• 29 Kasım 2018, Perşembe

SİYASET PANAYIRI MI PANAYIR SİYASETİ Mİ?

Merak etmeyin, bir süre önce aynı başlıkla yazdığım yazıyı yinelemiyorum.

O yazımı bitirirken; ’’Bir şeyleri yazmak için daha erken, önümüzdeki günlerde SİYASET PANAYIRI MI, PANAYIR SİYASETİ Mİ? Daha çok belirlenecek.

Bekleyelim göre’’ demiştim.

Türkiye’deki seçim havasını gazetelerden izlemek zaman kaybı; çünkü sosyal medyada insanlarla anında iletişim kurmak daha kolay ve akılcı.

Üstelik paylaşılan posterin görselliğini anında değiştirerek daha farklı bir yöntemle insanların ilgisi çekilebiliyor.

Ben, işin görsellik içeren reklam boyutunda değilim.

İlgimi çeken, kendisini belediye başkan aday adayı olarak piyasaya süren kişinin nasıl hizmet edeceğini sunması.

Bahse girerim ki, aday adaylarının yüzde doksanı belediye yasaları hakkında hiçbir şey bilmiyordur.

Örneğin, belediye kurulması için o yörede yaşayan insanların sayısı enaz ne kadar olması gerekir?

Belediye başkanı ve meclis üyeleri hangi durumlarda meclis toplantılarına katılamazlar?

Belediye encümeninin görev ve yetkileri nelerdir?

Kent konseyinin anlamı ve görevi nedir?

Bu paylaştığım maddeler en kolay maddeler, merak ediyorum, aday adaylarından kaç kişi belediye yasalarını okumuştur?

Türkiye’de yapılan siyaset, siyaset bilimine göre değil de siyasi partilerin ve kişilerin beklentilerine göre yapılıyor.

Sapına kadar bir milliyetçi birisi bir anda, tam karşı olduğu sol görüşlü bir partiye geçiş yapabiliyor.

Hayatında belki başı bir kez bile secdeye gelmemiş birisi bir anda 5 vakit namazında, mümin bir kul olarak camiden çıkmaz oluyor.

Adını yazmayayım, bir zamanlar dev-genç li olduğunu gururla söyleyen bir arkadaş daha sonra horoz mu, tavuk mu ne bir partiden milletvekili seçilmişti.

Bu arkadaş Bey Camiin dış kısmında namaz kılarken, sıraya girdiği safın sol başında duruyor ve kaş altında çevreye bakarak insanları gözlemliyordu.

Bu manzarayı gördüğümde gülüp geçmiştim.

Bir başka örnekte; DSP’den milletvekili olan bir hemşerimiz daha sonra MHP’den milletvekili seçilmişti.

Siyasi tarihimizin şöyle 40-50 yıl önceki durumunu araştırdığımızda, siyaset sistemimizin de futbol takımlarında olduğu gibi transfer yöntemiyle çalıştığını görürüz.

Sanatçılarımıza bir bakın, İbrahim Tatlıses, bir zamanlar Cem Uzan’ın Genç Partisinde değil miydi?

Yazıklar olsun, kula kulluk edene nağmeleriyle Orhan Baba olan, baba çıkası Gencebay ile bir zamanların halk türkücüsü alevi kökenli; ama adı Yavuz olan, Bingöllerin çocuğu sanki belediye başkanı ya da milletvekili olsalar farklı nasıl davranırlar ki?

Aday adayları yaptıkları atışlarla halkın mı yoksa partilerinin genel başkanlarının gözüne girmeye çalışıyorlar?

Elbette ki mübarek insan genel başkanlarının.

Merak ettiğim bir konuda bu işlerin bedava olmadığıdır.

Alan razı-veren razı muhabbeti nasıl kuruluyor, pazarlık nasıl yapılıyor, garanti nasıl veriliyor, verilen garantiye nasıl inanılıyor?

Yok yok bu iş giderek daha da panayıra dönüşecek… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
9 / 0 Az bulutlu
Yarın: 13/7 Sağanak yağışlı