• 14 Haziran 2016, Salı

ÖLÜMLE GELEN AYRILIKLAR

Bir daha görüşemeyeceğiniz ayrılıklara alışmak zordur.

Ama içinizde hep  “Acaba gün olurda görüşebilir miyiz?” beklentisi sizinle ömür boyu yaşar gider.   

Ölümle gelen ayrılıklara alışmak ise…

Bu ayrılıkta tekrar görüşme ihtimali yoktur.

Belki de bunun için çok zor gelir insana ölümle gelen ayrılıklar.

Her şeye alışılır da ölüme nasıl alışılır bilmiyorum. İçin acır, kanar, nefes alamazsın da çevrende ki herkesten aynı sözü duyarsın "Buda geçecek buna da alışacaksın" peki, ama nasıl?

Bu bir ayrılık acısı değil ki ve alışmak denen o şeyin sadece ölüme sökmediğini düşünüyorum.

Hele hele kaybedilen kişi anne-babanız, sevdiğiniz, değer verdiğiniz, bir şeyleri paylaştığınız bir insan ise daha da zordur onun ölümünü kabullenmek. İlk duyduğunuzda sanki gerçek dışı bir söylenti gibi gelir.

İlk etapta şaşkınlık durumu yaşanır. İnanmak ve kabullenmek ile inanamamak ve reddetmek arası bir durum.

İnsan bir süre kabullenmemekte direnir ölüme. Direnir direnmesine ama bu direnişi uzun süre devam ettiremez. Aradan biraz süre geçtikten sonra acı gerçek tokat gibi çarpar suratına ve anlarsın ki; direnmekte, gerçeklikten kopup hayal âlemine sığınmakta boşunadır. Çünkü yaşam, bizim asla kontrol edemeyeceğimiz bir girdaba kapılmış akmakta ve akarken de kimi zaman güzellikler ve sevinçler kimi zaman ise büyük acılar ve ölümler getirmektedir.

Ölüm, tamamıyla aciz kaldığımız bir gerçeğin ta kendisidir. O yüzden de büyük bir çaresizlik hissi yaratır içimizde. Ama sonunda vazgeçiyoruz direnmekten, isyan etmekten, sorgulamaktan ve kabulleniyoruz ölümü. Biliyoruz ki başka çaremiz yok.

Her canlının bir gün mutlaka yüzleşeceği ölüm bizi de kucağına çekinceye kadar sevdiklerimizin hiç beklenmedik bir anda çekip gidişlerine dayanarak, acı verse de alışarak yaşayacağız.

Belki bir gün onlarla tekrar karşılaşıp, onlara sımsıkı sarılacağımız inanç dünyamızda. Onlarsız bir yaşamın ağırlığını taşımaya alışacağız, çalışacağız. Ancak aradan uzun yıllar geçse de fotoğraflara her baktığımızda eksikliklerini hissedeceğiz.

Her yeni tanıdık yüzü kaybettiğimizde bir öncekilerle olan yakınlıklarına göre gözlerimizden acı yüklü yaşlar akmaya devam edecek.

Belli bir yaşa kadar varlığından bile, bilmemize rağmen haberdar olmadığımız ölümlerle birlikte gelen ayrılıklara alışacağız ama unutmak kesinlikle mümkün olmayacak.

Anne-babalarımızla, sevdiğimiz, değer verdiğimiz, bir şeyleri paylaştığımız insanlarla hayatta iken ne kadar fazla birlikte olma fırsatı yaratırsak en büyük kazanımlarımız bunlar olacak.

Her ayrılıkta kendinize yas tutmak için izin verin, bunu engellemeyin.

Ağlamaktan kaçınmayın. "Güçlü olmalısın", "Ne kadar güçlü hiç ağlamadı" gibi sözleri hiç önemsemeyin. Ağlamak çok doğaldır ve sizi rahatlatır.

Yalandır o “Erkekler ağlamaz” sözü.

Yıldönümleri, doğum günleri, bayramlar gibi özel günler zor geçmeye başlar. Cenaze, dua, mezarlığa gitmek zor gelse de acınızı yaşamanızı ve ifade etmenizi sağlar.

Birçok acının tarifini yapılabiliyoruz ama ölüm nedeniyle bir yakınımızı kaybettiğimizde yaşadığımız acının tarifi yapabilen var mı?

Hayatın her acıya rağmen devam ettiği unutmamalıyız.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
27 / 6 Çok bulutlu
Yarın: 21/14 Gökgürültülü sağanak yağış