• 16 Nisan 2016, Cumartesi

DOĞRULUĞUN GEREĞİ

Kolaycılık, dayatılana boyun eğip sadece toplumsal normlara göre seçim yapmak ve özgür irademizi törpülemek değil de nedir?

Sadece kendini düşünmek, kendi menfaatlerini gözetmek ise bencilliğin ta kendisi değil midir?

Kolaycılığı ve bencilliği tercih eden tembel bir topluma dönüştük, dönüşmek üzereyiz.

Yeni evlilerin karşılaştıkları sorunları boşanarak çözmeye çalışmaları kolaycılığın, bencilliğin en üst noktasıdır, günümüzde!

Fakat hayal ettiği oyu alamayan siyasetçinin, seçmene kızarak kendisini aklamaya çalışma kolaycılığına ise bir türlü akıl sır erdiremiyorum.

Demokrasiye inanmak, sadece kendi fikirlerini savunmak, karşıt görüşleri eleştirmek olmadığı öğrenmemiz gerekiyor!

Seçim sonucunda milletin kararına saygı duyabilmek, onları anlamaya çalışmak çok önemli!

Toplumda ortaya çıkan kötülüklerin, hırsızlıkların, haksızlıkların ve yolsuzlukların sorumlusu olarak sadece iktidarı görmek ne kadar doğru olur?

Bu gidişattan herkes sorumludur!

Seçmen bir önceki seçime göre iktidara olan güvenini tazelemiştir.

Bu nedenle, onlara kızarak, aşağılayarak veya yok sayarak kolaycılığa kaçmak yerine, seçmeni ikna ederek, kendilerinin ülkeyi daha iyi yöneteceklerine ve milletin aş, iş, eğitim, sağlık, huzur ve güvenli bir gelecek beklentilerini karşılayabileceklerine inandıramayan muhalefet partilerine yüklenmek, geleceğimiz adına daha faydalı olmaz mı?

Güçlü iktidarlar ancak güçlü muhalifler sayesinde hata yapmadan hizmet edebilirler. Aksi halde iktidarın meydanı boş bularak, keyfi bir idare şeklini benimsemesine sebep olunur.

Bugün yaşadıklarımız sizce nedir?

Politika “Sen-ben yok, biz varız!” diyerek güvenilir insan olarak yapılmalıdır.

Armut hiç bir zaman pişip ağzımıza düşmemiştir, düşmeyecektir de.

Yeteri kadar mal, yeteri kadar hizmet, yeteri kadar fikir üreten ulus olmalıyız.

Yetersizlik bizlere enflasyon, entelektüel fukaralık olarak geri dönmemelidir.

Aksi takdirde rekabet yok olur. Rekabetin olmadığı yerde kalite yoktur, mallar, hizmetler ve fikirler birbirleriyle yarışmazlar.

Seçimlerde birbirleriyle yarışanlar, vizyonlarıyla, fikirleriyle, projeleriyle, kendilerine ait hikayeleriyle yarışmalıdır.

Vaz geçilmez olmadığımızı ah bir öğrenebilsek.

Üyesi olduğumuz, ama yönetimlerinde olmadığımız yapılanmaları desteklemesini, sahip çıkmasını, yöneticisi olduğumuz birimlerden ayrılmasını becerebilsek, benden sonrası tufan dememeyi öğrenebildiğimizde her şey kendiliğinden düzelecek.

Kayıp ettiğimizde kazananı tebrik etmeyi, elde edilen başarılarda ve yapılan güzellik karşısında takdir etmesini, yapılmayanı egolarımızda kurtularak eleştirmeyi becerebilmek kolaycılık, bencillik değil; doğruculuktur, rekabettir, güzelliktir, kalitedir, en önemlisi de demokrasinin gereğidir!

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 7 Çok bulutlu
Yarın: 13/6 Çok bulutlu