• 13 Haziran 2017, Salı

Organize Olmak!

Organize olmak deyince aklıma ilk gelen gelişmişliğin, çağdaş yaşamın olmazsa olmazı geliyor. Bir anlamda zamanı organize etmek, zamanı yönetmek!

Sorumluluklarımızı, zevklerimizi ve hobilerimiz arasında dengeli bir biçimde zamanı paylaştırılarak; sosyal, aile, özel ve iş yaşamı ile ilgili faaliyetlerin etkili ve verimli bir biçimde planlanması.

En değerli kavran zamanımız ise öncelikle onu en verimli biçimde planlamız gerekiyor. Satın alınıp yerine koyamadığımız, bir gün lazım olur deyip depolarımızda saklayamadığımız soyut bir kavram zaman. Zaman aslında hepimiz için çok pahalı ve boşa harcanmaması gereken bir kaynak. Bunun içinde organize olunması, planlı programlı hareket edilmesi gerekiyor.

Geleceği verimli planlayıp, uygulama açısından organize olmak değişmeyen kural. Zamanı, geleceği yönetmek yaşamı yönetmenin tam kendisi değil midir? İnsanın kendisini yönetmesi değil midir?

Yaşamın değerli olduğunu kabul ediyorsak, onu oluşturan anların da değerli olduğunun farkına varmamız gerekir. Başarılı olan ve olmayan iki kişi arasındaki tek fark, sahip oldukları zaman değil, onu nasıl kullandıklarıdır.

Yaşamım değerli olduğunu öğrenemediğimiz takdirde boşa harcayıp hoyrat kullanırız zamanı oluşturan anları. Başarıya ulaşmak için ne kadar az zamanımızın olduğunun farkına varamadığımız anlarda zaman su gibi akıp gitmiş fark edemedik deriz. Çoğumuz zamanı yönetme konusunda bir bilince, bir sisteme ve stratejiye sahip değilizdir.

İnsanın işine, ailesine, sosyal yaşamına ve kendisine ait sorumluluklarını etkinlikle yerine getirmesinin yaratacağı doyum ve başarı duygusu en önde gelen kazançtır. Kıt olan kaynakların ve zamanın bilinçli olarak kullanılması; üretkenliğin ve performansın artması, kariyerde ilerleme, kişisel gelişime zaman ayırma, kendine güven gibi sonuçları doğuracak, bu sonuçlar da maddi ve manevi tüm kazançları beraberinde getirecektir.

İş yaşamı rekabete dayalıdır. Sürekli değişen çevre koşullarına uyum sağlayabilmek, piyasayı, rakipleri, müşterileri iyi analiz edebilmek, müşteri istek ve ihtiyaçlarını algılayarak, yerine getirmek, adeta zamanla yarışmak demektir. İşletmeler verimlilik ve kalite hedeflerine ulaşabilmek için kıt olan kaynakları en etkili biçimde kullanarak en fazla ürünü, en kaliteli olarak üretmek ve zamanında müşteriye ulaştırmak durumundadır. Kıt olan kaynakların arasında, zaman, en önemli kaynak olarak kabul edilmelidir. Zamanın değerini bilen kuruluşlar, rekabette öne geçerler.

Yapılan genel hesaplamalar yaşamımızın; yüzde 32’sini uyuyarak, yüzde 20’sini çalışarak, yüzde 10’unu yemek yiyerek, yüzde 9’unu seyahat ederek, yüzde 8’ini kişisel bakım, yüzde 8’ini öğrenerek, yüzde 7’sini bekleyerek, 6’sını diğer faaliyetlerle geçiririz.

İş yaşamında başarıya ulaşmak için oldukça az bir süremizin olduğu görülmektedir.

Hedeflerin, önceliklerin belirlenmesi, ertelenen önemli işlerin halledilmesi önemlidir. İş yerinin ve çalışma masalarının düzene sokulması, kararların süratli ve yerinde verilmesi, günlük plan yapılması, işlerin bir kısmının devredilmesi, her çalan telefonla konuşulmaması, telefonda etkin konuşmanın öğrenilmesi ve gerektiğinde e.posta kullanılması, gündemli ve verimli toplantılar yapılması, ziyaret saatlerinin belirlenmesi, teknik aksaklıkların en aza indirilmesi amacıyla bakım planlaması uygulanması, hayır demenin yollarının keşfedilmesi gereklidir.

