• 26 Aralık 2018, Çarşamba

SANATÇI

Kimseden bir fayda ummam ben, dilenmem kol kanat.

Kendi boşluk, kendi gök kubbemde kendim gezginim.

Bir eğik baş bir boyunduruktan ağırdır boynuma;

Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim

Tevfik Fikret bu dizeleriyle, karakterli sanatçıları vurgulamış.

Siz bakmayın o sanatçıyım diye ortaya çıkıp da çanak yalayanlara,

Sanatçı da tıpkı hakim, avukat, gibidir, onların cübbelerinin, sanatçının da kostümünün düğmeleri yoktur, iliklenmez.

Onlar unutulmaya mahkumdur, unutulmayanları;

Dadaloğlu’nu,

Karacaoğlan’ı,

Köroğlu’nu,

Kaygusuz Abdal’ı,

Aşık Veysel’i

Aşık Mahsuni Şerif’i düşünün.

Nazım Hikmet’i,

Orhan Veli’yi,

Kemal Tahir’i,

Yaşar Kemal’i,

Orhan Kemal’i,

Attila İlhan’ı,

Cemal Süreya’yı, düşünün.

Mutluluğun resmini çizmesi istenen Abidin Dino’yu düşünün.

Şükran Güngör’ü,

Yıldız, Müşfik Kenter’i,

İsmail, Dümbüllü’yü

,Ferhan Şensoy’u düşünün.

Fazla değil, belleğimizin 20-30 yıl öncesi arşivine bir göz atalım.

Önce siyaset dünyasına bir girelim, çevirelim belleğimizin sayfalarını ve yazalım bir kağıda aklımıza gelen başbakanları, milletvekillerini…

Kaç siyasi yazdınız.

Benim yazdıklarımı boş verin.

Siz yazdıklarınızı bitirdiyseniz, belleğinizin sanat bölümüne girin.

Gözlerinizi kapatıp belleğinizi rahatlatıp bekleyin…

Birazdan değil 20-30 yıl öncesi siz daha doğmadan var olan sanatçıları eserlerini görmeye başlayacaksınız.

Çamoka lakaplı Danyal Topatan’ı,

Necdet Tosun’u,

Erol Taş’ı,

Erol Günaydın’ı,

Münir Özkul’u anımsadınız mı?

Siz daha doğmadan bu oyuncuların çevirdikleri filmleri doğduktan 10-15 yıl sonra seyretmiş olsanız onlar sizin belleğinizdeki çoktan almış oldular.

Pos bıyıklı, babacan yapılı Hulisi Kentmen’i,

Koskoca bir diziyi ağzından tek sözcük çıkarmadan sadece mimikleriyle oynayan Erol Günaydın’ı anımsadınız mı?

Ya süper babayı oynayan Şevket Altuğ’u, kolunda koskocaman Mustafa Kemal imzasıyla Atatürk düşmanlarına meydan okuyan Sümer Dilmaç’ı,

Fikret Hakan’ı, Ekrem Bora’yı, Ayhan Işık’ı, Yılmaz Güney’i

Hababam Sınıfının Kel Mahmut’u Münir Özkul’u,

Adile Naşit’i,

İnek Şaban Kemal Sunal’ı,

Ferit, Tarık Akan’ı,

Güdük Necmi’yi, Halit Akçetepe’yi unutmuş olabilir misiniz?

 

Savaş Dinçer’i,

Zeki Alasya’yı,

Metin Akpınar’ı,

Şener Şen’i,

Ayşen Guruda’yı,

Müjdat Gezen’i unutabilir misiniz?

Sanat ve siyaset var oldukları günden beri ölümsüzleşen sanatçılardır.

Sanattan, sanatçıdan korkanların ruhsal sorunları var demektir.

Keşke şimdi TV’de Hababam Sınıfı oynasa da kaçıncı kez olursa olsun seyretsem.

Keşke şimdi TV’de döngel karhanesi olsa da Metin Akpınar’ı, Zihni Göktay’ı, Ahmet Uğurlu’yu,

Keşke şimdi TV’de, Cennet Mahallesi olsa da Erol Günaydın’ı, Melek Baykal’ı, Müjdat Gezen’i seyretsem.

Selam olsun Levent Üzümcü’ye, Rutkay Aziz’e, Cüneyt Arkın’a, Yavuzer Çetinkaya’ya, Yaman Okay’a, Meral Okay’a,

Görüyorsunuz ya yazdıkça yazasım geliyor…

Selam olsun tiyatroya,

Edebiyata, romana, öyküye, şiire

Ve bu güzellikleri yaratan gerçek sanatçılara…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.