• 4 Temmuz 2017, Salı

Yerli malı

Yerli malı adı üstünde yerli olan ürünler için geçerli bir ifade biçimidir. Cumhuriyet’i ilk yıllarında bir ilke olarak benimsenen yerli malı kullanma alışkanlığı geliştirilmeye çalışılıyordu. Bu amaçla da bir hafta ‘Yerli Malı’ haftası olarak kutlanmaya başlamıştı.

Bizim kuşak iyi bilir, her yıl yerli malı haftası kutlardık okullarda. Bu amaçla da öz be öz bizim olan, bizim yetiştirdiğimiz ürünleri götürürdük okula. Sonra da o ürünleri bütün okul hep birlikte tüketirdik.

Bir de bir sloganımız vardı bize belletilen.

“Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı”.

Hep öyle yapmaya çalıştık yaşam sürecimizde. Bellemiştik bir kere kendi malımızı kullanmamız. Yerli ürünler bizim ürünlerimizdi. O yüzdendir ki, hep yerli olanı aradık. Alış veriş yapacağımız MARKET’in de yerli olmasından yanaydık. Bugünlerde de aynı anlayış ile yaşamımızın kalan bölümünü tamamlamaya çalışıyoruz.

Anlaşılan o ki, bizim dünya denen tiyatro sahnesindeki rolümüz YERLİ MALI, YURDUN MALI anlayışı.  İstiyoruz ki, her şey yerli olsun. Aldığımız ürün yerli olsun, alışveriş yaptığımız yer yerli olsun. Bu istek ve arzumuz karşısında YERLİ sözcüğünü duyduğumuzda kendimizi kaybediyoruz. Tabi bunu gerçekten hak edenler olduğu gibi, bizim yerli malı tutkumuzu kendi çıkarları doğrultusunda kullananlar da olmuyor değil?

Yerli sözü ile kandırıldığımız doğrudur. Ancak bu noktada biraz bizim de suçumuz olduğunu kabul etmek gerek. Kendini veya ürününü yerli olduğunu öne sürenleri iyice araştırıp ürünün yerli olup olmadığını anlamadan, yerli olup olmadığına bakmadan salt yerli sözcüğünün peşine takılıp gittiğimiz için, biz de suçluyuz.

Yeniden başa dönecek ve yerli malı haftasına dönecek olursak, okul yıllarımızda yerli malı ile ilgili güzel sözlerden söz etmek gerek biraz da. Bizim okul yıllarında duvarları, sınıftaki tahtaları süsleyen yazılar şöyle idi:

“Ak akçe kara gün içindir.

Ayağını yorganına göre uzat.

Damlaya damlaya göl olur.

Har vurup, harman savurma.

İşten artmaz, dişten artar.

Bugünün işini yarına bırakma.

Güvenme varlığa, düşersin darlığa.

Sakla samanı, gelir zamanı.

Tutumlu olan kimse fakir olmaz.

Cennetin kapısını cömert açar.

Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti.

Ekmek olmayınca, yemek olmaz.

Gençlikte taş taşı, ihtiyarlıkta ye aşı.

Yerli malı Türk’ün malı, her Türk onu kullanmalı.”

Bu kadar söylemden sonra söylenecek tek cümle var. O da her yerli deneni kanmayın, zira her söylenen gerçek değildir…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 10 Sağanak yağışlı
Yarın: 13/5 Sağanak yağışlı