• 25 Nisan 2016, Pazartesi

AYDIN NE DEMEK

Gerçek dünde böyleydi, bugünde böyle. Yarında böyle olacak, olmalı da.

Aydınlıyım diyebilmekten bahsediyorum.

Önce Aydın diyebilmekten.

Önce AYDIN, sonra Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası, Didim, Çine, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Köşk, Yenipazar, Bozdoğan, Sultanhisar, Kuyucak, Buharkent, Karacasu, Karpuzlu.

Aydın ilinin 17 ilçesi olduğunu ve her birinin vazgeçilmez olduklarının altını bir kez daha kalınca çizmek gerekiyor.

Her ilçenin kendine has özellikleri ve ödevleri var tabii ki. Bütün bu özellikler de Aydın ilini oluşturduğunu unutmamalıyız.

Yıllardan beri özellikle siyasetçilerin körüklemesiyle Aydın ilinin vazgeçilmez parçası olduğu unutturulmaya çalışıldı, bazı ilçelerde. Bu yanlışlık her alanda bir kanser gibi sarıp sarmaladı güzel Aydınımı.

Bunun yanlış olduğu; Küçük, şahsi hesaplar veya günü kurtarma adına hep görmemezlikten gelindi.

Hatta insanlar, özünde centilmenliğin olması gereken spor faaliyetlerde bile gün geldi kanlı bıçaklı durumlara itildi. Bu durumlara seyirci kalındı; İlçeler il, kasabalar ise ilçe yapılacak vaatleriyle kandırıldı.

Tekrar İzmir’in ilçesi olabilme özlemleri.

Sözde sınırlar çizildi, sözde yeni plakalar takıldı.

Bu arada atı alan komşu iller çoktan Üsküdar’ı geçti, tavşanlar bayırları aştı.

Bireysel başarılar dışında Aydın olarak küçüldük, büyüyemedik.

En basitinden 1957 yılından beri Çıldır’ı havalimanı yaptık ama uçamadık. 2018-19’dan önce de olmayacak gibi görünüyor.

Dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından yapımı başlatılan Aydın İzmir otoyolu tamamlandı ama bu yolun Denizli ve Antalya devamı tamamlanamadı.

Bugünkü süper lig konumunda futbol ligine yükselerek İstanbul’da tarih yazan şehrin adını taşıyan Aydınspor bugün amatör kümeden birkaç özverili Siyah-Beyaz renk aşığı tarafından kurtarılmaya çalışılıyor.

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi apar topar, yangından mal kaçırır gibi, büyükşehir yapıldık.

Büyükşehir Belediyesi fiziki yetersizlik içerisinde toparlanmaya ve yapılanmasını tamamlaya çalışırken, 

Efeler, Aydın’ın en büyük ilçesi kimliğine sanki gökten zembille inmişçesine bir gecede kavuştu. Efelerin Belediyesi, sahipsizliğinin iki yılını kısmen deneyimli kadrosuyla hizmet üretme çabası içerisinde geride bıraktı. Efeler Belediyesi kendi hizmet binasına kavuşabilme bilmecesiyle 3. yılına girdi. Büyükşehir olan Aydın, İl Müftülüğüne yeni ve modern bir hizmet binası yapmayı başarmasına rağmen en büyük ilçe belediyesini adeta ortada bırakıldı.

“Sizin için çalışıyoruz” pankartlarına ne demeli?

Aydın için atanmadınız mı, Aydın’a hizmet etmek için aday olup seçilmediniz mi?

Bu arada Aydın’da hiç mi güzel işler yapılmadı?

Yapıldı tabii ki. Ama daha fazlası neden yapılmadı, yapılamadı, yapılamıyor?

Bence tek sebebi var, hep bir ağızdan AYDIN demesini beceremedik.

Atanan ve seçilenler olarak da ne kadar AYDIN denildiği de ortada.

Senin ilçen, benim ilçem, senin odan benim odam. Senin mahallen, benim mahallem. Senin partin, benim partim. Benim belediyem, senin belediyen.

Ne demek senin, benim demek?

Hepsi Aydın’ın, hepsi bizim değil mi?

Aydın demek biz, biz demek Aydın demek değil mi?

Aydın demek ne demek?

AYDIN demek, Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası, Didim, Çine, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Köşk, Yenipazar, Bozdoğan, Sultanhisar, Kuyucak, Buharkent, Karacasu, Karpuzlu demek değildir de nedir?

Daha fazla, özveriye, daha fazla çalışmaya, daha fazla Aydın demeye ihtiyacımız var?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
21 / 15 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/13 Çok bulutlu