• 23 Mart 2016, Çarşamba

Gün gelecek

Dün ile bugün arasında köprü kuran, yarınlara köprü kurmamızı sağlayan yaşlılarımızın mutlu yaşayabildiğini gönül rahatlığıyla ifade edebiliyor muyuz?
Devletimizin öncelikli görevi olarak saydığımız bu görevin bireysel olarak, çekirdek aile olarak neresindeyiz?
Gün gelecek hepimiz yaşlanacağız.
Kendi evlerinde yaşaması gereken yaşlılarımızın, artık yaşlılar evine gönderildiği gerçeği yaygınlaşmakta.
Bunun nedeni artan sabırsızlıklarımız mıdır?
Yaşamlarını bizlere adamış bu insanları bir kenara koyar gibi yolları ayırmak ne kadar doğrudur?
Gün gelecek dünya yaşlı nüfusunun üyeleri olacağımızı unutmayalım.
Gelin bahaneleri bir kenara koyup yaşlı insanlarımızı nasıl mutlu edebiliriz onu düşünelim.
Yaşlı insanları mutlu ve sağlıklı tutabilmek için onların fiziksel, ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarının giderilmesine özen gösterelim.
Torunlarını öpüp okşayan, çocuklarını koklayan, ailesiyle sofraya oturan bir yaşlının ihmal edildiğini düşünmesi mümkün müdür?
Onların istediğinin; yaşayacak bir yer, yemek için besin, yetecek kadar gelirin ötesinde olduğunu unutmayalım.
Önemli olduklarını unutturmayalım.
Bir gün bizde yaşlı olacağız. Yaşlılarımız için yeni bir sayfa açıp açmamak sizin bileceği iş. Fakat ne ekersek onu biçeceğimizi asla unutmayalım.
Yarın çocuklarınızın size nasıl davranmasını istersiniz? 
“Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmağa hakkı yoktur” diyor, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk.  

RAKAMLARIN DİLİYLE 
Türk Geriatri Derneği basın bildirisinde yaşlılık oranları rakamların diliyle şöyle özetleniyor:
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu yaş grubu için kronolojik bir tanımlamayı tercih etmekte ve yaşlılık dönemini 65 yaş ve üzeri grup olarak kabul edilirken, yaşlılık, Birleşmiş Milletler çalışmaları kapsamında 60 yaş ve üzeri grup olarak kabul edilmekte.
Geriatrik (yaşlı) nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünyanın pek çok ülkesinde gün geçtikçe artmakta. 2 bin yılında 605 milyon civarında olan 60 yaş ve üzeri nüfus 2025 yılında 1.2 milyara; 2050 yılında ise 2 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Yaşlı nüfusa ilişkin bu artışı daha yakından algılanabilmesi için Çin örneği verilmekte. 2020 yılında Çin'de 274 milyon 65 yaş ve üzeri nüfusun yaşayacağı tahmin edilmekte. Bu nüfus, Amerika Birleşik Devletleri'nin bugünkü nüfusundan daha büyük olduğuna dikkat. Yaşlılık dönemi de kendi içinde yaş gruplarına ayrılmıştır: 65-74 yaş arası nüfus, 75-84 yaş arası nüfus, 85 yaş ve üzeri nüfus. Dünyada 80 yaşın üzerindeki yaşlı nüfus artışı da gelecek yıllarda beklenmekte.
Türkiye'de de beklenen yaşam süresinin artmasıyla birlikte 65 yaş ve üzeri nüfusun dünyada gözlenen değişimine benzer bir süreç yaşanmaktadır. 2003 yılı itibarıyla yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı %6,9 olmuştur. DPT tarafından hazırlanan raporlar; 2005 yılında 6 milyon 147 bin olan 60 yaş ve üzerindeki kişilerin sayısının, 2015 yılında 8 milyon 442 bin 700, 2025 yılında ise 12 milyon 55 bin 400 olacağını bildirmektedir. Türkiye'de hayatta kalma beklentisi 2005 yılı itibari ile 70.8 yıl iken, 2015 de 72.3 yıl, 2023 de ise 74.1 yıl olacağı ön görülmektedir. 
Bugünlerimizin mimarı olan değerli büyüklerimize sağlık, mutluluk ve esenlik dileklerimle ellerinden öpüyorum.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 7 Çok bulutlu
Yarın: 13/6 Çok bulutlu