• 7 Nisan 2016, Perşembe

Onlar ve Biz

Aydın Hayvanları Koruma Derneği Başkanı, İl Hayvan Koruma Kurulu Üyesi ve HAYTAP Aydın Temsilcisi Şenay Tekinbaş’tan gelen “Hayvanları Hayvan-Seven-lerden korumak” başlıklı mesajı aynen sizlerle paylaşmak istedim. 
 “Malum Mart ayını geride bıraktık. Kedilerin üreme dönemindeyiz. Yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladılar bile. Çok yakın zamanda etrafta bir sürü yavru kedi göreceğiz.
Ancak bazen sadece sevmek için bazen de korumak amaçlı bu yavruları alıp götürüyorlar. Bir kedinin bağışıklık sisteminin güçlenmesinin tek yolu kendi annelerinin sütüyle beslenmeleridir. Lütfen ama lütfen her gördüğümüz yavruyu alıp götürmeyelim. İyilik yapmak isterken maalesef onlara zarar veriyoruz. Eğer ki anne kedi hayatta ise asla yavrularını terk etmez. Belki yavrularını daha güvenli bir alana taşıyordur belki de onlara süt üretebilmek için karnını doyurmaya gitmiştir. Annesiz yavru gördüğünüzde ona lütfen birkaç saat süre verin. Annesinin başına bir şey gelmediyse mutlaka yavrularının yanına gelecektir. Beklemeye rağmen anne kedi gelmediyse ancak o zaman yavruları kurtarmak için harekete geçmek en doğrusu olacaktır.
Onlar için yapabileceğimiz en güzel şey güvenli bir köşeye yiyecek ve su bırakmaktır. Hayvanları sevelim derken onların sonu olmayalım. Yavru kediler en az 8 hafta anne sütü almadan hayata tutunamazlar. Lütfen birkaç saatlik mutluluğunuz için ne yavruların hayatını karartın nede anne kedilerin. Hayvan sahiplenmek için de öncelikle bulunduğunuz yerlerdeki barınaklara bakın. Yaşam ellerinizde…”
BİR KEZ DAHA DÜŞÜNELİM
Evcil bir hayvanı sahiplenmeden önce bir kez daha düşünmekte fayda var. 
Evcil hayvan sahibi olmanın sorumluluğunu düşünmeden, bir hevesle alınan kedi ve köpekler, karşılaşılan ilk zorlukta hayvan bakımevlerine veya sokağa bırakılmakta.
Terk edilen hayvanların hali sokakta doğup büyüyenlere nazaran çok daha kötü olacağını unutmayalım. Çöpten yemek bulmayı, trafikten sakınmayı, sığınacak yer bulmayı bilmezler. 
Onun içindir ki evcil bir hayvan sahiplenmek isteyenler çok iyi düşünmeli. “Evcil bir hayvanla hayatı paylaşmak zevklidir” demek yetmiyor. Bakamayacağımız hayvanı sahiplenerek onların hayatıyla oynamamalıyız. Bir hevesle alıp yavrulatıp sonrasında ’vaktim yok, param yok, askere gidiyorum, evleneceğim, boşanıyorum, komşum istemiyor, hastayım’ gibi bahanelere sığınmak çözüm değil.
KENDİMİZE SORMAMIZ GEREKEN SORULAR
Evcil bir hayvanı sahiplenmeden önce kendimize soracağımız sorular olduğunu belirtiyor yetkililer. 
"Neden evcil bir hayvan sahiplenmek istiyorsunuz? Çocuklar mı istiyor? Komşuda gördünüz hoşunuza mı gitti? Filmlerde izlediniz hayran mı kaldınız? Sahiplenmek istediğiniz hayvanın ihtiyaçları ve eğitimi hakkında bilginiz var mı? Her gün yemek, su, egzersiz, bakım ve sevgi ihtiyacını karşılayabilecek misiniz? Öğrenciyseniz, askere gidecekseniz, evlenecekseniz yani henüz yerleşik bir düzeniniz yoksa şartlarınız değiştiğinde hayvanınız için bir planınız var mı? Tatile gittiğinizde kim bakacak?  Hayvan misafirhanelerine bırakmanız gerektiğinde ücreti hakkında bilginiz var mı? Aşı, kısırlaştırma, mama, kaza veya hastalandığında tedavi masrafları hakkında bilginiz var mı? Eğitimi tamamlanana kadar kırılan, çizilen eşyaları gözden çıkarabilir misiniz? Birçok ev sahibi veya apartman yönetimi evde hayvan beslemeye izin vermez. Siz yaşadığınız ortamdaki durumu araştırdınız mı? Kısaca iyi günde, kötü günde, hastalıkta, sağlıkta, varlıkta, yoklukta onunla olabilecek misiniz?
Bu sorulara vereceğiniz cevaplara göre bir kez daha düşünün.

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
27 / 6 Çok bulutlu
Yarın: 21/14 Gökgürültülü sağanak yağış