• 1 Haziran 2013, Cumartesi

Yasaklar


Açıklık ve serbestlik üzerine çok söz söylenip yazılabilir. Söylenen ve yazılanlardan çok uygulamalara bakmak gerekir. Zira günümüz insanının söylemi ile eylemi tam bir uyum içerisinde olmayabiliyor; çoğunlukla. Hele bu siyaset söz konusu olduğunda ise çoğunlukla ifadesinin yerini genellikle ifadesini koymak gerek.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden bir yasa geçti. Bu yasaya göre; eğer Cumhurbaşkanı da onalar ve resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girerse, gece saat 22’den sonra alkollü içecekleri satışı yasak olacak. Satanların vay haline gibi bir durum ile karşı karşıyayız.

Dünya var olduğu ve insanlık tarihi yazılmaya başlandığı günden bu yana kim yasaklar ile çözüme ulaşabilmiş bilmiyorum. Yasaklar hiçbir biçimde sorunu çözmeye muktedir olamıyor; zira insanın yaradılışında yasaklara karşı durmak ve yasak olanı yapmak gibi bir durum vardı. Yoksa yasak meyveyi yer miydi..?

O yasak, bu yasak, yasaklar ülkesi olmaya doğru gidiyoruz. Sonra da çıkıyoruz; diyoruz ki, biz şeffaflıktan yanayız, demokrasiden yanayız, kimseye karışmıyoruz. Nasıl bir demokrasi, nasıl bir şeffaflık ve nasıl bir serbestlik bilemiyorum.

Tarih sürecinde hep yasaklar vardı ve bu gidişle de olmaya devam edecek. Ziya yasak koyucu zihniyet koyduğu yasak ile kendini tatmin ettiği sürece yasakların ardı arkası gelmeyecektir. Yasaklar yerine toplumun daha iyi bir eğitimden geçirilmesi yolu denenmiş olsa birçok sorun kendiliğinden çözülecektir. Hele eğitim sistemini belirlerken kendi kafamızdaki kriterlere göre değil de evrensel ve çağdaş bir yaklaşımı yaşama geçirebilirsek çağdaş ve kafası kıyak olmayan nesiller yetiştirmek daha kolay olacaktır.

Son olarak bir cümle daha söylemek isterim ki; toplumların yaşam kaliteleri arttığı sürece daha sağlıklı nesiller yetiştirme yolu da açılmış olacaktır.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 2 Güneşli
Yarın: 18/3 Az bulutlu