• 17 Ağustos 2017, Perşembe

17 Ağustos’un yıldönümünde

Her yıl bu günlerde aynı sözleri söylüyor, aynı cümleleri kuruyoruz.

‘Unutmadık’ ‘Unutmayacağız’, ‘Unutturmayacağız’

Niye söylüyoruz bugünlerde bu sözü?

Hem de her yıl bugünlerde aynı sözleri söylüyoruz? Neden söylüyoruz?

Unutmayacağımız, unutturmayacağımız, unutmadığımız nedir?

Elbette 17 Ağustos 1999 depreminden söz ediyorum. Yıllardır aynı sözleri söyleyip duruyoruz. On sekiz yıl geride kaldı, söylemlerimiz değişmedi. Örneğin on sekiz yıl sonra ‘unutmadık’, ‘unutmayacağız’, ‘unutturmayacağız’ sözlerinin yerine ‘17 Ağustos’tan dersleri çıkardık ve bir daha aynı felaketi yaşamayacağız’ cümlesini hala kuramıyoruz.

Kuramıyoruz, zira 17 Ağustos’tan gerekli dersleri çıkarabildiğimiz söylenemez. İlk başka yeni yönetmelikler çıkarıldı ama bir türlü taban suyu yüksek olan alanlarda yapılaşmanın önüne geçemedik. Hatta bu alanlarda üç katı geçmemek yerine çok katlı yapılar yapmaya devam ediyoruz. Taban suyu yüksek yerlerde üç metrelik temeller ile sekiz on katlı binalar yapmaya devam ediyoruz.

Deprem uzmanlar hala 17 Ağustos’un hemen sonrasında söylediklerini söylemeye devam ediyoruz. ‘Deprem öldürmez, binalar öldürür’ diyorlar ama biz binalarımızı depreme dayanıklı yapmamaya alışamadık. Üç kuruş daha nasıl fazla kazanırız peşinde koşmaktan kendimizi alamadık.

17 Ağustos’u unutmamak, unutturmamak değil önemli olan. Önemli olan 17 Ağustos depreminin yarattığı yıkıntının bir daha yaşanmamasını sağlamak. Eğer biz depremin değil, binaların öldürdüğü gerçeğini kavrayıp buna göre binalarımızı yapmaz, depreme dayanıksız yapılarımızı biran önce depreme dayanıklı yapılarla yer değiştirmediğimiz sürece 17 Ağustos hep anımsanacak ve hep deprem denildiğinde insanların yürüklerine korku kaplayacaktır. En küçük sarsıntıda bile insanlar günlerce evlerine girmekten korkmaya devam edeceklerdir. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
17 / 2 Açık
Yarın: 18/5 Güneşli