• 17 Temmuz 2017, Pazartesi

Ötekileştirme kolaycılığı

Öteki, bizim dışımızda kalan, bizden olmayan, bizim gibi düşünmeyen, bir düşüncenin karşı düşüncesi gibi tanımlanabilecek bir sözcüktür. Bakıldığında masum bir sözcük olarak görünen öteki, insanların birbirlerine karşı kullanmaya başladıklarında ne denli tehlikeli ve ayrıştırıcı bir kavram olduğunu görebiliriz.

Son yıllarda medyada ve sosyal medyada sürekli pohpohlanan öteki işte böylesi bir olgu yaratıyor. Bizim gibi düşünmeyenin ötekileştirilmesi, ayrıştırılması noktasına getiriyor ki, bu da toplumda zıtlaşmayı ve giderek toplumun karşıt düşüncelere düşman tavırlar takınmasına neden olabiliyor.

Bir kaynakta öteki ve ötekileştirme ile ilgili olarak şöyle deniliyor:

“Farklı olanın düşman olduğunu ve kötü olduğunu savunmaktır. Bu sığ bir yöntemdir ve bu sığ yöntem kişi tarafından kendisini ve/veya holiganı olduğu görüşü parlatıp cilalayabilmek, yüceltebilmek, savaşabileceği bir düşman yaratabilmek amacıyla kullanılır. Ötekileştiren kişiye göre daima iyi/kötü vardır ve kendisi her daim iyi olan taraftır. Bu yöntem fikirlerin özümsenmediği ortamlarda da oldukça taraftar toplar. Ötekileştirmek toplum içinde kapanması zor, derin yaralar bırakan tahrip gücü yüksek bir bombadır. Sırf bu yüzden kapitalizmin-küresel sermayenin önünde büyük bir sorun teşkil eden ulus devletlerin zayıflatabilmesi amacıyla çeşitli provokatif eylemler aracılığıyla bu kavram kullanılır, toplumdaki kesimler birbirine düşürülür, ulus devlet yapısı zedelenir, tahrip edilir.”

Bu ötekileştirmenin öyle uçuk kaçık noktalara ulaştığını görebilirsiniz. Örneğin; "millet" diyenin faşistlikle suçlanabilir, inancını yaşamaya çalışanlar örümcek kafalılıkla yaftalanabilir. Yine solcu olduğunu söyleyenin terörist muamelesi görebilir, toplum alevi-Sünni, sağcı-solcu, Türk-Kürt ayrımları yapılabilir; ki bu da toplumu gruplara ayırma ve ayrıştırma bunun sonucu da birbirini düşman gözü ile bakılmasına neden olur. Bu ayrıştırmanın, ötekileştirmenin uç boyutları artık toplumun barış içerisinde yaşamasının düşünülemediği durumlar yaratabilir.

Toplumdaki kesimler ötekileştirme kolaycılığına kaçtığı, savunulan fikirler içselleştirilmediği sürece ülkenin başını kaldırması mümkün olmaz.

Her zaman söylediğimiz gibi, toplum tüm renkleri ile birlikte ötekileştirilmeden, ayrıştırılmadan yaşamaya başladığı zaman ülke daha refah ve daha huzurlu, yaşanabilir bir ülke olacaktır.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 10 Çok bulutlu
Yarın: 13/5 Sağanak yağışlı