• 30 Nisan 2018, Pazartesi

TEZEK

Türk Dil Kurumu sözlüğünde; ’’ YAKIT OLARAK KULLANILAN KURUTULMUŞ SIĞIR DIŞKISI’’ diye yazıyor.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri köylüleri için sahip oldukları sığırlara özenle bakarlar.

Onların dışkılarını kürekle el arabalarına koyup ahır dışında ayırdıkları alana götürerek şekil verip duvara yapıştırarak kurumaya bırakırlar.

Kış geldiğinde de sobalarında yakarak hem ısınırlar hem de yemeklerini pişirirler.

Yıllar önce Aydın’da Işıklı köyü üzerinde bir vatandaş sığır dışkılarını bir bidon içinde biriktirerek biyogaz elde etmişti. Bu haberi okuyunca ben de denedim. Oldukça büyük bir bidonun içine bahçemdeki ineklerin dışkılarını koydum, üzerine biraz su döktüm, bidonun kapağını kapattım. Zamanı geldiğinde musluğu açarak bidonun içinde biriken biyogazı hortumlarla birkaç metre ötedeki bir başka bidonun içine aktardım. Sonra bidonun musluğunu açarak çıkan gazı ateşledim.

Evet başarmıştım.

Sonra birkaç adet daha bidon alıp içlerine ineklerimin dışkılarını koyup üzerlerine su dökerek onlardan elde ettiğim sıvıyı sulama kanallarına aktararak ektiğim sebzelerde gübre olarak kullandım.

Bilmem hiç farkında oldunuz mu?

İnsan; etini yediği, sütünü içtiği hayvanların dışkılarından iğrenmez, en azından ben bunun farkındayım.

Yıllar önce İstanbul’da Akşam Gazetesi’nde çalışırken, Galata Köprüsü’nün Eminönü ayağında bir vatandaş bir bavul içinde köyünde koyun, keçi dışkılarından ürettiği gübreyi paketleyerek ‘’doğal gübre’’ olarak satıyordu.

O vatandaşla yaptığım ilk röportajdan 6 ay sonra gübreden kazandığı parayla aldığı otomobil içinde satışını sürdürüyordu.

Bir yıl sonrası gelişmeyi sormayın; çünkü ‘’İSTANBUL’UN TAŞI TOPRAĞI ALTINDIR’’ sözünün gizemi burada yatıyor.

Eğer hayvanları seviyorsanız onları tüm varlıklarıyla kabullenmiş olursunuz.

Böyle olunca dışkıları sorun olmaz.

İnsan dışkısı en kötü dışkıdır; ama en anlamlısıdır da.

İç organlardaki düzeni ya da düzensizliği belli eder.

İnsanın geleceği hakkında(!)  bilgi veren niteliği de vardır…

Yoksa atalarımız niye. ‘ADAM OLACAK ÇOCUK KAKASINDAN BELLİ OLUR’’ desinler ki?

Beyin ile bağırsak arasında bir ilişki var mıdır, varsa nasıl bir ilişkidir?

Merak ettiğim konulardan olduğu için internette araştırdım ve aşağıda okuyacağınız bilgileri buldum.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Şafak Kızıltaş, beyin-bağırsak ilişkisi hakkında şu bilgileri vermiş.

‘’Bağırsakların merkez sinir sistemiyle ilişkisini sağlayan sinir sistemine “Enterik Sinir Sistemi” denir. Bu sistemde yaklaşık 500 milyon nöron bulunmaktadır. Enterik sinir sistemi, aynı beyin gibi davranışlarımız ve ruhsal dengemiz üzerinde etkisi bulunan, ikinci beyin olarak kabul edilen bir sistemdir. Beyinle benzer özellikler taşıyan enterik sinir sistemi hem bağımsız çalışabilir hem de vagus siniriyle beyne gönderdiği sinyallerle davranışlarımız üzerinde etkili olur. Enterik sinir sisteminin başlangıcı yemek borusu, bitişi anüstür. Enterik sinir sistemi ve beyin işbirliği içinde çalışır.’’

Vay be…

’enterik sinir sistemi, aynı beyin gibi davranışlarımız ve ruhsal dengemiz üzerinde etkisi bulunan, ikinci beyin olarak kabul edilen bir sistemdir.’’

Demek ki kim olursak olalım, davranışlarımızın, sözlerimizin itici, kırıcı, ruhsal dengemizin bozuk olmasından bu sistem sorumluymuş.

Öğrendiğimiz iyi oldu.

Ağzımızdan kırıcı bir söz çıktığında,

Benzetmelerimizi yanlış yaptığımızda,

Davranışlarımız dengesiz olduğunda

 Fiziksel ve ruhsal olarak muayene  olmalıyız.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
9 / 0 Az bulutlu
Yarın: 13/7 Sağanak yağışlı