• 29 Nisan 2016, Cuma

GELECEĞİMİZ

Cahillikle savaşma zamanı.

Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?

Kendi çocuklarımızın yaşayacağı dünyada, birlikte yaşayacakları diğer çocuklar için neler yapıyoruz?

Çocuğumuzu, güvenli, sevgi dolu, bilgili, özgür yetiştirmek onun gelecekte mutlu olmasına yetecek mi? Yoksa sürekli iletişim içinde olacakları, bugünün çocukları yarının yetişkinleri için yapmamız gereken sorumluluklar var mı?

Söylediklerim  ‘herkes kendinden sorumludur’ şeklinde anlaşılmasın.

Kaçmak ya da donup kalmak yerine cahillikle savaşmak zorundayız.

Dünyada güçlü devletler, daha güçsüz devletleri cahil bırakmak için körleştirme politikaları güdüyor. Bu politikalar devletleri kontrol etmek, kendilerini onlar üzerinden daha çok zenginleştirmek amacı taşıyor. Bunun için dini öğeleri, ırkçılığı körüklemeyi, beyinleri uyuşturma yollarını seçiyorlar. Silahların, bombaların nerelerden geldiğine baksak, iz süreriz.

İntikam, düşmanlık öylesine yüreklere işliyor ki, insanlar ‘var olmak ‘ gibi hayatta bulunmalarının birinci amacından vazgeçiyor. İnsanın kendine ve diğer insanlara yapmayacağı şeyleri düşünmeden gözü kapalı yapıyorlar. Bir canlı bombanın o hale nasıl sürüklendiğini hiç düşündünüz mü? Ya da bir öğretmenin kendisine emanet edilmiş küçücük çocuklara tacizde bulunmasının ne tür bir ruh hali ile yapılabileceğini?

Başkalarını suçlayarak çocuklarımızı koruyamayız. En derinde içte vicdanda yeşertmek gerek. Bilgimizi, sevgimizi, adaletimizi ayırım göstermeden mümkün olduğu kadar yaymak gerek. ‘Bana adil davranılmadı, oh olsun ona da’ demek yerine, kalbimize ‘bu ne kadar doğru, ne kadar adil?’ diye sormak lazım.

Neden tüm dünyada bunlar oluyor?

Refah içinde yaşayıp, oturduğu yerden şikâyet edip, hiçbir adım atmayan, sadece kendi çıkarlarını düşünen, hep diğerlerinden bekleyen sorumsuzlar yüzünden. Devletler de dahil olmak üzere her şeyin gürül gürül akacağını düşünenler, farklı kaynaklar bularak kendi nehirlerini daha daha bol, ihtişamlı akmasının peşinde olanlar: İşte o nehrin akışı gün gelir  korku ve güven kaybıyla tıkanıverir. Büyük küçük demeden devletler, kendini güven içinde zannedenler koyu bir dumanla kaplanıverir.

Masum çocukların eğitimi, korunması, gelişmesi için elinizi taşın altına koyuverin.

Anlamak, tanımak, hissetmek, öğretmek,  korumak, tek bir çocukla, bir aileyle bile başlayabilir. Yapanlar var, siz neden yapamayasınız?

Yaşam, dünya bir bütündür.  Devletler Afrika’daki açlıktan da sorumlu, insanlar 3-5 mahalle ilerisindeki çocukların gelişmesinden de. Tüm çocuklar masumdur, iyiyi hak eder.

Geleceğimizin aydınlıklarıdır onlar.

Hayata aynı pencereden bakmıyoruz. Bizden çok farklılar. Farklı da olmaları gerekiyor. Aksi takdirde onlardan nasıl umutlu olabileceğiz ki?

“Her insan babasından daha ileri, çocuğundan da geride olur” derler. Öncelikle bunu kabullenmeliyiz. 

Her türlü karamsar tabloya rağmen ben gençlerimizden umutluyum.

Evet, onlar bizden çok daha ileride. Onlar şehirde doğdular ve şehirli gibi yaşayacaklar. Bizden daha fazla tahsililer.

Onlardan bizim kadar feodal, bizim kadar gelenekçi olmalarını beklemek doğru değil. Ama bizden

daha akıllı oldukları çok net.

Gençlerimiz hayatları boyunca aranan insan olmak lıdır. Günün şartları neyi getiriyorsa o konularda uzmanlaşması ve farkındalık ortaya koymalarının gereğine inanıyorum.

Yarınlarımızın bu günlerden daha aydınlık olacağına inanıyorum. Ama biz büyüklere çok büyük görevler düşüyor. Çocuklarımız geleceğimiz.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
21 / 15 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/13 Çok bulutlu