• 12 Ocak 2017, Perşembe

Kırtasiyecilik

Bürokrasi. İnsanları çileden çıkaran, git gel, o eksik bu eksik zaman törpüsü gibi bir çile aracı.

Her bir görevli değişikliğinde yeniden, yeniden yaşanan sıkıntılar. Her görevlinin kendine göre yorumladığı, kendine göre işlettiği bürokrasi.

Bürokrasi ne denek diye baktığımızda karşımıza üç maddelik bir tanım çıkıyor.

1. Devlet işlerinin yürütülmesi için yapılan işlemlerin tümü.

2. Devlet görevlileri topluluğu.

3. Devletle ilgili işlemlerin yürütülmesinde gereksiz kural ve işlemler, kırtasiyecilik.

Evet üçüncü maddenin son kelimesi bürokrasinin tam karşılığını veriyor bence.

KIRTASİYECİLİK…

Bunu seven birçok devlet memuru var. Birçoğu da elindeki yasa ve yönetmeliği uygulamaktan biçare bürokrasiye yani kırtasiyeciliğe sarılıyor.  Vatandaş da bu tür bürokratların elinde oyuncak olmaya devam ediyor.

Bu en küçük devlet kapısındaki işinizden tutun da özel sektöre bile sirayet etmiş durumda ve sizden evrak üstüne evrak istenir hale gelmiş. Nerede ise tek istemedikleri belge doğum belgesi kalmış durumda. Ellerinden gelse, onun kendilerini kurtarabileceğini inansa bu bürokratlar onu da, yani doğum belgesini de, isteyecekler.

Hadi onca kırtasiyeciliğe katlandınız, tüm herşeyi tamam ettiniz, beki size hizmet anında sunuluyor mu? Tabiki hayır. Yine o kırtasiyecilik çarkı içerisinde evraklarınız oradan oraya dolanacak ve gönülleri olacak sonra vatandaşa hizmet sunulacak.

Hani bir söz var; “Hiçbir şeyden çekmedi ayağındaki nasırından çektiği kadar” diye, Türk vatandaşının da en büyük çile kapısı kırtasiyecilik. Hiçbir şeyden çekmiyor bu vatandaş kırtasiyecilikten çektiği kadar…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
17 / 2 Açık
Yarın: 18/5 Güneşli