• 11 Nisan 2016, Pazartesi

‘Omuzuma bir el dokundu’

Hangi yüz yılda yaşıyoruz?

Yaşadığımız olaylara baktıkça, haberleri dinleyip okudukça yaşadığımız yüzyılın 21. Yüzyıl olduğunu bir türlü anlayamıyorum. 21. Yüzyılda yaşadığımız gerçeğini unutuyor, kendimi sanki 16. Yüzyılda yaşıyormuş gibi hissediyorum.

Teknolojinin alabildiğine geliştiği, bilgiye ulaşmanın böylesine kolay olduğu günümüzde nasıl oluyor da insanlar okuyup üflemeye inanabiliyorlar? Nasıl oluyor da senin paranın okunup üflenmesi gerek sözlerine itibar edip onca parayı hiç tanımadıkları insanların avuçlarının içine sayabiliyorlar?

Omuzuna dokunan elin bir meleğin eli olduğuna inanıp, o elin sahibinin söylediklerine kayıtsız şartsız inanıp itibar ederek her istediğini yapabiliyorlar anlayamıyorum. Bu tür olguların 15 ve 16. Yüzyılda olabileceğini düşünürken 21. Yüzyılda da yaşanıyor olması bugün içinde bulunduğumuz yüzyılın 21. Yüzyıl olduğunu inanmakta o yüzden güçlük çekiyorum.

İnsanları okumaktan uzaklaştırdıkça bu tür olaylar giderek artıyor. İnsanlar okuyup öğrenmek yerine başkalarının sözlerine itibar edip onlara değer verdiği sürece bu tür hırsızlık ve dolandırıcılık olayları artıyor.

Haberlerde izliyorum. Kadın anlatıyor. Bir el omuzuma dokundu diyor. İçim ürperdi diyor. Sonra devamında ‘ne söylediyse yaptım’ diyor. Paralarımın haram olduğunu söyledi okunması gerektiğini söyledi diyor. Sonra gidip kaynanasından çocuğunun tedavisi için biriktirdiği parayı getirdiğini söylüyor. O melek olduğunu söyleyen elin sahibi paraları alıp yastıkların arasına koyarak bir bohça yaptığını ve kendisinin de sırtını dönmesi gerektiğini söylediğini anlatıyor. Sorgusuz sualsiz o insana sırtını döndüğünü belirtiyor.

Bunlar yetmiyor, yastıkların arasındaki parayı kaşla göz arasında iç eden el, dışarı çıkmak için yine okumayı, duayı öne sürüp kendisini bahçeye çıkardığını anlatıyor genç kadın.

Eve geri döndüğünde acı gerçekle karşılaştığını, paranın yastıkların arasında olmadığını gördüğünü ve dışarı çıktığında ise o insanın ortadan kaybolduğunu söylüyor.

21. yüzyılda hala bu tür safsatalara inanıyor olmak içimi acıtıyor. Bu yüzyılda olmamalı böyle şeyler diyorum, ama gerçek bu. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
17 / 2 Açık
Yarın: 18/5 Güneşli