• 6 Haziran 2016, Pazartesi

PROTESTO

Protesto, göreceli olarak bir olaya ve duruma karşı aksi yönde tepki göstermektir. Genellikle bu tepki gösterme biçimi, muhalif görüşü sözle ifade etme yanında o görüşü toplumsallaştırma ve bir grupla birlikte ifade etme karakteri de taşıyabilir. Bundaki amaç kamuoyu nezdinde sesini daha çok duyurabilmek ve yönetime karşı daha etkili bir duruş sergileyebilmektir. Bu, doğrudan ifade ve etkilemenin bir yoludur.

Seslide, sessizde olsa protesto protestodur.

Protestoları tabi ki anlamayan yok, anlamak istemeyenlerin sayısı çok. Durum böyle olunca sonuç değişmiyor, değiştirilemiyor.

Protesto edenlerin sayısı, anlamak istemeyenleri geçtiği zaman bu etkinlikler olumlu sonuç vermeye başlayacak. 

Yani sonucu Aydın’ımın insanlarının protestolara vereceği destek belirleyecek.

Aydın’da nerede yaşıyorsanız yaşayın yeter ki her sabah erken saatler de şöyle derin derin temiz hava solumak için nefes alın, belki o zaman bu protestolar başarılı olacaktır.

Aydın’da havamızın pis koktuğunu bilmeyen var mı?

Peki, bu duyarsızlığımız nedendir?

Biz zehirlendik, bari çocuklarımız, torunlarımız zehirlenmesin demek çok mu zor?

Biz neden zehirlenelim?

Çevre kirliliğini hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği olarak sınıflandırılabilir. En masumunun ise görüntü kirliliği olduğunu düşünüyorum.

Aydın Çevre ve Kültür Platformu (AYÇEP) 5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesi, jeotermalin insan ve canlı yaşamını tehdit etmesini, doğayı kirletmesini sessiz şekilde protesto etti.  Jeotermalin toprağımızı, havamızı, suyumuzu zehirlediğini, Aydın'ın yok etmek üzere olduğunu, konuşarak anlatamadıklarını düşünerek bu sefer de ağızlarına bant yapıştırarak, konuşmadan anlatmaya çalıştılar.

Jeotermalin toprağımızı, havamızı ve suyumuzu kirletmesini önlemek için uzun zamandır mücadele eden çevreciler çeşitli davalar açtı, mitingler, eylemler, basın açıklamaları ve toplantılar yaptı. Hatta seslerini duyurmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gittiler. Seslerini sağır sultan bile duydu. Ama duyması gerekenler duydu duymasına da duyumsamazlık geldi. 

Yasalara uymayan jeotermal santrallerinin Aydın’a zarar verdiğini konuşarak anlatamadılar. Bu sefer de susarak anlatmayı denediler.  Yaptıkları sessiz protestoya, ağızlarını bantlı şekilde katılan çevreciler sesli veya sessiz olsun görevlerini yaptı. Esas görevini yapmayanların, kulaklarını tıkayıp, gözlerini kapatanların, hatta çevrecilere destek olmayanların durumu ne olacak?

Çevre protestolarını düzenleyen güzel insanlara teşekkür ediyorum. 

Duyarsız kalanlara ise, yuh olsun mu? 

Bence bu seferlik olmasın. Ama çözüm de geç kalınmasın. Takdir, Aydın’da yaşayan sizlerin!.

Benim anlamadığım, çözün noktasında bulunan etkili ve yetkili insanlar çevre kirliliğinden etkilenmiyorlar mı?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
21 / 15 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/13 Çok bulutlu