• 5 Mayıs 2017, Cuma

Kemalizm-2

Kemalizm’de laik ve üniter olsa devletin toplumla ilişkilerinde din ve etnik ögelere bakımından devletin tarafsız olması gerekliliğini ortaya koyar. Atatürk devletinde, diğer söylemi ile Kemalizm devleti şekillendirmeyi ve bu bağlamda devletin milletle ilişkisini düzenlemeyi savunmaktadır. Kemalizm’in millet anlayışında Türk kimliği milliyetçilik ilkesi doğrultusunda, tüm etnik grupları tarafsız olarak içine alır. Cumhuriyet'in devamlılığı için bu ilke, pragmatik bir doğrultuda, tarafsız bir biçimde ilerletilir.

Atatürk Devrimleri sürecinde izlenen yöntemler ve gerçekleştirilen eylemler; uygulamayla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuralları olarak ortaya çıktı. Bağımsızlık savaşının bir ulus-devlet halini almasına doğru yönelen bu kurallar Atatürkçü düşünce sistemini oluşturdu. Devrim sürecinde ve devrimin önderi tarafından ortaya konulan bu kurallar Atatürkçü ideolojinin değişmez ilkeleridir. İlkelere bir bütün olarak "Atatürkçülük" ya da "Kemalizm" adı verilmektedir. Bir başka tanımla Atatürkçülük, Türk Kurtuluş Savaşı’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda temel olan değişmez fikir ve ilkelerin tümüdür.

İdeoloji olarak Kemalizm

Kemalizm, birtakım ilkeleri ve politikası olan bir ideolojidir. Ulusal, laik ve modern bir siyasettir. Bazı kesimler tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin temel doktrini ve ideolojisi olarak kabul edilmektedir. Kemalizm; emperyalizme karşı milliyetçiliği, kapitalizme karşı halkçılığı ve devletçiliği, gericiliğe karşı laikliği, aşırı muhafazakârlığa karşı inkılapçılığı, oligarşiye karşı ise cumhuriyetçiliği savunan bir ideolojidir.

Sıklıkla, Kemalist ideolojinin bir fikir sistemini temsil etmekten çok ülkeyi tümüyle pragmatik bir yöntemle modernleştirmeye çalışan politik bir uygulama olduğu vurgulanır. Bununla birlikte, Kemalistlerin yaptığı devrime rehberlik eden belli fikirler var olduğu ve bunların esnek bir biçimde de olsa CHP ideologları tarafından sistemleştirildiği söylenir.

Kemalizm pek çok kişi ve grup tarafından sağ ve sola rakip "üçüncü bir yol" olarak tanımlanmaktadır. Ama Kemalizm, 1920'lerin kendine özgü yapılı Türkiye'sinin ihtiyaçlarından doğmuş, temelinde sınıf çatışmasından ziyade "Tam Bağımsızlık", "Ulusal Birlik" ve "Anti-Emperyalizm" olan bir ideolojidir. Lozan'da taviz verilmeyen tek konunun Tam Bağımsızlık olması, daha sonrasında Balkan ve Sadabat Paktı antlaşmalarına imza atılmasının yanında davet edilmesine rağmen Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e girmemesi de bu temelin sonuçlarındandır.

Bir diğer grup da Kemalizmi sol kanat ideolojisi olarak görmekte, onu üçüncü yol sayanları Kemalizmi siyaset dışına atmaya çalışmakla ve sadece bir düşünce sistemi olarak sınırlandırmakla eleştirmektedir. Bu gruplarda bu düşünceye sahip olan insanların sağcı olduklarını iddia edenler de bulunmaktadır. Genel olarak bu kesimin düşüncesine göre milliyetçilik sola engel değildir ve bu gruplarda, Cemal Abdül Nasır, Cevahirlal Nehru, Mirsaid Sultangaliyev, Lumumba gibi ulusal kurtuluş savaşı vermiş isimlerin kendilerini solcu olarak tanımlamalarından yola çıkılarak, esas milliyetçiliğin solda olduğu fikri egemendir.

Özellikle Türk milliyetçiliğini savunan kesimler için modern cumhuriyetin kurulmasındaki dil devrimi, tarih araştırmaları, milli kimlik bilinci ve ulus devlet yapısı gibi kazanımlar çok önemlidir. Milliyetçi kesimler için Kemalizm, Türk milliyetçiliğini esas alan bir düşünce sistemidir ve sol bir pozisyonda nitelendirilemez. Milliyetçi gruplar, Atatürk'ün ölümünden sonra Atatürk'ün yolundan gidilmediğini ve Türkçülük- Turancılık gibi görüşlerin baskı altına alındığını ifade eder.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
17 / 2 Açık
Yarın: 18/5 Güneşli