• 21 Nisan 2016, Perşembe

Yaşamı kolaylaştırmak

Hayatın belli kademelerinde belli sıfatlarla yaşantımızı sürdürüyoruz.

Kimimiz çalışan, yönetici, kimimiz de başka başka konumlarda.

Bazılarımız anne ya da baba, dede ya da nine, amca ya da hala, ya da daha büyümedik çocuğuz.

Özetle hayatımıza hangi sıfatlarda ve şekillerde devam edersek edelim hepimizin görevleri ve sorumlulukları var.

Çevrenizde falancanın tam bir görev insanı olduğunu duymuşsunuzdur, belki de bu iltifata siz de maruz kalmışsınızdır ya da iltifatı siz yapmışsınızdır.

Peki, tam bir görev insanı olmak ne kadar yeterli?

Kabaca tarif edersek “verilen görevi eksiksiz olarak ve zamanında yerine getiren kişi” görev insanıdır. Görev ve sorumluluk bilinci ise çağımız insanı için önemli bir özellik.

Kısacası sonuca bakmadan görevini yapmada zaman zaman eksik kalan nokta; yapılan iş ile sonuçları arasındaki bağları yorumlayabilme yeteneği olunmasıdır. Bu beceri beynin sorumluluğundadır. Yani bir iş yapılırken beyin karar alıyor ve uygulatıyor, yapılan işin sonucunu da düşünerek hareket ediyor, yani sorumluluk alıyor. Görev kişiye başkası tarafından verilir, sorumluluk ise verilen göreve ek olarak kişi tarafından alınır. Görevin yeterliliği bilimsel olarak ölçülebilir, sorumluluk ta ise bilimsel bir yeterlilik yoktur. Sorumluluk yerine getirilen göreve göre çok daha göreceli bir kavramdır. Görev de yapılan işin kendisi önemlidir, sorumlulukta ise sonuçlar daha önemlidir. Yapılan işin çevresine olabilecek olumsuz etkileri öngörülmeye ve önlem alınmaya çalışılır. Bir görev insanı aynı zaman da sorumluluk sahibi demek değildir. Görevini yapar ve gerisi ile ilgilenmeyebilir. Sorumluluk alan bir insan ise (çoğu zaman - istisnalar kaideleri bozmaz) aynı zaman da iyi bir görev insanıdır diyebiliriz. Bir yönetici gözüyle baktığımda sorumluluk duygusu eksik olarak verilen görevlerin bana geri döndüğünü defalarca gördüm. Yaşadığımız mevcut zaman diliminde zaten görev-sorumluluk kavramlarının ayrılamayacağını en azından ayrılmaması gerektiğini düşünüyorum. Belki eskiden yönetim kademeleri daha belirgindi, bir işin bir sorumlusu olur, tüm işler bir noktadan kontrol edilebilirdi. Ancak artık takım kavramı hayatımızda haklı bir öneme sahip ve bir işten birden fazla kişi sorumlu ve görevli. Bir işi sorumluluk hissetmeden sadece görev kaygısıyla yapmak ne o işi yapanı ne de işvereni tatmin edebilir.

Herkes, işinin, görevinin, yetkisinin, sorumluluğunun uzmanı olsa, doğruyu, güzeli, iyiyi, temizi saptırmadan uygulayabilse "Bana ne" demese, esastan ödün vermeden çalışıp hizmet etse, bilgi, bilim, kültür, sanat ortamından ayrılmaz ve onu rehber edinse, işler çok düzgün, yaşamak kolay olacaktır.

“Herkes kapısının önünü süpürse, kentin tüm sokakları temiz olur” atasözüyle bağdaşmış olsak, mutluluk bizimledir. Mutlu olabileceğimiz o kadar çok şey var ki, bakmak, görmek, aramak zahmetine katlanmamız gerekir.

İnsana değer verdiğimiz oranda, görev ve sorumluluklarımız o çapta önem kazanır. Akıl ve düşünce yoluyla, sevgi ve saygı ortamı içinde bunlardan yararlanmak, elbette güzeldir, mutluluk vericidir. Canlı ve cansız varlıklara, özellikle insan ve doğaya, zarar vermeden, hürriyet ve özgürlüklerine, haklarına engel olmadan, adaletten, hoşgörüden, doğruluktan, yasalardan ayrılmadan, görev ve sorumluluklarımızı bilerek yaşamı daha da kolaylaştırmak elimizdedir.

Siz ne dersiniz?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
27 / 6 Çok bulutlu
Yarın: 21/14 Gökgürültülü sağanak yağış