• 16 Mayıs 2016, Pazartesi

SON İNCİR Mİ?

10-15 yıl sonra incir ve zeytin yiyememe ihtimalimiz mi var?

Ah bu çevreciler yok mu, ah bu çevreciler. Her şey onların başının altından mı çıkıyor yoksa?

Germencik Çevre Derneği, jeotermal elektrik santrallerinin etkilerine karşı verilen mücadeleye destek olmak amacıyla incir kermesi düzenlemiş, geçen hafta.

Kermeste, jeotermal santrallerinde çevreye duyarlı teknolojinin kullanılmamasına tepki gösterilmiş.

Böyle bir durum mu var?

Olsaydı devlet müdahale etmez miydi?

Peki devletin görmediğini, göremediğini bu çevreciler nasıl oluyor da görüyorlar, görebiliyorlar?

Bakın bakın kermese kimler katılmış; CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, CHP İl Başkanı Bayram İnci, Germencik Çevre Derneği Başkanı Baykan Uğur, Aydın Çevre Kültür Derneği Başkanı Mehmet Vergili, Ziraat Mühendisleri Odası Aydın Şubesi Başkanı Mahmut Nedim Barış, Eğitim Sen Aydın Şubesi Başkanı Ali Gün, Aydın Tabip Odası eski Başkanı Metin Aydın, CHP Efeler Kadın Kolları İlçe Başkanı Ülkü Dalar.

SORULAR

Neden MHP’liler, Ak Partililer yok?

Neden başka başka işçi ve memur sendikaları gelmemiş, bu kermese?

Neden hep aynı insanlar, “Zeytin ve incir elden gidiyor, jeotermal bizi zehirliyor” diyor.

Eski Tabip Odası Başkanı bu kermeste var da, yeni seçilen Tabip Odası Başkanı veya yöneticileri bu kermeste neden yok?

Çağrılmadılar mı? Yoksa…

“KARŞI DEĞİLİZ”

Germencik Çevre Derneği Başkanı Baykan Uğur, insan odaklı olan ve kent ekonomisine katkıda bulunan hiçbir yatırıma karşı olmadıklarını söylüyor.

Jeotermalin yasalara uygun şekilde kullanılmadığını iddia eden Uğur, "Jeotermal santralleri, yasalara uygun şekilde çalışmıyor. Akışkanlar, maalesef derelere ve çaylara bırakılmakta. Kimyasal atıklarla dolu olan bu akışkanlar, önce suyumuzu sonra toprağımızı daha sonra da bitkilerimizi zehirlemekte. Bu bitkileri tüketen insanlarının da sağlıkları tehlikeye girmekte. Yeraltı zenginliği olan jeotermal, Aydın için bir lütuf.  Ama bunun için yer üstü zenginliklerini yok etmeye değer mi?

Dünyanın hiçbir yerinde yetişmeyen sarı lop incir, sadece bölgemizde yer almaktadır.

Peki, jeotermal için incirimizden, zeytinimizden, bitki örtümüzden, insanların sıhhatinden vazgeçmeye değer mi?

Bu nedenden dolayı yasalara uygun olmayan jeotermal kullanımına karşıyız. Bu mesele sadece üç beş çevre örgütünün meselesi değil. Lütfen duyarlı olalım. Bu, 1 milyon Aydınlının derdi. Bundan sonraki görev Aydınlıların olmalı ve Aydınlılar sağlığına sahip çıkmalı" diyor.

Bu sözlerin neresi yanlış?

Doğru olmayan nedir?

Neden oldu bilmiyorum ama soluduğumuz havanın kukusu, rengi değişmedi mi sizce?

Ciğerlerimize bor buharı mı çekiyoruz?

Sahi, neden Aydın’ın havası kokar oldu?

Ortaya çıkan kokunun arıtma kokusu olmadığını çok iyi biliyoruz. Peki, burnumuza gelen bu koku nedir? Bunun insana, çevreye zararı var mıdır?

“İKİ SENE DE AMORTİ”  

Milletvekili Hüseyin Yıldız da, "Firmalar daha fazla kar elde etmek için çevreye uygun bir jeotermal elektrik santrali kurmuyorlar. Biz jeotermale karşı değiliz, sadece çevreye uygun teknoloji ile kullanılmasını istiyoruz. Aydın halkı, bizleri, Aydın’ın sorunlarını Meclis’te çözmemiz için seçti. AK Parti’nin şu anki mevcut milletvekilleri sadece ve sadece talimatla iş yapıyorlar. Dünyanın her yerinde jeotermal var ve çevreye uygun teknoloji ile kullanıyor. Şuanda Türkiye ise Avrupa'da 20-25 yıl önce çöpe atılan jeotermal teknolojisini kullanıyor. Düşünün bir Jeotermal elektrik santrali 20-25 milyon dolara mal oluyor ve 2 senede de kendisini amorti ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde kendini iki yılda amorti eden hiçbir yatırım yok. Aç gözlülük yapıp hem Aydın’a zarar veriyorlar hem de 500-600 bin dolar para vermemek için Aydın’ı çölleştiriyorlar. Aydın’ı ancak ve ancak Aydınlılar kurtaracak. 10 yıl sonra belki incir ve zeytin yiyemeyeceğiz" diyor.

Vekil Yıldız’ın söyledikleri doğru mudur?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
21 / 15 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/13 Çok bulutlu