• 4 Şubat 2017, Cumartesi

Bir canı kaybediyorduk

Bir insan düşünün, kendi üzerine benzin döküp kendisine ateşe verecek kadar kendini kaybetmiş olsun. Yine bir insan düşünün ki, ilk girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca, daha doğrusu çevredekiler tarafından kendisini yakması engellenince bu kez hap içerek intihar etmeye kalkışsın.

Nasıl bir insan bu noktaya gelebilir?

Bir insan kendi canını kıyacak kadar ne yaşamış olabilir?

Sorular soruları getiriyor. Ancak ortada bir gerçek var ki, zamanında müdahale edilmese, çevredekiler hareket edip kendini yakma girişimini engel olmasalar bugün bir can aramızdan ayrılmış olacaktı.

Peki niye?

Yukarıda da sorduğum gibi niye kendi canına kıymaya kalkmıştı?

Artık dayanacak noktası kalmamış olmalı. Kaybede kaybede kendi canından başka kaybedecek bir şeyi kalmadığı ve onu da çocuklarının geleceği için vermeyi düşünmesinden olsa gerek.

Elbette biz niye kendi kendini yakmaya kalkıştığını, niye hap içerek intihar etmek istediğini tam olarak bilemeyiz. Şurası bir gerçek ki, Jeotermal denilen doğal kaynağımız, yanlış kullanım ve çevreye verdiği zararlar nedeni ile bir can alıyordu. Nerede ise bir canımızı jeotermalin zararlarına daha fazla dayanamadığı için bir insan yaşamına son veriyordu.

Peki ne yapmak gerekiyor? Jeotermali kapitalizmin emrine fütursuzca kullanması için sunmaya devam mı edeceğiz? Yoksa gelişmiş, çağdaş toplumlarda olduğu gibi, zararlarını minimum düzeye düşürecek önlemleri yaşamamı geçireceğiz?

Elbette doğrusu, çevreye verdiği zararları minimum seviyeye indirerek ekonomiye katkı sağlamaya devam etmesi için gerekenleri yapmak. Ancak bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da duyarsız kalmak aslında Nasrettin Hoca gibi bindiği dalı kesmekten öte gitmeyecektir.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
18 / 9 Çok bulutlu
Yarın: 16/8 Sağanak yağışlı