• 24 Nisan 2017, Pazartesi

Laiklik!

Laiklik nedir diye düşündüğümüzde cevabın sadece din-devlet işlerinin birbirinden ayrılmasından öteye bir kavram olduğunu artık anlamamız gerekiyor.

Laiklik dinsizlik veya dini hazmedememek de değildir!

Laiklik, demokratik sistemlerde yaşama alanı bulur. Demokratik sistemde gelişir, yaşar ve demokrasiyi yaşatan ve geliştiren bir görevi vardır. Demokrasinin olmadığı yerde laikliğin uygulanması veya var olduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi, demokratik yönetimlerin de laiklik ilkesine sırtını dönmesi mümkün değildir. Çünkü o zaman, çağdaş bir demokrasi anlayışından söz etmemiz mümkün olamayacaktır.

Laiklik, bir toplumdaki en önemli dinamik olan inançları ve inanışları bir arada, barış içerisinde, hoşgörü içerisinde ve azınlığın çoğunluk karşısında ezilmesini önleyecek şekilde muhafaza eden ve inanç alanında herkesin kendi dairesinde özgür olmasını sağlayan demokratik mekanizmaların en önemlisidir.

Laiklik; din ve inanışlar karşısında, devletin taraf olmasını, biri lehine ağırlık koymasını engeller. Bu anlamda laik devlet, inanışlar karşısında aynı mesafede olan ve herkesin inancını yaşaması ve inancını yaşama alanlarının güvence altına alınmasını sağlayıcı bir ilkedir. Laiklik; gelişen bir inancı kontrol ve baskı altına alma mekanizması olmadığı gibi, insanlara inancının nasıl olması gerektiğini öğreten veya inançları için neler yapması gerektiğini vaaz eden bir öğreti hiç değildir.

Laiklik; çağdaş demokrat devletin, insanlara sağladığı demokratik hak ve özgürlüklerin inanç alanındaki arabulucu noktası ve uzlaşma ilkelerinin bütünüdür. Ama laiklik, inananların üzerinde sistemin bir tehdit kılıcı ve hizaya getirme mekanizması değildir.

Laikliğin ne olduğunu veya bir başka ifadeyle ne olmadığını artık öğrenmemiz gerekiyor.

Bunun için aydınlarımız ve devleti yönetenler başta olmak üzere, herkesin meseleye objektif, önyargılarından, hislerinden ve kaygılarından uzak bir şekilde yaklaşması Türkiye’nin önceliğidir. Laiklik, devlet politikasıdır. İnançlara bir müdahale ve baskı aracı hiç değildir.

Laiklik ilkesi doğru yorumlanmalı ve doğru uygulanmalıdır. Dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatma ve tesirsiz hale getirme mekanizması olarak ele alınması büyük tepkileri kendiliğinden oluşturur.

Toplumda insanların ilişkilerinin düzenlenmesi, beşeri ilişkilerin doğru, sağlıklı ve belli ahlaki kurallara dayalı olarak yürütülmesinde dinin ve dini inançların rolü inkâr edilemez. Bu rol yok sayıldığı veya yok etmeye çalışıldığı takdirde, toplumdaki kargaşa ve dengesizliklerle karşılaşılacağını bilmemiz gerekiyor.

Aslında İslam doğru anlaşıldığı ve öğrenildiği takdirde, sosyal hayatta en önemli pekiştirici ve düzenleyici güç olarak pekâlâ uygulama ve hayat alanı bulabilecektir. Bu da hiçbir açıdan sıkıntı doğuracak bir olgu değil, tam tersi, toplumdaki her kesim açısından bir huzur ortamının oluşmasının araçlarındandır. Burada basın olarak bizlere de büyük görevler düşmektedir.

Laiklik bir devlet ilkesi, politikasıdır.

Laiklik dinin alternatifi değildir. Bu düşünce yapısını başarabildiğimiz andan itibaren sağlıklı bir düzenleme ve yapılanma sağlanabilecektir. Temelde yapılan hata, hem laikliğin, hem de İslam’ın veya diğer inançların bir sosyal olgu ve konu olduğundan ziyade, bir problem olarak algılanmasıdır.

Ne zaman büyük düşünmeyi, tarafsız düşünmeyi, birbirimizi hazmetmeyi ve anlamayı, olayları ve kişileri değil de fikirleri tartışmayı öğrenirsek işte o zaman hadiseleri doğru teşhis etmeye ve doğru çözümler üretmeye başlayacağız demektir.

Her konuda olduğu gibi mesele aynı fikirlerde olup anlaşmak değil. Mesele farklı fikirlerde olup birbirine saygı duyabilmektir. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
19 / 8 Çok bulutlu
Yarın: 17/10 Sağanak yağışlı