• 18 Haziran 2014, Çarşamba

YAŞAYAN ÖLÜLER Mİ OLDUK?

Herkes her şeyi bilmez oldu.

Aslında işine geleni biliyor, geri kalanını bilmez olanların sayısı rekorlar kırmaya başladı.

Adamlar yol kesip kimlik kontrolü yapıyor, adam kaçırıyor, hangimizin haberi var? Olanlarda susmayı tercih ediyor...

Adamlar çocuk kaçırıyor, anneler feryat figan, kimin umurunda?

Adamlar bayrağımızı indirip tahrik güçlerini arttırmaya çalışıyor…

Adamlar büyükelçiliğimizi basıp vatandaşlarımızı başka yere götürüyor…

Birileri telefonlarla canlı yayınlara bağlanıp evlenen çiftleri tebrik ediyor...

Ne oldu benim ülkemin insanlarına?

Bir araba bozulduğunda tamirci, birisi hastalandığında doktor, vatan millet denildiğinde aslan kesilen benim halkıma ne oldu?

Hayatta her şeyi bilmek zorunda değiliz! Ama ülkemizle ilgili, yarınlarımızla ilgili her şeyi ama her şeyi bilmek, gelişmeleri takip etmek zorundayız.

İşimize gelse de, gelmese de!

Yarınlarda üzerine yatacak kulağımız kalmadığında ne yapacağız?

Bilir de bilmez olmak, görür de görmez olmak, duyar da duymaz olmak…

Görür, işitir ve hisseder gibi duran ama aslında duymayan, görmeyen ve hissetmeyen insanlar mı olduk yoksa?

Yoksa her ne kadar yaşıyor gibi gözüksek de aslında tam anlamıyla ölüler gibi mi olduk?

Gelin yaşayan bir ölüden, gerçek anlamda yaşayan bir insana dönüşmek içim çaba gösterelim.

“Kör ve sağır ile gören ve işiten eşit olur mu?”

Bilip de bilmez olmak, bilmemekten daha tehlikeli, değil mi?

Bütün bunlar ümitsiz olduğumu düşündürmesin. Dünden daha ümitliyim ülkemin yarınlardan, insanlarından.

Biliyorum bugünlerde geçip gidecek. Bilir, görür, duyar olacağız. Hatta yine hepimiz doktor, hâkim, tamirci, hakem olacağız bu aydınlık ülkemin insanları olarak.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
21 / 15 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/13 Çok bulutlu