• 14 Haziran 2013, Cuma

Bal hikâyeleri (1)


Bizde biz deyiş vardır; ‘dediğimi yap, yaptığımı yapma’ diye. Bu günlerde bu deyiş ve benzer deyişler sürekli aklıma takılıyor. Bir diğer özdeyiş de ‘özü sözü bir olmak’. Bunlar arasında bir başka nokta da sözünün dinlenmesi için yaptığının önemi noktasında.

Hemen hepimiz duymuşuzdur ‘Bal Hikâyesi’ni. Hani bir zamanlar Levent Kırca’nın ‘Olacak o kadar’ televizyonunun giriş müziğinde ifade edildiği gibi; ‘Tam yerine rast geldi’ o nedenle İmam-ı Azam’ın bal hikâyesini sizlerle paylaşıyorum.

“Adamın birisi İmam-ı Azam'a gelmiş ve demiş ki:

-Benim oğlan çok bal yiyor. Başka da bir şey yemiyor. Buna da paramızın yetmesi mümkün değil. Siz sevilen sayılan birisiniz. Ona söyleyin de bal yemesin.

İmam-ı Azam biraz düşünür ve:

-Şimdi gidin. 40 gün sonra gelin, der onlara.

Aradan 40 gün geçer.

Adam gelince İmam-ı Azam çocuğa dönüp sadece:

-Oğlum, bal yeme! der.

Çocuğun babası bu duruma sinirlenir ve kızarak şöyle der:

-Sadece 3 kelimelik bir cümle demek için mi bizi 40 gün beklettin? Bunu o zaman da söyleyebilirdin!

İmam-ı Azam sakinliğini bozmaz. İbret alınması gereken cevabı verir:

-Ben de bal yemeyi çok severim. O günden beri 40 gün boyunca hiç bal yemedim. Demek ki bal yememe işi yapılabiliyormuş. Ben bunu kendi nefsimde başardım. Demek ki çocuk da başarabilir diye düşünerek, ona bir cümlelik bu nasihatı verme hakkını kendimde gördüm.”

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 10 Çok bulutlu
Yarın: 13/5 Sağanak yağışlı