• 10 Mayıs 2016, Salı

DEVLET

Çok garip işler oluyor.

“Çağdaş dünyada, demokrasilerde yasak olan her şey Türkiye’de serbest, serbest olan her şey de Türkiye’de yasak olur.

Çağdaş dünyada, arabanı kaldırımın üs-tüne bırakma özgürlüğün yoktur, ama ifade özgürlüğün vardır. Türkiye’de arabanı kaldırı-ma park edersen bir şey olmaz da düşünceni ifadeye kalkarsan görürsün gününü.” diyor Ali Sirmen.

 “İLİŞKİMİZ YOK”

Bilmem kaç yıl önce açılan lağım çukuru çöküyor ve üzerinde park eden aracı yutuyor. O aracı kurtarmaya gelen belediye aracıda çukura düşüyor. Yetkililer açıklama yapıyor, “Olayın bizimle ilişkisi yok”.

Söylenecek çok sözüm varda buradan yazacağımı bulamadığım için sizinle paylaşamıyorum.

ÖLÜYORUZ

IŞİD'in attığı roketler nedeniyle bugüne kadar 21 kişinin hayatını kaybettiği Kilis kan ağlıyor.

Gazetelere verilen ilanda "Acele edin. Ölüyoruz. Kilis saldırı altında. Vatan saldırı altında" deniliyor.

Bunları Kilis halkı adına Baro, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odası ve Organize Sanayi Bölgesi başkanları gazetelere verdiği ilanla söylüyor.

Sözün bittiği yerdemiyiz?

Benim söyleyecek sözüm yok. Sizin de varsa kendinize saklayın.

HELAL ETTİ

Altı ay önce yüzde 49,50 oy alarak seçilen Devletin Başbakanı isteyerek görevi bırakmıyorum deyip  herkese hakkınız helal edin diyor. Türkiye’nin ana muhalefet genel başkanı “Hakkımı helal ettim” diyor.

Söyleyecek söz bulamıyorum. Ya siz ne düşünüyorsunuz?

BAHANE

Denizli’de ATM’de para yatıracağı sırada bayılan vatandaşın yanına yardım bahanesiyle yaklaşan şahıs, adamın parasını ve cep telefonunu çalıp kaçıyor.

Söyleyecek sözünüz var mı? İnsanlığın bittiği an mı? İyi düşünün.

CEVAP VEREMEDİK

IŞİD’in bombalı yüklü minibüsle düzenlediği saldırıda yaralanan, tedavi gördüğü hastanede sonrasında şehit olan polis memurunun 5 yaşındaki kızı, “Babam ölmedi değil mi? Babam ölecek mi? Öldü mü? Yani babam gelmeyecek mi, yarın Elazığ’a mı gelecek?” sorularına cevap veremedik.

Yüreği büyük insanların ülkesinde yaşıyoruz ama devlet...

Devletin asli işi, olması gerektiği her yerde olması değil midir?

Devlet, “Dostlar alışverişte görsünler” diyebilir mi?

Her şey yapanın yanına kâr kalmalı mı?

Devletin görevi suçlu aramak mıdır, yoksa sitemimi işletmek midir?

Kavga-dövüş yerine hep birlikte, aklın, bilimin, uygarlığın gereğini yapmak çok mu zor?

Devlet acıların son bulmasını isterken yeni acılar üretmemeli?

Devletin olmaması gerektiği yerde bulunması, nasıl bir demokrasi suçuysa, devletin bulunması gereken yerde ve zamanda bulunmaması da, yine bir suç değil midir?

Yoksa bizim bildiğimiz devlet yerini başka bir yapılanmaya mı bıraktı, bırakıyor?

Devlet, hükûmetten daha geniştir. Hükûmet ise devletin bir parçasıdır.

Devlet, devamlı ve süreklidir. Hükûmet ise geçicidir, kısa ömürlüdür.

Hükûmet, devlet otoritesinin işletilmesini sağlayan bir araçtır. Hükûmet sadece devletin beyni olma görevindedir.

Devlet, kişisel olmayan bir otoritedir. Memurlar bürokratik usullere göre işe alınır ve görevliler, hükûmetin ideolojik isteklerine duyarsız olacak şekilde seçilir.

Devlet, ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil etmeye çalışır. Fakat hükûmet ise belli ideolojileri temsil eder.

Sizce durum nedir merkezde?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
27 / 6 Çok bulutlu
Yarın: 21/14 Gökgürültülü sağanak yağış