• 28 Mart 2016, Pazartesi

Su ve İnsan

“Su insanlık hakkı olarak kabul edilmeli” deniliyor.

Gerçekten su insanlık hakkı mıdır?

Günümüzde insan hakları tartışmasına eklenen yeni bir boyut su hakkı konusu.

Su insan yaşamının sürmesi için hava kadar zorunlu unsurlardan biri. Bu nedenle de

öncelikle yaşam hakkının ayrılmaz bir parçası.

Su hakkını garanti altına alan herhangi bir uluslararası sözleşme var mı bilemiyorum ama

yeryüzündeki tüm canlı varlığının hayatını sürdürebilmesi temiz ve yeterli

su kaynaklarının ulaşılabilir olmasına bağlı.

Ancak dünya nüfusunun artması, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri, suyun yeryüzündeki dağılımı ve kullanım şekli, su kaynaklarının kirletilmesi, su hizmetlerinin yanlış yönetimi ve

suyun ticarileşmesi gibi etmenler su ile ilgili ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor.

Dünyada 3 milyar kişi yeterli su ve temizlik anlamındaki sağlık koşullarından yoksun.

Bir milyarın üzerinde kişi ise temiz suya düzenli bir şekilde ulaşamıyor.

Geleneksel yapı sonucu ev işi ve çocuk bakımı ile ilgilenen kadınlar her gün zamanlarının

büyük bir kısmını uzak mesafelerden su taşımaya ayırmakta.

Sonuç olarak dünyanın gelişmiş ve azgelişmiş bölgeleri arasında suya bağlı temizlik koşulları

alanındaki eşitsizlik, cinsiyet ayrımı gibi diğer eşitsizlikleri körüklemekte, eğitimin

ve refahın altını oymakta ve yoksulluğu beslemektedir.

Bütün bu gerçeklerin ışında su sorunları ortak bir uluslararası müdahaleyi harekete geçirememiştir.

Artan nüfus, kentleşme ve sanayileşme nedeniyle su talebi artmakta, ancak su kaynakları kirlilik tehdidi her geçen gün artmakta.

Dünyada 3 milyar insan kentlerde yaşamakta bu rakamın 2025'te 4,5 milyara yükseleceği tahmin edilmekte.

İnsan yaşamı için taşıdığı önemin yanı sıra su, günümüzde ekonomik mal, hizmet ve yatırım alanı olarak görülmekte, bu durum uluslararası serbest ticaret anlaşmaları ile genişleyerek devam etmekte.

Su herkese ait midir?

Temiz su, kâr elde etme temelinde sunulacak bir mal ya da hizmet değil; yasal bir hak mıdır?

Suyun sadece ekonomik bir değer olarak ele alınması çevre ve insan sağlığını tehdit etmekte midir? Suyun “Temel bir insan hakkı” olarak ilan edilmesi tüm bu soruların cevabına çözüm olacaktır.

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Aydın Şubesi Başkanı Mahmut Nedim Barış, Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, suyun savaş nedeni olacak kadar önemli bir kaynak olduğunu söylüyor.

ENERJİDEN SONRAKİ HEDEF SU

Barış, sözlerine şöyle devam ediyor:

"Yeterli ve güvenli suyun olmadığı koşullarda tarımsal üretimin yeterliliğinden, gıda egemenliğinden ve dolayısıyla insan yaşamının sürdürülebilirliğinden söz edilemez. Savaş nedeni olacak kadar önemli bir kaynak olan su, alınıp satılacak bir mal değildir. Su kaynaklarının gittikçe azaldığı günümüzde, dünyada gücü elinde tutmaya çalışanların petrolden sonraki hedefi su olmuştur. Artık ülkelerin su politikalarında yapılacak yanlışların bedeli çok ağır ödenecektir. Suyun bu derece önemli olduğu günümüzde, Türkiye olarak su zengini olmadığımızın da farkında olarak doğru su politikalarının uygulanması gerekmektedir. Gelecek nesiller için akarsularımızı HES şirketlerine vermekten vazgeçmeli, madenler ve sanayi tesislerinin akarsu havzalarını kirletmesinin önüne geçmeliyiz. Çok uluslu şirketlerin sularımız, üzerinde egemenlik kurmalarına asla izin vermemeliyiz."

Suyun insanlık hakkı olmadığına, enerjiden sonraki en önemli savaş sebebi olacağına ve ülkemizin yanlış su politikalarından bir an önce kurtulması gerektiğine inanmayan var mı?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
27 / 6 Çok bulutlu
Yarın: 21/14 Gökgürültülü sağanak yağış