• 10 Nisan 2017, Pazartesi

Son düzlük

Bir yarışın daha sonuna geliniyor. Artık bugün son düzlüğe girilmiş durumda. Haftanın sonunda hangi tarafın ipi göğüslediğini göreceğiz. Her sandık başına gitme sürecinde şarkılı türkülü günler geçiriyoruz. Ancak bu arada hiç hoş olmayan ve birbirlerini ötekileştirmeye çalışan söylemlerle karşılaştığımız da oluyor. Bu kez de böyle durumlarla karşılaştık. Kimileri denize dökmekten söz etti, kimileri silah gösterip kendisi gibi düşünmeyenlerin sonunun ne olacağını ifade etmeye çalıştı. Bunlar demokratik toplumlarda olmaması gereken davranışlardı.

Önümüzde altı günlük bir süreç var. Bu süreçte toplumu germeden, kendisi gibi düşünmeyeni ötekileştirmeden, demokratik ve insani davranışlar içerisinde herkesin, her iki tarafın da düşüncelerini özgürce ifade edebildiği bir süreç olmasını diliyorum.

Şurası bir gerçek ki, bu halk oylamasında yine liderlerin birbirleri ile olan polemiklerini dinledik günlerce. Bu haftada da bunun böyle olacağı görünüyor. Oysa propaganda döneminde toplumun kendi tarafına çekilebilmesi için nedenler ve nasıllar ortaya konması gerekirdi. Liderlerin birbirleri ile olan kavgaları değil.

Bu halk oylamasında neden sandığa gidiyoruz?

Anayasada yapılacak değişiklikleri evet ya da hayır demek için. Bizi yönetenler iki ayrı gruba ayrılmış doğal olarak. Bir grup evet için mücadele ediyor, diğer grup hayır için. Meydanlarda ve televizyon kanallarında her iki taraf da birbiri ile uğraşmaktan neden evet dememiz gerektiği, ya da neden hayır dememiz gerektiği konusunda tek kelime etmiyorlar, böyle giderse de etmeyecekler. Oysa bu halk oylamasında liderler veya partiler oylanmayacak ve onlara oy verilmeyecek. Anayasa için oy verilecek ve iki seçenek var, ya evet, ya da hayır. Anayasada gerçekleştirilecek değişiklikler enine boyuna tartışılıp topluma geniş bilgiler sunulmuş olsaydı eğer toplum da daha bilinçli bir şekilde sandık başına gidip tercihini gerçekleştirseydi. Ama niye olmadı, yine liderlerin kavgaları ve onların performansları ön plana çıktı. İnşallah bir dahaki sefere demekten başka yapacak bir şey yok.

Son düzlüğe girildi. Hafta sonu sandık başına gideceğiz. Bu kez seçmenin tamamının sandık başına gitmesi gerekli. Zira bu bir seçim değil. Bu tamamen ülkenin yönetim biçimine yönelik bir değişiklik. Bu noktada oy kullanmamak denek kendi geleceğinize karar verememek demek olacaktır. Ne olursa olsun, mutlaka ama mutlaka sandığa gidip oyumuzu kullanmalıyız. Kendimiz için, geleceğimiz için, çocuklarımız için. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 0 Açık
Yarın: 17/2 Güneşli