• 31 Mart 2016, Perşembe

Dokunulamayanlar

Her seçim önceki milletvekillerinin kürsü dışındaki dokunulmazlıklarının kaldırılması vaatleriyle bir sonraki seçime kadar kandırılıp, tekrar sandık başına gitmekten ne zaman kurtulacağız?

 “Milletin vekiliyiz, asıl olan cumhur(halk), millet” diyenlerin bu anlamda bir arpa boyu yol aldıklarını ne zaman göreceğiz?

Millet olarak beklediğimiz, dokunulmazlıkların kaldırılmasıdır.

Bana kırmızı ışıkta geçerken nasıl ceza yazılıyorsa, benim vekilime yazılamaması ne anlama geliyor?

Karşılıksız çek düzenleyen, zimmetine para geçiren, sahtecilik yapan vekil meclisin onayı olmadan neden yargılanamaz?

Hep bir ağızdan, “Vekillerin kürsü hariç dokunulmazlıkları kaldırılsın” diye tempo tutmamıza rağmen bu dokunulmazlıklar neden kaldırılamıyor?

70 milyon kalksın diyor, 550 vekil kaldıramıyor.

Neden?

Ülkemizdeki yasama dokunulmazlığı kurumunun, dünyadaki genel eğilime uygun olarak, yeniden düzenlenmesi ve kapsamının daraltılması ihtiyacı ortada olmasına rağmen bu neden yapılamamakta?

 

Yasama dokunulmazlığı parlamenterlere görevlerini gereği gibi yerine getirebilmeleri için tanınan

ayrıcalıklar arasında yer alır. Yasama dokunulmazlığı; parlamenterlerin, parlamento çatısı altında

açıkladıkları düşünceler, söyledikleri sözler ve kullandıkları oylardan sorumlu olmamaları sonucunu

doğuran yasama sorumsuzluğundan farklı olarak, keyfi kovuşturma ve cezaları önleme amacına

yöneliktir. Parlamentoda çoğunluğa sahip olan iktidar grupları her zaman, siyasi nüfuzlarını

kullanarak veya siyasi tuzaklar kurarak, özellikle muhalefete mensup milletvekillerinin yasama

faaliyetine katılmasını engellemeye, bu milletvekillerini kontrol altında tutmaya ve giderek bunları

siyasi alanın dışına itmeye çalışabilirler. Anayasalar ve onları tamamlayan yasalar, parlamenterleri

dokunulmazlık zırhıyla donatarak bu ihtimali ortadan kaldırır. Böylece demokratik sistemin işlemesi

için vazgeçilmez bir unsur olan muhalefet işlevlerini gereği gibi yerine getirebilir. Bugün pek çok

çağdaş anayasa yasama dokunulmazlığı kurumuna yer vermiş ancak farklı anayasalar farklı

modeller benimsemiştir.

Kendi ülkemi diğer ülkelerle kıyaslamamıza gerek yok. Başkalarının ne yaptığı bizi ilgilendirmiyor.

Önemli olan bizim ne yaptığımız veya ne yapamadığımız değil mi?

Hollanda'da, 1884 yılından buyana milletvekillerinin, işledikleri suçların takibi ve cezalandırması açısından diğer vatandaşlardan hiçbir farkı olmaması ülkeme ne fayda sağlıyor?

Hangi suçların dokunulmazlık kapsamı dışında tutulacağının belirlenmesi bu kadar zor mudur, ülkemizde?

Milletvekili seçilmeye engel bir suçun kovuşturulma veya cezalandırılma nedeni sayılmaması bir çelişki değildir de nedir?

Milletin vekillerinin sanık sıfatıyla sorgulanması, üzerlerinin ve evlerinin aranması, telefonlarının dinlenmesi neden mümkün değildir?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
28 / 8 Açık
Yarın: 28/11 Parçalı bulutlu