evrim Güngör avukattır, bu görevde cuk oturmuştur.

CHP İl Yönetiminde başkan yardımcısı olarak bulunanların asıl işlerine uygun olarak görevlendirilmiş olmaları yerinde bir uygulama olabilir; ancak aklıma takılanlar var:

Örneğin: Ercan Gümüş bildiğim kadarıyla sağlıkçıdır; ama tarım politikalarından, Aydın Tunç marangoz, mobilyacıydı; ama Sosyal işlerden, Nedim Can emekli öğretmen; ama temsil ve ağırlamadan, Yüksel Macaroğlu kadın kuaförü; ama yerel yönetimlerden, Fikret Ercan emekli yarbay; ama siyasi işlerden, İbrahim Çavdar maliyeden emekli; ama emek bürolarından sorumlular.

 

Mutlaka yazmadıklarım da vardır.

Aydın’da durum böyle iken öteki illerde kimbilir nasıldır?

CHP’nin her üyeye bir tüzük vermesi elbetteki maddi anlamda partiye bir yük getirir; ancak CHP’nin özellikle tüzük konusunda üyelerini eğitmesi olmazsa olmazdır; çünkü bilinçli bir üye önce üyesi olduğu parti, dernek, sendika her neyse oranın tüzüğünü tamamen olmasa da ana maddelerle ilgili bilgili olması gerekir.

Her il kendi bünyesinde tüzük eğitimi düzenleyebilir.

 

CHP, Atatürk’ün kurduğu CHP olarak yoluna başarılarla devam etmek için önce kendi içinde devrim yapmak zorundadır.

Sırası geldikçe bu konulara da değineceğiz. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Bulutlu
Yarın: 16/9 Çok bulutlu