Toplumun ve çevrenin bilinci bu konuda etkilidir. Okumak, başarılı insanları gözlemek ve eğitim çok önemlidir. Ancak zaman yönetimi bireysel bir konu olduğundan, her şey kişiye bağlıdır. Başarılı bir zaman yönetimi için tek bir araç gerekli ve yeterlidir. Bu da kişinin kendisidir ve öncelikle buna zihinsel olarak hazır olmalıdır. Kişi, başarma isteğine sahipse, kendine güveniyorsa, değişim isteği ve mücadele arzusu varsa, gerekli bilgilere sahipse ve yılmadan uygulamaya devam ederse bu konuda inanılmadık sonuçlar elde edebilir.

 Bu toplumda organize olmak mümkün değil, işleri hafife alıp, “nasıl olsa yaparım” düşüncesi, mükemmeliyetçilik, kaygı ya da kendine güvensizlik, “Bırakın da hayatımızı yaşayalım” düşüncelerinden kesinlikle kurtulmamız gerekiyor.

Plan ve planlama organize olmanın temelidir. Plan bir karardır, kararlar bütünüdür, bir sonuçtur. Planlama ise geleceğe ilişkin öngörüde bulunma sürecidir. Bu süreçte geleceğe ilişkin olaylar, zihinsel olarak önceden tasarlanır. Planın mutlaka yazılı olması ve Ne yapılacak? Ne zaman yapılacak? Nasıl yapılacak? Nerede yapılacak? Neden yapılacak? Kim tarafından yapılacak? Hangi sürede yapılacak? Hangi maliyetle yapılacak? Planlar kısa, orta, uzun süreli olabilir. Önemli olan bu planlar arasındaki uyumdur. Günlük olarak yapılan işlerin bizi uzun vadeli planlarımıza yaklaştırması gerekir. Önce genel sonra ayrıntılı planlar yapılmalıdır. Planın gerçekleşmesi izlenmeli, değerlendirilmeli ve gerekli düzeltmeler zamanında yapılmalıdır.

Günün önceden planlanması gerekir. En iyi yol, güne başlamadan veya bir önceki akşamdan günü planlamaktır. Bu iş için 10 dakika yeterlidir. Gün sonu mutlaka günün değerlendirmesi yapılarak, ertesi günün planı yapılmalıdır.

İşinize yaramayan her şeyi çöpe atın yada işine yarayacağını düşündüğünüz başka birine verin. Atmadığınız yada vermediğiniz her şeyi dosyalayıp kaldırın. Masanızda yalnızca o an yapacağınız işi bulundurun. Tek seferde tek iş yapın. Bitirme zamanını belirleyin. İlk önce sıkıcı ama önemli işi yapın. Başladığınız işi bitirin. Mutlaka ajanda kullanın. Güne erken başlayın. İyi bir sekretere sahip olun. Ofisinizde dikkat dağıtıcı hususlara yer vermeyin. Zaman tasarrufu sağlayan araçlardan yararlanın. Telefon kullanma biçiminizi değiştirin. Olumsuz duygulardan kurtulun, kendinizi motive edin. Kendinizi ödüllendirin. İşleri başkalarına da anlatın. Yetki devredin. Önceliklerinizden asla taviz vermeyin. Taviz tavizleri doğurur.

Yetki devri çok önemli. Yetki devri zorunludur ve öğrenilmesi gereken bir beceridir. Önemli işlere zaman ayırabilmek, kendimizi geliştirmek, çalışanlarımızı geliştirmek, motivasyonu yükseltmek ve onların bilgisinden daha fazla yararlanmak için yetki devretmek gerekir.

Yaşamı yaşanmaya değer kılmak için, zaman olarak verilen bu değerli hazinenin farkına varmamız gerekmekte. Etkili kullanılan zaman, etkin bir zihnin göstergesidir.

Zamanı erken yaşlardan itibaren akıllıca kullananlar, anlamlı ve başarı dolu bir yaşamla ödüllendirilirler. Zamanı kontrol etmek, yaşamı kontrol etmektir. Ancak unutmamamız gereken  zamanın tamamını kullanamayacağımızı kabul etme  gerçeğidir.

Hedefli, dengeli ve doyurucu bir yaşam. Olabildiğince organize olabilmek.

Organize olmak, yapılması gereken şeyi, vaktinde yapabilmek, bulunulması gereken yerde vaktinde bulunabilmek, bir şeyi bulmak için çok fazla zaman ve enerji harcamamak gibi avantajları yaşamının usulü haline getirebilmek.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
19 / 8 Çok bulutlu
Yarın: 17/10 Sağanak yağışlı