• 29 Ağustos 2018, Çarşamba

SİYASET YAĞLI KARA

Siyaset; yağlı kara.

Bulaşsan bir türlü,

Bulaşmasan bin türlü.

Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği seçimleri derken daldık katran karası bir belanın içine…

Dedik ki, başta AKP olmak üzere öteki siyasi partilerdeki uyanıkların köşeyi dönme yöntemlerini tek tek bulup duyarlı (!) halkımıza açmadan önce CHP’de neler olup bitiyor, ona bakalım, yani eskilerin tabiriyle önce kendi evimizin önünü süpürelim.

Kendi evimizin önü de pismiş.

Pasaklı ev kadınının çeri, çöpü halının altına süpürdüğü gibi, CHP’de de, ’’Aman parti yıpranmasın’’ teranesi yüzünden kim geldiyse, geldiğinde birilerinin yediği haltları süpürmüş altı okun altına.

Bir zamanlar birisiyle tanışmıştım, birkaç kişi birlikte sohbet ederken bu arkadaş ’’ben ataistim, canlıları Allah değil, olgunlaşan koşullar yaratıyor.’’ demişti.

Neredeyse 40 yıl önceki Aydın’da birisi çıkacak bu sözleri söyleyecek ha?

Büyük cesaret, büyük risk isterdi; çünkü adam devlet memuruydu, amirleri duysa o saat adamı yeri ile yeksan ederlerdi.

Adamın iddialı tavrı ilgimi çekmişti

Bazı arkadaşlar gittikten sonra adama sorduk, dedim ki; ’’şu söylediklerini örnek vererek anlatır mısın?

Anlattı.

‘’20-25 santim derinliğinde bir cam kavanoz al, içine elektrik süpürgesinde toplanan kıldı, tüydü, gibi şeyleri bu cam kavanozun içine koy ve ara sıra bu malzemeye su serpiştir, nemli bir yerde dursun.’’

-eeee sonra ne olacak?

Koşullar olgunlaştığında o cam kavanozun içinde bir fındık faresi göreceksin.

-hassittir oradan

-inan bak..

Ben denemedim; ama bu muhabbete katılan bir arkadaşımız, aradan uzunca bir süre geçtikten sonra bir gün bana fısıltı halinde, ’’Ati, adamın dediği oldu’’

-hangi adamın?

-ya cam kavanoza falan, filan demişti ya

Anımsadım ve

-he hatırladım, ne oldu?

-ya ben evdekilerin haberi olmadan yaptım, cam kavanozu ağzı kapalı olarak bahçedeki alet edavat odasına koydum.

-eeeee

-ee si,bir gün baktım cam kavanozun içinde küçücük bir fındık faresi..

-hadi ya

-inan bak gördüm.

-ya nasıl olur böyle şey?

-neden olmasın? İçtiğimiz suyu bardakta bıraktığımızda suyun, ya de yemeğin, meyvenin içinde bakteri oluşmuyor mu?

Evet, işte o bakteriler nasıl ürediyse, farede öyle üredi. Eti, yemeği, hatta sebzeyi buzdolabına koymazsak ne oluyor? İkin gün içinde hepsi kokmuyor mu?

-evet doğru söylüyorsun; ama insanın inanacağı gelmiyor.

-Ya arkadaş, elmada, peynirde, ette kurt oluşmuyor mu ?

-evet oluyor.

-buda onun gibi bir şey.

Nazım Hikmet ne kadar da haklıymış.

‘’HER AĞACIN KURDU İÇİNDEDİR’’ derken.

AKP’nin de, MHP’nin de, İYİ Parti’nin de, Vatan Partisi’nin de, kısacası siyasi partilerin durumları pek iç açıcı değil; çünkü emperyal güçler böyle istiyor, kuyruğuna teneke takılmış kedinin kendi çevresinde panik içinde döndüğü gibi bizim partilerde içlerine düşürülen kurtların hareketine göre rota çiziyorlar.

 

CHP’de Muharrem İnce hareketiyle başlayan değişim, tıpkı önce lav püskürtüp, sonra içine kapanarak daha güçlü bir patlama için enerji biriktiren yanardağ örneğine döndü, dönmek zorundaydı; çünkü yerel seçimler yaklaşıyor.

AKP’nin açılımı ADALET VE KALKINMA PARTİSİ, şöyle yaşananları bir anımsayalım, villalar yapılsın diye yakılan ormanlar, çöken otobanlar, hergün yağmur gibi yağan zamlar, dolar milyonerleri, yeni saray projeleri, üniversitelerin durumu, hak hukuk, adalet gibi kavramlarla uyuşuyor mu?

MHP sözde milliyetçi parti, nasıl bir milliyetçi parti?

Yanlış üstüne yanlış yapan bir liderin arkasından koşulsuz gitmek mi milliyetçilik?

Milliyetçilik artık ortaasya bozkırlarında yalın kılıç çenk etmek değil.

Milliyetçilik. Milletim dediğin insanların ekonomik, adalet ve eşitli gibi insani değerlerin hakkını vermek değil midir?

Eskiden milliyetçilikte ASENA diye bir kavram vardı.

Ne oldu bu ASENA’ya da ne zamandır kayıp, yoksa Ergenekon’a geri mi döndü?

İYİ Parti’de, Meral Akşener, planlarındaki kadroyu kurana kadar parti için deprem devam eder.

Sonra suyun yolunu bulması gibi İYİ Parti de kendi rotasına oturur.

Nede olsa MHP’nin içinden çıktığı için, yeniyi doğurabilmesi, eskiyi yok etmesine bağlı.

Vatan Partisi yüz yıllardan beri hep tango yapıyor, hatta tango’daki iki ileri bir geri figürü, bir ileri, bir buçuk geri figürüne dönüşmüş durumda.

Dinci partilerin, HDP’nin fonksiyonları da düşük nabız atışı gibi, son seçimler de bu durum kendisini daha belirgin olarak gösterdi.

Bekleyelim, yerel seçimlerde alınacak sonuçlara göre siyaset mezarlığı nasıl şekil alacak göreceğiz. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli