• 3 Aralık 2013, Salı

Ne oldum delisi

Siyasetçilerin söylemlerine bakıyorum da içim ürperiyor. Arkadaş nedir bu öfke ve nefret. Adeta dudaklarının arasında kin kusuyor gibiler. Siyaset illaki kavga ve gürültü ile mi yapılmalı. İllaki kin ve nefret dolu söylemler söylenerek mi siyaset yapılmalı?

Siyasetin üslubunu değiştirmek gerek. Bu üslup ile siyaset yapılmaz, yapılmamalı da. Ama gelin görün ki, bizim gibi az gelişmiş ülkelerde, hele bir de bir suyun başına geçti mi ne oldum delisi olanların yoğunluklu olduğu ülkelerde bu iş böyle oluyor maalesef.

Ne oldum delisi dedim de aklıma geldi.

Henüz gençlik yıllarımda sayılırdım. Yine o yıllarda da gazetecilik yapıyor ve boş zamanlarımda da bir fotoğrafçı ağabeyimin dükkânında fotoğrafçılık bilgimi arttırmaya çalışıyordum.

Söz konusu dükkânın sahibi ile ortak bir arkadaşımız vardı. Dükkânın önünden ne zaman geçse ‘Hayırlı işler Ahmet ağabey’ diye seslenirdi. Zaman zaman da dükkânda oturup sohbet edilir, çaylar içilirdi.

Gel zaman, git zaman bu arkadaşımız devlet memurluğuna girdi ve memur oldu. Ne oldu ise işte ondan sonra oldu zaten. Hane dedim ya ne oldum delisi, aynen öyle oldu. Sanki devlet memuru olunca büyümüştü. Dükkânın önünden geçerken ‘Hayırlı işler Ahmet ağabey’ diyen o kişi memur olduktan sonra yine dükkânın önünden geçerken selam veriyordu ama bir farkla. Bu kez büyümüştü. Ve şöyle sesleniyordu:

“Hayırlı işler Ahmet!’

Sanki o kendisinden en az on yaş büyük Ahmet küçülmüş, bizim devlet memuru olan zatı muhterem büyümüştü.

Günümüzde siyasetçilerin de yaptıkları bundan farklı görünmüyor. Siyasette bir yerlere geldiklerinde adeta dünya değiştiriyorlar. Ne oldumcuk oluyorlar. Sonuç nefret ve kin kokan söylemlerde bulunmayı da kendilerinde hak sayıyorlar.

Allah ‘Ne oldum delisi’ olanlardan korusun.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
17 / 2 Açık
Yarın: 18/5 Güneşli