• 17 Mayıs 2016, Salı

ÇAĞRI

Betonla değil sevgi ile büyümeliyiz.

Bilgisayarla değil sevgi ile gelişmeliyiz.

Allah’ın bize bağışladığı bu güzel ülkemizi koruyarak!.

İçinde sevgi, vicdan ve ahlakın olmadığı hiçbir çalışmanın başarılı olamayacağını unutmadan!. Ülkemizin dağını taşını severek, koruyacağız.

Bozmayacağız, yıkmayacağız, kırmayacağız.

Yaylalarımıza çıktığımızda hamburger, pizza, beyaz fırın ekmeği yemeden!.

Nerede benim bazlamam, tereyağım, balım, yumurtam, karacaotlu kuru kesiğim?

Nerede benim tandırım, ayranım, çorbam, alabalığım, sazanım?

Daha yeşile, daha maviye, çok daha temiz havaya, çok daha temiz sulara ihtiyacımız var.

Büyüyeceğiz diyerek kaybetmeyi istemeden. Yollar yaparken içine sevgi koymayı unutmadan.

Çöpü çöptenekesine atmasını, aracımız durdurup bırakın küllükleri dökmeyi, aksırıp tıksırmamayı da öğreneceğiz.

Soluduğumuz temiz havanın, içtiğimiz temiz suyun kaynağını unutmadan.

Betonla değil toprakla bütünleşerek.

Korku ve ceza kültürünün yerini sevgi kültürünün almasını besleyerek!.

Unuttuğumuz o menemenden iştah ile aldığımız lokmaları, kuş sesleri eşliğinde uyandığımız o sabahları kaybetmeden.

Kendimizi binalara hapis etmeden, çıkıp doğa ile buluşup,  güzelliklerimizi keşfederek.

Keşfedelim ki onları kaybetmek istemeyenlerin sayısını arttırabilelim.

Yabancılaşmanın ebatları evren ölçüsünü almadan, bize yaşam verenin marketler, şirketler yahut fabrikaların değil toprak, gök ve suların olduğunu hatırlayarak.

Şehirleşmenin laneti üzerimize oturmadan, aç gözlülük ve hırsın bizleri teslim almasına izin vermeden.

Sizlere minimum karışıklık; bol miktarda barış ve huzur vadediyorum.

Azalan kaynaklarımızı hassas kullanarak, bilinçli kullanarak,  farkındalık ile beslenmek, sevgi ile çalışmaktan bahsediyorum.

Yeni rotalarımız, parçası ve sahibi olduğumuz güzelliklerin sürdürülebilirliği için yaşarken yaşatmasını başararak.

Kentin ışıkları bozmadan, yıldızların altında, doğanın kalbinde olabilmeyi yaşamak için.

Topraktan ayrı düşmüş biz şehirliler olarak mevcut güzelliklerimizin farkına varırken etkileşimi

fark ederek.

Ön yargıları bir tarafa bırakıp, fikirlerdeki farklılıklardan beslenerek!.

Farklılıkları amaçtaki ortaklıktan şaşmadan işleyebilmeliyiz.

”İyi kararı” verebilmek için tartışmasını öğrenmek gerek.

Kırmadan, dökmeden, bozmadan!.

Düşünceleri olgunlaştırmak asıl mesele. O şehirlilik aceleciliğinden kurtularak.

İnsanları bıkkın hissedecek duruma getirmeden.

En önemli şey yürekten iletişim. Birbirimizi anlamayı başarmak!.

Yüreği koyu yeşil, dilekleri orman dolusu, hayalleri tabiat kokan olmaktan bahsediyorum.

Sizleri doğaya misafirliğe, sohbet etmeye, oyunlar oynamaya çağırıyorum.

Kaybetmeden, kırmadan dökmeden kazanmayı, korumayı çok daha çabuk öğrenmek için.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
21 / 15 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/13 Çok bulutlu